Узнайте, как использовать verilen в предложении на турецкий. Более 65 тщательно отобранных примеров.
Yukarıda verilen örneğe bak.
Translate from турецкий to английский
Bir tehdit altında verilen bir söz değersizdir.
Translate from турецкий to английский
Her zaman söz verilen zamanda gel.
Translate from турецкий to английский
Tom birisi ya da bir şey tarafından gözdağı verilen insan türü değildir.
Translate from турецкий to английский
O, onun hikayesinde verilen mesajı alamadı.
Translate from турецкий to английский
Verilen bir söz ödenmemiş bir borçtur.
Translate from турецкий to английский
O, verilen mesajı aldı.
Translate from турецкий to английский
Verilen zamanda bitirmeliyim.
Translate from турецкий to английский
Verilen sözler tutulmayacak mı?
Translate from турецкий to английский
Bu soruya verilen bütün cevaplar yanlıştı.
Translate from турецкий to английский
Bize verilen sözler tutulmadı onu ne yapacağız?
Translate from турецкий to английский
Nadir verilen bir adı var.
Translate from турецкий to английский
Üniversiteye girmek ve mezun olmak için verilen onca mücadelenin ödülü, maalesef işsizlik!
Translate from турецкий to английский
Aşağıda verilen boşluğa seri numarasını kaydet.
Translate from турецкий to английский
Tom ona verilen suyu içti.
Translate from турецкий to английский
Bana verilen broşürü okudum.
Translate from турецкий to английский
Yol kalabalık bu yüzden muhtemelen söz verilen zamanda varmayacağız.
Translate from турецкий to английский
Ebeveynler çocuklarını onlara yabancılar tarafından verilen yiyecekleri yememesi konusunda uyarırlar.
Translate from турецкий to английский
Ders kitabında verilen okumaları bitirdin mi?
Translate from турецкий to английский
Bazı Rus sporcuların "Meldonyum" adı verilen yeni bir uyarıcı kullandıkları ortaya çıktı.
Translate from турецкий to английский
Size verilen az zamanı iyi kullanın.
Translate from турецкий to английский
Bu Tom'a vermene izin verilen son hediye.
Translate from турецкий to английский
O ona verilen görevi başaracağından emin.
Translate from турецкий to английский
O, ona verilen her ödev hakkında tartışır.
Translate from турецкий to английский
Columbus onun nereye gittiğini ya da nerede olduğunu bilmiyordu ve onu bir kadın tarafından ödünç verilen parayı kullanarak yaptı.
Translate from турецкий to английский
Meze Akdeniz çevresinde birçok ülkede verilen küçük yemeklerdir.
Translate from турецкий to английский
Soğuk mezeler ilk yemekten önce verilen mezelerdir.
Translate from турецкий to английский
Mezeler bir yemekten önce verilen küçük yemeklerdir.
Translate from турецкий to английский
Küçük çocuk babası tarafından kendisine verilen parayı kaybetti.
Translate from турецкий to английский
Ona verilen görev pazarlama araştırması yapmaktı.
Translate from турецкий to английский
Sana ve bana verilen şans Tom'a verilmedi.
Translate from турецкий to английский
Özgürlük sadece size verilen bir şey değil. Bunun için savaşmanız ve kendiniz ele geçirmeniz gerekir.
Translate from турецкий to английский
Leyla'nın araba kullanmayı öğrenenlere verilen geçici bir sürücü belgesi yok.
Translate from турецкий to английский
Tom'un araba sürmeyi öğrenenlere verilen geçici bir sürücü belgesi yok.
Translate from турецкий to английский
Meyve vermeden önce portakal ağaçları "azahar" adı verilen bir çiçekle çiçek açarlar.
Translate from турецкий to английский
20 veya daha fazla miktarlar için, size verilen fiyatlarla %10 özel bir indirim imkânı sağlayabiliriz.
Translate from турецкий to английский
İşte 1 Nisan tarihli faks mesajınıza verilen cevap.
Translate from турецкий to английский
Sana verilen şeyi koru.
Translate from турецкий to английский
Sözlerle verilen iyilik, güven oluşturur. Düşüncelerdeki iyilik, incelik oluşturur. Vericilikte iyilik, sevgi oluşturur.
Bunu yapmasına izin verilen tek kişi ben değildim.
Verilen sözü tutmak lazım.
Bunu yapmasına izin verilen tek kişi sen değildin, değil mi?
Verilen sözler nafile.
Verilen sözü tutmamak hoş değil.
Lige verilen arayı boş geçirmek istemeyen Anadoluspor, Yıldızspor'la hazırlık maçı yaptı.
Haber okuryazarlığı verilen haberleri değerlendirebilmek için kritik düşünceyi kullanabilme yeteneğidir. İnandırıcılar mı? Bu haberlerin doğru olduğuna güvenebilir misiniz?
Rusça "buzit" kelimesi "boza" adı verilen bir içecekten geliyor.
Onlar sadece verilen talimatları yerine getirirler.
Manyetosferin içinde, uzay plazmasının yoğunluğu (elektronlar ve iyonlar gibi yüklü parçacıklar), güneş rüzgarının hüküm sürdüğü dışarıdaki plazmadan çok daha düşüktür. Manyetopoz adı verilen sınır, iki farklı yoğunluk bölgesi farklı hızlarda hareket ettiğinde kararsız hale gelir.
Peki eğitim devlet okullarından verilen eğitimden daha mı iyi?
Sırbistan, Kosova tarafından verilen araç plakalarını ve evrakları tanıyacak mı?
Verilen süre 29 Eylül'de sona eriyor.
Balkan medya kuruluşlarına verilen dış destek amacına ulaştı mı?
Twitter'daki Limon Haber hesabı, tık tuzağı ile verilen haberlerin üzerine limon sıkarak amme hizmeti yapıyor.
Tom; bunu yapmasına izin verilen tek kişiydi.
Ülkede bilime verilen değerin azalması genç beyinleri göçmeye itiyor.
Çiftçilere verilen mazot ve gübre desteği tarımı canlandırmak için çok önemli.
Verilen cevap evlere şenlikti.
Verilen vaatler bence seçim taktiğinden ibaret.
Hirudoterapi, sülükler ile gerçekleştirilen tedaviye verilen addır.
Robert, İngilizce konuşulan dünyadaki erkek çocuklarına yaygın olarak verilen bir isimdir.
Bilim insanları yaban hayatına, özellikle de nesli tükenmekte olan koala popülasyonlarına verilen zararı değerlendirmeye başlıyor.
Bir nesnenin veya durumun gerçek değeri, ona verilen fiyatla ölçülemez.
Aşağıda verilen resimlerdeki hayvanları tanıyalım.
Ben Serekaniliyim, kentimizde "Tilxelef" adı verilen çok tarihî bir mekân vardır.