Узнайте, как использовать vazgeçmek в предложении на турецкий. Более 82 тщательно отобранных примеров.
Sigara içme alışkanlığından vazgeçmek zor.
Translate from турецкий to английский
Tom asla vazgeçmek istemedi fakat seçeneği yoktu.
Translate from турецкий to английский
Ben vazgeçmek istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom plandan vazgeçmek istemiyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom'un canı vazgeçmek istedi.
Translate from турецкий to английский
Planımdan vazgeçmek zorunda kaldım.
Translate from турецкий to английский
Biz planımızdan vazgeçmek zorundaydık.
Translate from турецкий to английский
Vazgeçmek cevap değildir.
Translate from турецкий to английский
Ivır zıvır yiyecek yemekten vazgeçmek için irade gücüne sahip olmadığım için kendimden nefret ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Plandan vazgeçmek zorunda kaldım.
Translate from турецкий to английский
Canı plandan vazgeçmek istedi.
Translate from турецкий to английский
Plandan vazgeçmek zorunda kaldı.
Translate from турецкий to английский
Planımızdan vazgeçmek zorunda kaldık.
Translate from турецкий to английский
Kazasından sonra hayalinden vazgeçmek zorunda kaldı.
Translate from турецкий to английский
Hayalinden vazgeçmek zorunda kaldı.
Translate from турецкий to английский
Hayalinden vazgeçmek zorundaydı.
Translate from турецкий to английский
Tom vazgeçmek istemiyor.
Translate from турецкий to английский
Tom hayalinden vazgeçmek zorunda kaldı.
Translate from турецкий to английский
Vazgeçmek istiyor musun?
Translate from турецкий to английский
Henüz vazgeçmek için hazır değilim.
Translate from турецкий to английский
Er ya da geç, Bunu yapmaktan vazgeçmek zorunda kalacağım.
Translate from турецкий to английский
Bunu yapmaktan vazgeçmek zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Endişelenmekten vazgeçmek zorundasın.
Translate from турецкий to английский
Endişelenmekten vazgeçmek zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Sağlığını korumak için sigara içmekten vazgeçmek zorunda kaldı.
Translate from турецкий to английский
Onu yapmaktan vazgeçmek zorunda kalacaksın.
Translate from турецкий to английский
Tom vazgeçmek istemedi.
Translate from турецкий to английский
Başkaları ile hoşnutsuzluk içinde yaşamaktansa dünya malından vazgeçmek daha iyi.
Translate from турецкий to английский
Bir şeyi seçmek bir şeyden vazgeçmek anlamına gelir.
Translate from турецкий to английский
Vazgeçmek için hazır değilim.
Translate from турецкий to английский
Vazgeçmek niyetinde değiliz.
Translate from турецкий to английский
Bazı şeylerden vazgeçmek zorundasın.
Translate from турецкий to английский
Tom çok soğuk olduğu için sabah yüzmesinden vazgeçmek zorunda kaldı.
Translate from турецкий to английский
Tom şimdi vazgeçmek üzere değil.
Translate from турецкий to английский
Şimdi vazgeçmek istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Vazgeçmek ister misin?
Translate from турецкий to английский
Vazgeçmek ister misiniz?
Translate from турецкий to английский
Vazgeçmek istiyor musunuz?
Translate from турецкий to английский
Vazgeçmek istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Planımdan vazgeçmek zorundaydım.
Translate from турецкий to английский
Hemen vazgeçmek istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Planlarımdan vazgeçmek zorunda kaldım.
Translate from турецкий to английский
O vazgeçmek için zorlandı.
Translate from турецкий to английский
Kız bir şarkıcı olma fikrinden vazgeçmek zorunda kaldı.
Translate from турецкий to английский
Tom bir astronot olma hayalinden vazgeçmek istemiyor.
Translate from турецкий to английский
Onlar eski yaşam tarzlarından vazgeçmek istemiyordu.
Translate from турецкий to английский
Biz vazgeçmek üzere değiliz.
Translate from турецкий to английский
Ben vazgeçmek istiyordum.
Translate from турецкий to английский
Deniz azdı, bu yüzden balık tutmaktan vazgeçmek zorunda kaldık.
Tom bir şeyden vazgeçmek zorunda olmayabilir.
Vazgeçmek yok.
Vazgeçmek istiyorum.
Çok denedim ama vazgeçmek zorunda kaldım.
Ben her şeyden vazgeçmek istedim.
İçmekten vazgeçmek kolay bir iş değildir.
Eğer yağmur başlarsa biz bisiklete binmekten vazgeçmek zorunda kalacağız.
Ben ondan vazgeçmek istemedim.
Bir yıl boyunca içmekten vazgeçmek sağlıklıdır.
Tom henüz vazgeçmek için hazır değil.
Tom vazgeçmek için hazır olmadığını söylüyor.
Yapabildiğim her şeyi yaptım ama vazgeçmek zorunda kaldım.
Fazla vazgeçmek istemiyorum.
Sadece vazgeçmek istemedim.
Bırakmak vazgeçmek ile aynı şey değildir.
Yapması kolay şey vazgeçmek olurdu.
Kolay olan şey vazgeçmek olurdu.
Ben vazgeçmek üzereyim.
Vazgeçmek üzere değildim.
Şimdi vazgeçmek üzere değilim.
Canım vazgeçmek istedi.
Vazgeçmek bir seçenek değildir.
Benim tavsiyem bunu yapmaktan vazgeçmek olurdu.
Bunu yapmaktan vazgeçmek iyi bir fikir olabilir.
Ne Tom ne de Mary bunu yapmaktan vazgeçmek zorunda.
Sami servetinden vazgeçmek istemedi.
Vazgeçmek hiç aklımdan geçmedi.
Vazgeçmek elindeyse âşık değilsin demektir.
Bazı alışkanlıklardan vazgeçmek güçtür.
Planımızdan vazgeçmek zorundaydık.
Bir noktadan sonra vazgeçmek olanaksızdır. Erişilmesi gereken nokta da orasıdır.
Seçmek zor değildir ama vazgeçmek zordur. Her seçiş bir vazgeçiştir. Hayat seni istediğin için nelerden vazgeçebileceğinle sınar.
Kolay yoldan para kazanma hayalleriyle tutuşup ellerindeki azıcık parayı kriptoya bayan kimseler bu hayallerinden hüsranla vazgeçmek zorunda kalıyorlar.