Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "yüzüne"

Узнайте, как использовать yüzüne в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Kız bayıldı, fakat biz onun yüzüne su döktüğümüzde o kendine geldi.
Translate from турецкий to английский

Talih yüzüne güldü.
Translate from турецкий to английский

Lockheed skandalı büyük Amerikan uçak üreticisi Lockheed ile ilgili dünya çapında bir rüşvet skandalıdır.Şubat 1976 da su yüzüne çıktı ve esas olarak yolcu uçaklarının sözleşmelerinin kabulüne odaklandı.
Translate from турецкий to английский

Małgorzata'yı bir melek gibi seviyorum. Güzel yüzüne ve sarı saçlarına kurban olayım!
Translate from турецкий to английский

Plastik cerrah yüz germeyi eline yüzüne bulaştırdı ve milyonlarcası için dava açıldı.
Translate from турецкий to английский

O, 20 dakika içinde yüzüne makyaj yaptı.
Translate from турецкий to английский

O onun yüzüne tokat attı.
Translate from турецкий to английский

Adam dumanı onun yüzüne üfledi.
Translate from турецкий to английский

Ben ona yüzüne karşı tekrar bakamayacağım.
Translate from турецкий to английский

Tom, Mary'yi ona özür dilemek için aradı fakat o onun yüzüne kapadı.
Translate from турецкий to английский

Tom kapıyı Mary'nin yüzüne çarptı.
Translate from турецкий to английский

O, babasının yüzüne bir şey diyemez.
Translate from турецкий to английский

Tom onun partide eğlendiğini Mary'nin yüzüne gülümsemeyle söyleyebildi.
Translate from турецкий to английский

Onun yüzüne baktım.
Translate from турецкий to английский

Onun yüzüne düşkün değilim.
Translate from турецкий to английский

Onun sevinci yüzüne yansımıştı.
Translate from турецкий to английский

O, onun yüzüne baktı.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'nin yüzüne yumruk attı.
Translate from турецкий to английский

Onun yüzüne dikkatlice baktım.
Translate from турецкий to английский

Tom onun yüzüne su sıçrattı.
Translate from турецкий to английский

Onun yüzüne tokat attı.
Translate from турецкий to английский

Onun kaba cevabından dolayı, o kızdı ve onun yüzüne tokat attı.
Translate from турецкий to английский

Onun kaba cevabı onun yüzüne tokat atması için onu kışkırttı.
Translate from турецкий to английский

Yüzüne karşı onun bir korkak olduğunu söyledim.
Translate from турецкий to английский

O, onun yüzüne bakamadı.
Translate from турецкий to английский

Onun yüzüne bakamadım.
Translate from турецкий to английский

Onun yüzüne tokat attım.
Translate from турецкий to английский

Engebeli kuzey yüzüne tırmandılar.
Translate from турецкий to английский

Onun yüzüne bakamayacak kadar utangaçtım.
Translate from турецкий to английский

Onu yüzüne gözüne bulaştırdın.
Translate from турецкий to английский

Tom telefonu Mary'nin yüzüne kapattı.
Translate from турецкий to английский

Bir kişi bir şeyi ödünç alırken bir melek yüzüne sahip olur fakat onu geri getirirken şeytan yüzüne sahip olur.
Translate from турецкий to английский

İnsanların yüzüne nasıl bakacağımı bilmiyorum.
Translate from турецкий to английский

O kadının yüzüne nasıl bakacağım?
Translate from турецкий to английский

Eline yüzüne bulaştırdın.
Translate from турецкий to английский

Tom'un yüzüne yumruk attım.
Translate from турецкий to английский

Bu kremi yüzüne uygula.
Translate from турецкий to английский

Sen şimdiye kadar hemen hemen her işi eline yüzüne bulaştırdın.
Translate from турецкий to английский

Onun yüzüne güldüm.
Translate from турецкий to английский

Mary Tom'un yüzüne yumruk attı.
Translate from турецкий to английский

Sen işleri eline yüzüne bulaştırdın, değil mi?
Translate from турецкий to английский

Yine eline yüzüne bulaştıracaksın.
Translate from турецкий to английский

Yüzüne yumruk atmak istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Onun yüzüne yumruk atmak istedim.
Translate from турецкий to английский

Güneşin ya da ölümün yüzüne doğrudan bakamazsınız.
Translate from турецкий to английский

Bir şey yapmanı istersem yüzüne söylerim ima etmem.

Yüzüne soğuk rüzgar esti.

Onun yüzüne yumruk attı.

Yüzüne gülecek kadar dost sandığın kişiler, aslında arkandan konuşacak kadar yüzsüzler.

Hızlıca kalktı, yüzüne soğuk su serpti, dişlerini fırçaladı ve tıraş oldu.

Hepimizin birer deli olduğunu anmısadığımızda, hayatın tüm gizemi kaybolup, bütün çıplaklığıyla gün yüzüne çıkar.

Yaklaşık 20 dakika içinde, yüzüne makyaj yaptı.

Emily'nin yüzüne baktım.

Tom soğuk suyu yüzüne çarptı.

İşleri eline yüzüne bulaştırdın.

Her şeyi eline yüzüne bulaştırdın.

Bu onun yüzüne bir gülümseme getirdi.

Bunu arkasından değil, yüzüne söyle.

Bir portakal soymak bazen zor olabilir, senin yüzüne fışkırıp fışkırmayacağını asla bilemezsin.

Onun yüzüne tokat atmak yerine, ona tükürdü ve aşağılayarak uzaklaştı.

Tom'un yüzüne bak.

Davayı kaybedersen babanın yüzüne nasıl bakacaksın?

Nasıl bakacağım arkadaşımın yüzüne?

Nasıl bakacaksın arkadaşının yüzüne?

Gelelim madalyonun öbür yüzüne.

Yüzüne ne oldu?

Oğlan bayıldı, ama yüzüne su attığımızda kendine geldi.

İnsanlar yüzüne gözüne bulaştırdığında gülerim.

Bugün şans yüzüne güldü.

Hiçbir münakaşa hayrına bitmez, bir noktada illa ki tekrar su yüzüne çıkar.

Tom'un yüzüne bakarak onun hayal kırıklığına uğradığını söyleyebilirsin.

Onun yüzüne iyi baktın mı?

Tom'un talihi yüzüne güldü.

Tom onun yüzüne yumruk attı.

Yüzüne bakıp güldü.

Beyin kapasitesinin yüzde yüzüne ulaşıldı.

Ben Tom'un yüzüne baktım.

Onun yüzüne bakarak onun sinirlenmiş olduğunu söyleyebilirsin.

Yüzüne bakılmayacak kadar suçlusun.

Tom kapıyı Mary'nin yüzüne kapattı.

Tom Mary'nin yüzüne duman üfledi.

Her zaman yaşamın aydınlık yüzüne bak.

Tom Mary'nin yüzüne köpek gibi kötü sözler söyledi.

Adam onun yüzüne yumruk attığında o, özür dilemek üzereydi.

Soğuk bir rüzgar onun yüzüne esiyordu.

O, Mary'nin yüzüne vurdu.

Onun yüzüne bir tokat attı.

Seni yüzüne karşı pohpohlayan seni arkandan ısırır.

Keşke ona yalan söylemeseydim. Onun yüzüne asla tekrar bakamayacağım.

Sadece yüzüne bakarak iyi haberlerin olduğunu biliyoruz.

Kamerayı onun yüzüne odakladım.

Yüzüne bakınca benden bir şeyler gizlediğini anladım.

Talih yüzüne gülsün.

Gerçekleri onun yüzüne ifade edebilir misin?

Gerçekleri onun yüzüne açıklayabilir misin?

Onun yüzüne bağırdığını görmekten hoşlanmıyorum.

Dikkat et, o adam yüzüne gülen kuyunu kazan biri.

Ben Tom olsaydım Mary'nin yüzüne yumruk atardım.

Tom kendini kaybetti ve Konrad'ın yüzüne vurdu.

Tom, John'un yüzüne yumruk atıktan sonra odayı terk etti.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский