Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "vakit"

Узнайте, как использовать vakit в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Facebook'taki arkadaşlarının resimlerine bakmak vakit kaybıdır.
Translate from турецкий to английский

Dün akşam iyi bir vakit geçirdim.
Translate from турецкий to английский

Yeterince vakit var.
Translate from турецкий to английский

Yarın bu vakit nerede olacaksın?
Translate from турецкий to английский

Tom ve Mary birlikte iyi vakit geçirdiler.
Translate from турецкий to английский

Tom ve Mary iyi vakit geçiriyor.
Translate from турецкий to английский

Biz vakit öldürmek için parkta gezdik.
Translate from турецкий to английский

Vakit erken.
Translate from турецкий to английский

Vakit gece yarısı.
Translate from турецкий to английский

Tom'la biraz vakit geçirmeniz incitemez.
Translate from турецкий to английский

John iyi vakit geçiriyor.
Translate from турецкий to английский

Ben iyi vakit geçirdim.
Translate from турецкий to английский

Kalkmak için vakit çok erken.
Translate from турецкий to английский

Biz iyi vakit geçiriyoruz.
Translate from турецкий to английский

Benim için, vakit nakit değildir.
Translate from турецкий to английский

Biz gerçekten çok iyi vakit geçirdik.
Translate from турецкий to английский

İyi vakit geçiriyor musunuz?
Translate from турецкий to английский

Hepimiz iyi vakit geçirdik.
Translate from турецкий to английский

Dün iyi vakit geçirdim.
Translate from турецкий to английский

Vakit geçirmek için kart oynadık.
Translate from турецкий to английский

Kalkmak için vakit hâlâ çok erken.
Translate from турецкий to английский

Partide iyi vakit geçirdim.
Translate from турецкий to английский

Yolculuk boyunca iyi vakit geçirdim.
Translate from турецкий to английский

Yağmur yağmasına rağmen, herkes iyi vakit geçirdi.
Translate from турецкий to английский

O, başka biriyle vakit geçiriyor olmayı tercih eder.
Translate from турецкий to английский

Yolculuğu hakkında onunla konuşarak iyi vakit geçirdi.
Translate from турецкий to английский

Pekala, maalesef gitmeliyim. Güzel vakit geçirdim.
Translate from турецкий to английский

Mutlu olmak için, sevdiğin biriyle vakit harcamalısın.
Translate from турецкий to английский

Vakit nakittir.
Translate from турецкий to английский

Dün gece güzel vakit geçirdik.
Translate from турецкий to английский

Dün gece hoş vakit geçirdik.
Translate from турецкий to английский

Kart oynayarak iyi vakit geçirdik.
Translate from турецкий to английский

Zannetme ki seni unuttum; aklımdasın ama yazmaya vakit bulamıyorum.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary ile vakit geçirmeyi seviyor.
Translate from турецкий to английский

Açıklamaya vakit yok.
Translate from турецкий to английский

Ne kadar boş vakit bulursa o kadar mutlu olur.
Translate from турецкий to английский

Vakit çok geç oldu; artık gitsem iyi olur.
Translate from турецкий to английский

Onlar gerçekten iyi vakit geçiriyorlar.
Translate from турецкий to английский

Kart oynayarak vakit geçirdiler.
Translate from турецкий to английский

Karuizawa'da çok iyi vakit geçirdim.
Translate from турецкий to английский

Okuma için her zaman vakit bulabiliriz.
Translate from турецкий to английский

Vakit geçirmeden mektuba cevap verdi.
Translate from турецкий to английский

TV izlemeyi bir vakit kaybı olarak düşünüyorum.
Translate from турецкий to английский

Geçen Pazar iyi vakit geçirmedim.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary ile konuşarak iyi vakit geçirdi.
Translate from турецкий to английский

Akşam yemeğinde çok iyi vakit geçirdik.
Translate from турецкий to английский

Bu öğleden sonra iyi vakit geçirdin mi?
Translate from турецкий to английский

Babam vakit nakittir derdi.
Translate from турецкий to английский

Ata sözünde belirtildiği gibi, vakit nakittir.
Translate from турецкий to английский

Vakit çok geç.
Translate from турецкий to английский

TV izlemeye çok fazla vakit harcıyorsun.
Translate from турецкий to английский

Vakit geldi.
Translate from турецкий to английский

Vakit azalıyor.

Tom'un vakit kazanması gerekiyor.

Benimle vakit geçiren herkes mutlu olurdu.

Vakit gece yarısını geçmiş.

Vakit daha erken şu an sizinle gelmem uygun olmaz.

Ben çoğu zaman seninle çok güzel vakit geçirirdim.

Hepinizle birlikte iyi vakit geçirdiğimi asla unutmayacağım.

Onunla vakit geçirmeyi seviyorum.

İyi vakit geçireceğinizi biliyordum.

Seninle vakit geçirmeyi seviyorum.

Bu gece gerçekten iyi vakit geçirdim.

Tom diğer çocuklardan bir grup ile vakit geçiriyordu, onların çoğu ondan biraz daha yaşlıydı.

Tom iyi vakit geçiriyor gibi görünüyordu.

Bu gerçekten biraz vakit alacak.

Arkadaşlarımla vakit geçirmek bana iyi geliyor.

Arkadaşlarımla vakit geçirmekten hoşlanıyorum.

Arkadaşlarımla vakit geçirmek beni iyi hissettiriyor.

Şimdiye kadar hoşça vakit geçirdim.

Tom Mary ile vakit geçirmek istiyor.

Mary ile vakit geçirmeyi seviyorum.

"Yazmanı istediğim raporu tamamladın mı?" "Hayır. Vakit yoktu."

Tom gerçekten iyi vakit geçiriyor.

Vakit kaybetmeyeceğim.

Oğluyla vakit geçirmek istiyor.

Siz iyi vakit geçiriyor gibi görünüyorsunuz.

Tom ve Mary gerçekten iyi vakit geçiriyorlar.

Tom'la biraz daha vakit geçirmeye çalışıyorum.

Tom ve Mary satranç oynayarak vakit öldürdüler.

Facebook'ta en son ne zaman vakit geçirdin?

Bu bize biraz vakit kazandıracak.

Jerry'nin her söylediğinin doğru olduğu vakit doğruları konuşabiliriz, ne dersiniz?

Tom'la konuşarak vakit harcamak istemiyorum.

Önemsiz şeylerle vakit harcama.

Ben sadece vakit bulamıyorum.

Kısacası toplantı vakit kaybıydı.

İnsan her zaman vakit bulabilir.

Bu sadece vakit kaybı.

Neyse, pek vakit kalmadı.

Seninle daha çok vakit geçirmek istiyorum.

Eminim iyi vakit geçireceğiz.

Tom, sporun vakit kaybı olduğunu düşünür.

Tom çocukları ile vakit geçirmek istiyor.

Bugün gerçekten iyi vakit geçirdim.

Birlikte iyi vakit geçirdiniz mi?

Vakit olmadığı için hemen sadede geleceğim.

Tom ile daha fazla vakit geçirmek istiyorum.

Tom Boston'da hoşça vakit geçirdi mi?

Boston'da çok vakit geçirdin mi?

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский