Узнайте, как использовать yıkama в предложении на турецкий. Более 24 тщательно отобранных примеров.
Ellerinizi düzenli olarak yıkama bazı hastalıklara yakalanmayı önlemek için iyi bir yoldur.
Translate from турецкий to английский
Yıkama benim işim.
Translate from турецкий to английский
Çamaşır yıkama servisiniz var mı?
Translate from турецкий to английский
Bulaşıkları yıkama sırası Mary'de.
Translate from турецкий to английский
El yıkama, bakterileri kontrol etmek için bir yoldur.
Translate from турецкий to английский
Bulaşıkları yıkama sırası sende. Dün ben yıkamıştım.
Translate from турецкий to английский
Bazı insanlar reklamın bir beyin yıkama biçimi olduğunu düşünüyorlar.
Translate from турецкий to английский
Bulaşıkları yıkama süresi sende.
Translate from турецкий to английский
Boston'da yaşarken araba yıkama işinde çalıştım.
Translate from турецкий to английский
O gömleği yıkama.
Translate from турецкий to английский
Tom gömleğini çıkarıp yıkama makinesine attı.
Translate from турецкий to английский
Bir ENERGY STAR giysi yıkama, 20 yıl önce kullanılan bir standart yıkamadan yaklaşık yüzde 70 daha az enerji ve yüzde 75 daha az su kullanır.
Translate from турецкий to английский
Kuru temizleme mi yoksa normal yıkama mı istiyorsun?
Translate from турецкий to английский
Beyin yıkama işe yarar.
Translate from турецкий to английский
Mary çamaşırını çamaşır yıkama tahtasında elle yıkar.
Translate from турецкий to английский
Sen yıkama.
Translate from турецкий to английский
Bulaşık yıkama gerçekten yapmaktan hoşlanmadığım bir şey.
Translate from турецкий to английский
Bulaşıkları yıkama sırası bende.
Translate from турецкий to английский
El yıkama genellikle enfeksiyonun yayılmasının önlenmesinde en önemli önlem olduğu düşünülmektedir.
Translate from турецкий to английский
Mary sadece kaynak suyuyla yıkama yapar.
Translate from турецкий to английский
Sami bir oto yıkama temizleyicisidir.
Translate from турецкий to английский
Sanırım çamaşır yıkama bu gece bitmeyecek.
Translate from турецкий to английский
Halı yıkama işine girmek varken ben ne yapıyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom'un tuvalete girdiken sonra ellerini yıkama alışkanlığı yoktur.
Translate from турецкий to английский