Узнайте, как использовать yüzeysel в предложении на турецкий. Более 21 тщательно отобранных примеров.
Onun denemesi, sorunun sadece yüzeysel bir analizini yaptı, bu yüzden sınıfta en yüksek notu aldığında ona gerçekten büyük bir sürpriz olmuştu.
Translate from турецкий to английский
Tom borsa ile yüzeysel olarak ilgilenir.
Translate from турецкий to английский
Birkaç yazar ve birkaç konuyla ilgili mükemmel bir bilgi birçoklarıyla ilgili yüzeysel olan birinden çok daha değerlidir.
Translate from турецкий to английский
Ne yüzeysel bir cevap!
Translate from турецкий to английский
Oyunlarınız gerçekten çok basit ve yüzeysel.
Translate from турецкий to английский
İnsanlar seni hiç yüzeysel olmakla suçlar mı?
Translate from турецкий to английский
Bazı konulara sadece yüzeysel olarak değinebildik.
Translate from турецкий to английский
Birkaç yüzeysel nedenler var.
Translate from турецкий to английский
Tom çok yüzeysel, değil mi?
Translate from турецкий to английский
Tom yüzeysel, değil mi?
Translate from турецкий to английский
Bu okulun müfredatı geniş ve yüzeysel.
Translate from турецкий to английский
Bu sadece yüzeysel bir yara.
Translate from турецкий to английский
Onun yüzeysel navigasyon bilgisi var.
Translate from турецкий to английский
Bu zengin kızlar çok yüzeysel.
Translate from турецкий to английский
Ben son derece yüzeysel bir insanım.
Translate from турецкий to английский
Sen sadece çok yüzeysel ve sığsın.
Translate from турецкий to английский
Konu hakkındaki bilgin yüzeysel, Tom.
Translate from турецкий to английский
Böylesine yüzeysel arkadaşlara ihtiyacım yok.
Translate from турецкий to английский
O sadece maddenin yüzeysel bilgisine sahip.
Translate from турецкий to английский
Onun sadece yüzeysel bir Japonca bilgisi vardır.
Translate from турецкий to английский
İnsan Tatoeba'da dilin argo bölümü de hak ettiği biçimde temsil edilebilsin diye cümle eklerken kendini prostat muayenesi yapan doktor gibi hissediyor. Dıştan yüzeysel bakan biri bunu çirkin hatta sapkınlık olarak görebilir ama neticede meseleye bütüncül bir açıdan yaklaşınca bu bir gereklilik. Argo da gerçek hayatın bir parçası ve belli ölçüde yansıtılması önemli.
Translate from турецкий to английский