Узнайте, как использовать yağmur в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Bence yarın yağmur yağmayacak.
Translate from турецкий to английский
Bir taksi çağırdım çünkü yağmur yağıyordu.
Translate from турецкий to английский
Yağmur nedeniyle toplantı iptal edildi.
Translate from турецкий to английский
Yağmur yağarken dışarı çıkmayı sevmem.
Translate from турецкий to английский
Yağmur bir hafta sürdü.
Translate from турецкий to английский
Yağmur nedeniyle gezileri ertelendi.
Translate from турецкий to английский
Bugün yağmur yağıyor.
Translate from турецкий to английский
Eğer yağmur yağmazsa bisiklet sürmeye gidebilirsin.
Translate from турецкий to английский
Yağmur beş gün sürdü.
Translate from турецкий to английский
Dünyadaki tropikal yağmur ormanları, gezegende yaşamın ekolojik zincirine kritik bağlantılıdır.
Translate from турецкий to английский
Eğer yağmur yağarsa kalacağım.
Translate from турецкий to английский
Yağmur yağabilir.
Translate from турецкий to английский
Eğer yarın yağmur yağarsa, bütün gün evde kalacağım.
Translate from турецкий to английский
Yarın İngiltere'nin güneyinde yağmur yağacak.
Translate from турецкий to английский
Yeniden yağmur yağıyor.
Translate from турецкий to английский
Yağmur yağdığını anladığımda şemsiyemi aldım.
Translate from турецкий to английский
Bu ay henüz yağmur yağmadı.
Translate from турецкий to английский
Yağmur dolayısıyla oyun ertelendi.
Translate from турецкий to английский
Gece yağmur yağacak zannedildi.
Translate from турецкий to английский
Yağmur yağıyor.
Translate from турецкий to английский
Bugün yağmur yağacağını düşünüyorum.
Translate from турецкий to английский
Yağmur yağacak gibi gözüküyor.
Translate from турецкий to английский
Yağmur yağarsa beni ara.
Translate from турецкий to английский
Yağmur yağdığı için evde kaldık.
Translate from турецкий to английский
Ya yağmur yağarsa ne yaparız.
Translate from турецкий to английский
Yarın gece yağmur bekleniyor,öyleyse o zamana kadar şemsiyelerimizi bırakalım.
Translate from турецкий to английский
Gökyüzüne bakılırsa yakında yağmur yağacak.
Translate from турецкий to английский
Dün geceden beri yağmur yağıyor.
Translate from турецкий to английский
Yağmur yağmaya başladı fakat biz yürümeye devam ettik.
Translate from турецкий to английский
Yarın yağmur yağarsa pikniğe gitmeyeceğim.
Translate from турецкий to английский
Aniden yağmur yağmaya başladı.
Translate from турецкий to английский
Yağmur mevsimi başladı.
Translate from турецкий to английский
Yağmur dinince dışarı çıkacağız.
Translate from турецкий to английский
Sanki yağmur yağacak gibi görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Yağmur ormanları dünya yüzeyinin sadece yüzde ikisini kaplamasına karşın; vahşi bitki, hayvan ve bitki türlerinin yarısından fazlası orada yaşar.
Translate from турецкий to английский
Yağmur yağsa bile golf oynayacak.
Translate from турецкий to английский
Pazar gününden beri yağmur yağıyor.
Translate from турецкий to английский
Şiddetli yağmur sonucunda trenler durdu.
Translate from турецкий to английский
Yağmur başlamadan önce geri dönelim.
Translate from турецкий to английский
Ekvatora yakın dar bir bölgede bulunan tropikal yağmur ormanları o kadar hızlı yok oluyor ki 2000 yılına kadar % 80'i yok olabilir.
Translate from турецкий to английский
Rüzgar şiddetli esiyordu ve daha da kötüsü, yağmur yağmaya başladı.
Translate from турецкий to английский
Yağmur durduğunda, biz gideceğiz.
Translate from турецкий to английский
Peş peşe beş gün yağmur yağdı.
Translate from турецкий to английский
Gökyüzü kara görünüyor,yağmur yağıp yağmayacağını merak ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Yağmur yağarsa ve toprak nemli olursa, otları çekmek daha kolay olur.
Translate from турецкий to английский
Yağmur ormanın üzerine sessizce düştü.
Translate from турецкий to английский
Ne zaman yağmur başladı?
Tom ve diğer çiftçiler yağmur için dua etti.
Yağmur yağmıyorsa, Tom her zaman okula kadar yürür.
Tüm gün şiddetli yağmur yağdı, bu zaman zarfında evde kaldım.
Tüm gün sürekli yağmur yağdı.
Bütün gün çok yağmur yağdı.
Yağmur yağdığı için, Nancy dışarı çıkmaya tereddüt etti.
Yarın yağmur yağarsa, ben sadece evde kalacağım.
Yarın yağmur yağarsa, evde kalacağız.
Yarın yağmur yağarsa, ben pikniğe gitmeyeceğim.
Bu yıl çok yağmur vardı.
Biz ayrıldığımızda yağmur yağıyordu, fakat vardığımızda hava güneşliydi.
Şiddetli yağmur balık tutmaya gitmemizi engelledi.
Ben vardığımda, yağmur yağıyordu.
Her an aşırı yağmur başlayacak gibi görünüyor. Şemsiye alsan iyi olur.
Yağmur yağsın ya da yağmasın, oyun düzenlenecek.
Ekvatora yakın dar bir bölgede bulunan,tropik yağmur ormanları o kadar hızlı yok oluyorlar ki 2000 yılına kadar onların yüzde sekseni gitmiş olabilir.
Belki öğleden sonra yağmur yağacak.
Yağmur yağacak.
Hava tahmini göre, yarın yağmur yağacak.
Hava tahmini göre, daha fazla yağmur gelmek üzere.
Hava tahmini bize yağmur yağıp yağmayacağını söyler.
Eğer yağmur yağsaydı, maç ertelenecekti.
Atletik karşılaşma yağmur dolayısıyla ertelenmişti.
Yağmur bir piknik ertelemesi gerektirdi.
"Olduğun yerde yağmur yağıyor mu? " " Hava açık. "
Yağmur sona erdi ve tenis oyunumuzu bitirebildik.
Yağmur durduğunda beyzbol oynayalım.
Yağmur durursa dışarı gidebilirim.
Yağmur durduktan sonra, yürüyüş için dışarı çıktı.
Yağmur durduğu için onlar oyuna devam ettiler.
Bir gökkuşağı belirmeden önce, hemen hemen yağmur durmuştu.
Keşke yağmur yağmasa.
Yağmur durursa, gözyaşları anıların izlerini temizler.
Yağmur duruncaya kadar bekle.
Yağmur durur durmaz eve gideceğiz.
Keşke yağmur dursa.
Yağmur yüzüme yağıyordu.
Her zamankinden daha kötü yağmur yağıyor.
Çok yağmur yağmaya başladı.
O yağmur korkusuyla pencereyi kapattı.
Yağmur yağmazsa dışarı çıkalım.
O kadar çok yağmur yağıyordu ki içerde oynadık.
Aşırı derecede yağmur yağıyor.
Azgın yağmur fırtınası geçmişti.
Ne olursa olsun yağmur durduğunda dışarı gideceğim.
Sadece çok yağmur yağdığından dolayı bu akşam dışarıda yemek yemedik.
Yağmur durur durmaz başlayacağız.
Bu şehir, yağmur yağmazsa yakında şiddetli bir su sıkıntısı yaşayacaktır.
Yağmur yağarsa, lütfen beni arayın.
Bütün gece boyunca zaman zaman yağmur yağıyordu.
Düne kadar bir hafta boyunca yağmur yağıyordu.
Dün sert rüzgarların yanı sıra, yoğun yağmur yağdı.
Dün hem güçlü rüzgarlar vardı hem de yoğun yağmur yağdı.