Узнайте, как использовать yürek в предложении на турецкий. Более 27 тщательно отобранных примеров.
O, yürek parçalayan bir hikaye idi.
Translate from турецкий to английский
Tom, bir restoranda tek başına yemek yemenin yürek parçalayıcı olduğunu düşünmektedir.
Translate from турецкий to английский
Git patronunun karşısına dikil diyeceğim ama nerede sende o yürek?
Translate from турецкий to английский
Dün akşamki defilede mankenler yine yürek hoplattı sayın seyirciler.
Translate from турецкий to английский
Milli maçta tüm kulüplerden taraftarlar tek yürek oldu.
Translate from турецкий to английский
Haklıları savunmak haksızları savunmaktan daha fazla yürek ister; çünkü ikincisi için maddi çıkarlar fazlasıyla yeterli bir gerekçedir.
Translate from турецкий to английский
Annesini ve babasını bir trafik kazasında kaybeden çocuğun hikayesi yürek dağladı.
Translate from турецкий to английский
O, yürek parçalayıcı bir hikâyeydi.
Translate from турецкий to английский
Bunları araştırmak biraz yürek ister.
Translate from турецкий to английский
Gününde gerçek bir yürek hoplatan olan, Omar Şerif 83 yaşında öldü.
Translate from турецкий to английский
Mary yere bakan yürek yakandır.
Translate from турецкий to английский
Tom'un yaptığını yapmak yürek isterdi.
Translate from турецкий to английский
O, yürek parçalayıcıydı.
Translate from турецкий to английский
Dan, yürek parçalayan gerçekleri ortaya çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Mültecilerin hikayeleri yürek parçalayıcıdır.
Translate from турецкий to английский
Tom'da mangal gibi yürek var.
Translate from турецкий to английский
Ne yürek sızlatan bir hikâye!
Translate from турецкий to английский
Ne yürek parçalayan bir hikâye!
Translate from турецкий to английский
Ne yürek parçalayıcı bir hikâye!
Translate from турецкий to английский
Bu gerçekten yürek sızlatıcı.
Translate from турецкий to английский
Ali yere bakan yürek yakandır.
Translate from турецкий to английский
Ali yürek yemiş galiba.
Translate from турецкий to английский
Ali yere bakan, yürek yakandır.
Translate from турецкий to английский
Bu yürek gerektirir.
Translate from турецкий to английский
Fetih, bir yürek işi, bir gönül işarı, bir akıl işareti; hasılı kelam teşekkül etmiş askeri, siyasi ve stratejik dehanın mümtaz bir iradesidir. Fetih, bekleyen ile beklenenin mümeyyiz buluşması, özlem koyuluğunu vuslat sıcaklığıyla aydınlatan mütemadi diriliş fermanıdır.
Translate from турецкий to английский
Ali bu maç sahaya yürek koydu.
Translate from турецкий to английский
Birini beğenmek için yufka bir yürek yeter de artar bile.
Translate from турецкий to английский