Узнайте, как использовать yağmurdan в предложении на турецкий. Более 89 тщательно отобранных примеров.
Şiddetli yağmurdan dolayı trenler durdu.
Translate from турецкий to английский
Ağaçlar beni yağmurdan korudu.
Translate from турецкий to английский
Biz yağmurdan dolayı bir ağacın altında sığındık.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan sonra, güzel hava.
Translate from турецкий to английский
Rüzgar ve yağmurdan dolayı, yürüyüşümüz berbat oldu.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan dolayı piknik iptal edildi.
Translate from турецкий to английский
Şiddetli yağmurdan sonra büyük bir sel vardı.
Translate from турецкий to английский
Tom'un yağmurdan dolayı içeri gelmeye niyeti yoktu.
Translate from турецкий to английский
Oyun yağmurdan dolayı durduruldu.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan dolayı geç kaldım.
Translate from турецкий to английский
Yol yağmurdan ıslaktı.
Translate from турецкий to английский
O, yağmurdan dolayı sığınak aradı.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan dolayı dışarı çıkamadım.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan dolayı dışarı çıkamadık.
Translate from турецкий to английский
Şiddetli yağmurdan dolayı evden çıkamadık.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak gibi.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan dolayı sığınak aradılar.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan iliklerine kadar ıslandı.
Translate from турецкий to английский
Şemsiyem beni yağmurdan korur.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan sonra kaldırımlar ıslaktı.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan dolayı oraya gidemedik.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan dolayı oyunu iptal etmek zorunda kaldık.
Translate from турецкий to английский
Şiddetli yağmurdan dolayı dışarı çıkamadı.
Translate from турецкий to английский
Piknik yağmurdan dolayı iptal edildi.
Translate from турецкий to английский
Beyzbol maçını yağmurdan dolayı iptal etmek zorundaydık.
Translate from турецкий to английский
Rugby yağmurdan dolayı hiç iptal edilmeyen bir spordur.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan nefret ederim ama kokusunu severim.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan ve kardan hoşlanırım.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan dolayı plaja gidemedik.
Translate from турецкий to английский
Saatin geç olmasından mı yoksa yağmurdan mı bilmiyorum, ama etrafta kimse yoktu.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan sığınacak bir yer aradı.
Translate from турецкий to английский
Yavru kedi yağmurdan saklanmaya çalışıyor.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan ıslanmamaya çalış.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan nefret ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Bu çiçekler yağmurdan korunmalıdır.
Translate from турецкий to английский
Tom'un saçı yağmurdan ötürü ıslak.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan kaçarken doluya tutuldu.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan sonra açık hava gelir.
Translate from турецкий to английский
Bitkiler yağmurdan sonra çabuk büyür.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan sonra çiçekler yeniden canlandı.
Translate from турецкий to английский
Hava yağmurdan sonra serin.
Translate from турецкий to английский
Bahçe yağmurdan sonra harap oldu.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan sonra eve koşacağız.
Translate from турецкий to английский
Bitkiler iyi bir yağmurdan sonra canlanacak.
Translate from турецкий to английский
Yolda yağmurdan sonra su birikintileri vardı.
Translate from турецкий to английский
Petrichor - kuru toprağa yağmur düştüğünde dünyevi koku; yağmurdan sonra toprak kokusu.
Translate from турецкий to английский
Onlar yağmurdan kaçınmak için mağazanın önündeki gölgeliğin altında durdular.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan üstüm ıslandı.
Translate from турецкий to английский
Yağmurdan korunalım.
Tom yağmurdan korunmak için sığınak aradı.
Yağmurdan dolayı gelemedim.
Bugünkü Tigers-Giants beyzbol maçı şiddetli yağmurdan dolayı iptal edildi.
Bu yol yağmurdan sonra çamur olmaya eğilimlidir.
Yağmurdan sırılsıklam oldu.
Yağmurdan hoşlanıyorsun, değil mi?
Yağmurdan sonra, sokakta su birikintileri vardı.
Tom yağmurdan hoşlandığını söyledi.
Şiddetli yağmurdan sonra nehir çamurluydu.
Yağmurdan dolayı maç iptal edilebilir.
Yağmurdan sonra güneş bulutların arasından belirdi.
Yağmurdan bu yana gitmedim.
Yağmurdan sonra sıcaklıkta bir düşüş oldu.
Yağmurdan sonra güneş daha parlak ışıldar.
Birkaç gün yağmurdan sonra zemin su dolmuştu.
Yağmurdan dolayı pikniğimizi içeride yedik.
Duvar beni yağmurdan korudu.
Yağmurdan buraya sığınalım.
O yağmurdan hoşlanır.
O, yağmurdan hoşlanır.
Onlar yağmurdan sığınmak için bir yer aradı.
Yağmurdan sonra ormanda birçok mantar yetişir.
Yağmurdan nefret ederim.
Yağmurdan sonra hava açılır.
Yağmurdan dolayı, evde kalmak daha iyi bir seçenek olacaktır.
Bazen bitmek bilmeyen dertler yağmur olur üstüne yağar. Ama unutma ki, rengarenk gökkuşağı yağmurdan sonra çıkar.
Tom bana yağmurdan hoşlandığını söyledi.
Yağmurdan sonra güzel hava gelir. Sabret!
Islanmışın yağmurdan korkusu olmaz.
Yağmurdan kaçarken doluya tutulduk.
Piknik yağmurdan dolayı ertelendi.
Ağaçlar beni yağmurdan uzak tuttu.
Böylesine bir yağmurdan sonra güneş çıktığında da orman böyle yeşil bir hal alıyor ve her yeri elmas gibi ışıl ışıl parıldıyor.
Yağmurdan sığınmak için bir mağazaya girdik.
Yağmurdan nereye sığınabilirdik?
Yağmurdan ağacın altına sığınmam gerekiyordu.
Kapüşon seni yağmurdan korumaz. Şemsiyeyi kullan lütfen.
Yağmurdan korunmak için sığınak aradı.
Yağmurdan sonra her şey çok berrak görünüyor.
Gemiler rüzgar ve yağmurdan etkilenirler.