Узнайте, как использовать trafik в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Trafik kurallarına uymalıyız.
Translate from турецкий to английский
Trafik kurallarına riayet etmelisin.
Translate from турецкий to английский
Trafik kazalarına karşı önlem almamız gerek.
Translate from турецкий to английский
Bir trafik sıkışıklığı yakalanmazsak, sanırım zamanında orada olacağız.
Translate from турецкий to английский
Trafik sıkışıklığına yakalanmazsak, sanırım onu zamanında yapacağız.
Translate from турецкий to английский
Ben, bir trafik sıkışıklığı nedeniyle toplantıya geç kaldım.
Translate from турецкий to английский
Trafik sıkışıklığı toplantıya geç kalmama neden oldu.
Translate from турецкий to английский
O çocuk, trafik kazasında hayatını kaybetmemiş olsaydı, şimdi bir üniversite öğrencisi olacaktı.
Translate from турецкий to английский
Dün evin önünde bir trafik kazası vardı.
Translate from турецкий to английский
Trafik kazası treni yakalamamı engelledi.
Translate from турецкий to английский
Kaza trafik karışıklığına neden oldu.
Translate from турецкий to английский
Çok trafik yoktu.
Translate from турецкий to английский
Trafik olduğundan dolayı toplantıya geç kaldım.
Translate from турецкий to английский
O caddede çok trafik var.
Translate from турецкий to английский
Biraz daha erken çıksalar, trafik sıkışıklığını atlatırlar.
Translate from турецкий to английский
Kırmızı trafik ışığı "dur" gösterir.
Translate from турецкий to английский
Tom bir trafik kazasında öldü.
Translate from турецкий to английский
Eğer araba sayısı artarsa, trafik de artar.
Translate from турецкий to английский
Yol taşıdığı trafik miktarı için yetersizdir.
Translate from турецкий to английский
Trafik sıkışıklığı nedeniyle otobüs geç kalmıştı.
Translate from турецкий to английский
Trafik sıkışıklığını nasıl aşacağımızı biliyoruz.
Translate from турецкий to английский
Tom bir trafik kanunu ihlal ettiği için bir trafik cezası aldı.
Translate from турецкий to английский
Trafik kurallarına uymak çok önemlidir.
Translate from турецкий to английский
Bir araba kazası vardı ve trafik bir inç kımıldamadı.
Translate from турецкий to английский
Ana karayolu üzerinde trafik kazası oldu.
Translate from турецкий to английский
Trafik kazası, genç adamı görme yeteneğinden mahrum etti.
Translate from турецкий to английский
Trafik kazalarında ölen insan sayısı şaşırtıcıdır.
Translate from турецкий to английский
Ben bir trafik kazasında bacağımı kırdım.
Translate from турецкий to английский
Bir trafik kazası onu sol elini kullanmaktan mahrum etti.
Translate from турецкий to английский
Trafik kazalarından bahsedecek olursak, geçen yıl bir tane gördüm.
Translate from турецкий to английский
Ben bir trafik kazasına karıştım.
Translate from турецкий to английский
Onun zamanında buraya gelmesinin ertelenmesi bir trafik kazası yüzündendir.
Translate from турецкий to английский
Bir trafik kazası, bize bir sürü soruna neden oldu.
Translate from турецкий to английский
Trafik kazası nedeniyle toplantıyı ertelemek zorunda kaldık.
Translate from турецкий to английский
Trafik kazaları olmadan bir gün geçmez.
Translate from турецкий to английский
Bir trafik kazasının sonucu olarak birçok kişi öldürüldü.
Translate from турецкий to английский
Trafik kazalarının sayısı artmaktadır.
Translate from турецкий to английский
Trafik kazasının nedeni polis tarafından rapor edildi.
Translate from турецкий to английский
Trafik kazalarının sayısı giderek artmaktadır.
Translate from турецкий to английский
Trafik kazalarının sayısında artış var gibi görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Biz trafik kazalarını önlemek için gerekli önlemleri almamız gerekir.
Translate from турецкий to английский
Orada bir trafik kazası oldu.
Translate from турецкий to английский
Trafik kazalarının yağışlı günlerde meydana gelmesi olasıdır.
Trafik kazaları her geçen yıl artıyor.
Trafik sıkışıklığı bir saat sürdü.
Trafik çok yoğundu. Arabalar tampon tampona dizilmişti.
Ben bir trafik sıkışıklığına yakalandım.
Biz yoğun trafik tarafından geciktirildik.
Tom bir trafik kazasından dolayı düğününü erteledi.
Tom bir trafik kazasında fena halde yaralandı.
Tom Boston'da bir trafik kazasına karıştıktan sonra sarhoşken araba sürmekten suçlandı.
Tom'un oğlu geçen kış bir trafik kazasında öldürüldü.
Tom üniversiteden mezun olduktan sonra 10 saat içinde bir trafik kazasında hayatını kaybetti.
Tom bir trafik kazasında yaralandı.
Hayatını bir trafik kazasında kaybetti.
Tom saatlerce bir trafik sıkışıklığında sıkıştı.
Tom, bir trafik kazasında hayatını kaybetti.
Tom, bir trafik kazasında yaralandı.
Tom bir trafik sıkışıklığında geciktirildi.
Tom bir trafik sıkışıklığında saplanıp kaldı.
Tom bir trafik sıkışıklığında yakalandı.
Tom Mary'ye beş yaşındayken karıştığı trafik kazası hakkında soru sordu.
Polis Tom'a dikkatsiz sürüşü için trafik cezası kesti.
Dick, bir trafik kazası geçirdi.
Jimmy bir trafik kazasında yaralandı.
Ben bir trafik cezası aldım.
Bir trafik kazasında ayağım kırıldı.
Trafik burada çok yoğundur.
O bir trafik kazası geçirdi.
Çok fazla trafik var mıydı?
Trafik kurallarına uymayan sürücüyü polis cezalandırdı.
Bir trafik sıkışıklığı tarafından geciktirildim.
Trafik ışığı yeşil yandı.
Trafik kazaları her gün olur.
Bu caddede trafik yoğundur.
Trafik ışıklarının hepsi kırmızıydı.
O, trafik kazasında öldü.
Trafik kazası nasıl oldu?
Trafik kazalarında birçok insan ölür.
Dick bir trafik kazasına karıştı.
Trafik bir heyelan tarafından engellendi.
O, trafik kazasında yaralandı.
Karayolu üzerinde bir trafik sıkışıklığı var.
Biz bir trafik kazasına karıştık.
Trafik buralarda yoğundur.
Trafik kazaları her yıl çoğalıyor.
Trafik ışığı kırmızıya döndü.
Trafik ışıkları her zaman çalışır.
Tüm trafik yasalarına uymalısınız.
Trafik arap saçına dönmüştü.
Kaza trafik sıkışıklığına neden oldu.
Şehir merkezinde trafik sıkışıklığı var.
Bu yolda yoğun bir trafik var.
Bütün büyük şehirlerin trafik sorunu var.
Bir trafik kazasında yaralandı.
Amcam trafik kazasına karıştı.
Dayım trafik kazasına karıştı.
Bir trafik kazasına karıştı.
Trafik kazasında yaralandım.
Trafik çok yoğun değilse zamanında gidebilmemiz lâzım.