Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "verimli"

Узнайте, как использовать verimli в предложении на турецкий. Более 60 тщательно отобранных примеров.

Tarım, bölgenin en verimli alanlarında gelişmiştir.
Translate from турецкий to английский

İnsanlar yaşlanırken, beyin hücreleri daha az verimli olur.
Translate from турецкий to английский

Biz dil araçlarını bir sonraki seviyeye getirmek istiyoruz.Biz dil öğrenme manzarasında yenilik görmek istiyoruz.Ve bu, bir topluluk olmadan inşa edilemeyen verimli platformlar olmadan katkıda bulunamayan açık dil kaynakları olmadan olamaz.
Translate from турецкий to английский

Üniversiteye ilk girdiğimde beni en çok şaşırtan şey sınıf arkadaşlarımdan çok azının verimli çalışmayı nasıl bildikleriydi.
Translate from турецкий to английский

Ben çok verimli olduğumu umuyorum.
Translate from турецкий to английский

Müzikal yetenek genellikle erken yaşlarda verimli olur.
Translate from турецкий to английский

Verimli bir şekilde çalışman gerekir.
Translate from турецкий to английский

Verimli bir FBI ajanı görevlerini yürütme hakkında bir şey söylemiyor.
Translate from турецкий to английский

Hangi klimanın en verimli olduğunu düşünüyorsunuz?
Translate from турецкий to английский

Göçmenler vadideki toprağın verimli olduğunu öğrendiler.
Translate from турецкий to английский

Verimli toprak tarım için zaruridir.
Translate from турецкий to английский

Verimli toprak iyi bir mahsul için zaruridir.
Translate from турецкий to английский

Verimli ve güvenilir bir yardımcıdır.
Translate from турецкий to английский

Eğer kahvaltı yapmazsanız, büyük olasılıkla sabah acıkırsınız ve işinizde önceki gibi verimli olmazsınız.
Translate from турецкий to английский

O, işlerin verimli şekilde yapılması konusunda ısrar eder ve kendisi o şekilde yapar.
Translate from турецкий to английский

Tom verimli.
Translate from турецкий to английский

Tom verimli görünüyor.
Translate from турецкий to английский

Tom oldukça verimli.
Translate from турецкий to английский

Bu bilgisayar güçlü, verimli ve kullanımı kolaydır.
Translate from турецкий to английский

John aile şirketini çok verimli bir şekilde işletiyor.
Translate from турецкий to английский

Tom çok verimli değil, değil mi?
Translate from турецкий to английский

Tom çok verimli değil.
Translate from турецкий to английский

Sen verimli misin?
Translate from турецкий to английский

O ne kadar verimli bir enerji?
Translate from турецкий to английский

Sanırım Tom verimli.
Translate from турецкий to английский

Babam ona yardım etmesi için verimli bir asistan istiyor.
Translate from турецкий to английский

Tom yüksek verimli önden yüklemeli bir çamaşır makinesi aldı.
Translate from турецкий to английский

Tom ve Mary yüksek verimli üstten yüklemeli bir çamaşır makinesi aldı.
Translate from турецкий to английский

Biz daha verimli bir yöntem bulmalıyız.
Translate from турецкий to английский

Geçmişin gözyaşları geleceği verimli kılar.
Translate from турецкий to английский

Onun verimli bir hayal gücü var.
Translate from турецкий to английский

Bunu yapmayla ilgili yeni yöntemimiz daha hızlı ve daha verimli.
Translate from турецкий to английский

İsim takarak insanları küçümsemeye çalışmak hiç verimli değildir.
Translate from турецкий to английский

Verimli olun ve çoğalın.
Translate from турецкий to английский

Bir nehir havzasının genellikle verimli tarım arazileri vardır.
Translate from турецкий to английский

Arkadaşım verimli bir yazar olduğumu söylüyor ama aylardır herhangi bir şey yazmadım.
Translate from турецкий to английский

Çok verimli görüşmeler yaptık.
Translate from турецкий to английский

Biraz daha verimli olmamız gerekiyor.
Translate from турецкий to английский

Onun çok verimli olduğunu inkar etmek yok.
Translate from турецкий to английский

Tom iyi bir çalışandır. O işleri hızlı ve verimli bir şekilde yaptırır.

Çok verimli görünüyorsun.

Gökdelenler ve çok katlı binalar çok verimli bir arazi kullanımıdır.

Bu ampul daha verimli.

Bu verimli bir bahçe.

Boş zamanlarımı daha verimli kullanmam gerekiyor.

Verimli toprak tarım için olmazsa olmazdır.

Tanrı, "Verimli olun, çoğalın, denizleri doldurun, yeryüzünde kuşlar çoğalsın" diyerek onları kutsadı.

Onları kutsadı ve, "Verimli olun, çoğalın" dedi, "Yeryüzünü doldurun ve denetiminize alın; denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, yeryüzünde yaşayan bütün canlılara egemen olun.

Tanrı Nuh'a, "Karın, oğulların ve gelinlerinle birlikte gemiden çık" dedi, "Kendinle birlikte bütün canlıları, kuşları, hayvanları, sürüngenleri de çıkar. Türesinler, verimli olsunlar ve yeryüzünde çoğalsınlar."

Tanrı, Nuh'u ve oğullarını kutsayarak, "Verimli olun, çoğalıp yeryüzünü doldurun" dedi.

Verimli olun, çoğalın. Yeryüzünde türeyin, artın.

Bouteflika verimli bir şekilde iletişim kuramıyor.

Çok çalışma, verimli çalış.

Verimli değildi.

Vaktini verimli kullanmalısın.

Süreni verimli kullanmalısın.

Bu mouse pili çok verimli kullanıyor.

"Uninstaller" denen program kaldırma programları, bilgisayardan normal yolla program kaldırıldığında arta kalan bazı gereksiz dosya ve kayıt defteri girdilerini de tespit ederek daha temiz ve verimli bir kaldırma işlemi yapıyor.

Ne kadar verimli olsan da yeterli olmaz.

Bugünkü ders çok verimli geçti.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский