Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "yalnız"

Узнайте, как использовать yalnız в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Yalnız yürümeyi sever.
Translate from турецкий to английский

O yalnız yürümekten hoşlanır.
Translate from турецкий to английский

İstasyondan yürüyerek eve gitmek yalnız beş dakika.
Translate from турецкий to английский

Yaşlı adam yalnız yaşıyor.
Translate from турецкий to английский

Asla yalnız olma.
Translate from турецкий to английский

Mary'nin konuşacak hiç kimsesi yok fakat o kendini yalnız hissetmiyor.
Translate from турецкий to английский

Yalnız yaşamaya alışkın.
Translate from турецкий to английский

Yalnız mısın?
Translate from турецкий to английский

Yalnız mısınız?
Translate from турецкий to английский

Ormanda yalnız başına yaşadı.
Translate from турецкий to английский

O yalnız yaşıyor.
Translate from турецкий to английский

Artık yalnız değil.
Translate from турецкий to английский

Yalnız olmayı sever misin?
Translate from турецкий to английский

Küçük çocuklar karanlıkta yalnız bırakılmaktan korkuyorlar.
Translate from турецкий to английский

Yalnız bir hayat yaşadı.
Translate from турецкий to английский

Beni ilkel bir ormanda yalnız bırakarak kampa geri döndün.
Translate from турецкий to английский

Çocukken odamda yalnız başına kitap okuyarak çok fazla zaman geçirdim.
Translate from турецкий to английский

Biz bir süre onu yalnız bırakmaya karar verdik.
Translate from турецкий to английский

İncil'de, " İnsan yalnız ekmek ile yaşamayacak " diyor.
Translate from турецкий to английский

Her gün bir süre yalnız yaşamaktan hoşlanır.
Translate from турецкий to английский

O, oraya yalnız gitmememi söyledi.
Translate from турецкий to английский

Yurt dışına bazen yalnız seyahat ederdim.
Translate from турецкий to английский

Bu şehir sen olmadan soğuk ve yalnız.
Translate from турецкий to английский

Beni buraya yalnız başıma getirttiler.
Translate from турецкий to английский

Gerçek şu ki onun babası işten dolayı New York'ta yalnız yaşıyor.
Translate from турецкий to английский

Yalnız gitmemelisin.
Translate from турецкий to английский

Eğer sakıncası yoksa bir süre yalnız bırakılmak istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Tom bu işi yalnız başına yapabilir.
Translate from турецкий to английский

O ona oraya yalnız gitmesini tavsiye etti.
Translate from турецкий to английский

John oraya yalnız gitti.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'den onu yalnız bırakmamasını rica etti.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'yi yalnız bulur bulmaz, ona kötü haberi söyledi.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'yi yalnız bulur bulmaz, onu öpmeye başladı.
Translate from турецкий to английский

Tom uzun süredir yalnız yaşıyor.
Translate from турецкий to английский

Mutfakta bir gürültü duysam fakat evde yalnız olsam, ne olduğunu görmek için giderim.
Translate from турецкий to английский

Tom çok yalnız görünüyor.
Translate from турецкий to английский

Tom yalnız başına olmaya alışkındı.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'nin onu yalnız bırakmasını istedi.
Translate from турецкий to английский

Tom yalnız yaşamak istemediğini söyledi.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'yi yalnız bırakma fikrinden nefret etti fakat işe gitmek zorundaydı.
Translate from турецкий to английский

Mary öldüğünden beri Tom yalnız yaşamaktadır.
Translate from турецкий to английский

Tom çok yalnız hissetti.
Translate from турецкий to английский

Tom şu anda küçük bir dairede yalnız yaşıyor.
Translate from турецкий to английский

Tom onu yalnız yapmış olamazdı.
Translate from турецкий to английский

Tom işe yalnız gitmeyi seçti.
Translate from турецкий to английский

Sanırım Tom'un partiye yalnız gelmesi mümkün değil.
Translate from турецкий to английский

Tom'un Mary'den istediği tek şey onu yalnız bırakmasıydı.
Translate from турецкий to английский

Yalnız gitmeye cesaret edebilir mi?
Translate from турецкий to английский

Lütfen beni yalnız bırak.

Bütün arkadaşları eve gittiğinde o yalnız hissetti.

O bir kitap okuyor. Onu yalnız bırakalım.

Karanlıktan sonra eve yalnız yürümeyi sevmem.

Tom onu yalnız başına yapsın.

Tom'u yalnız bırak.

Yoko artık yalnız yaşamayı imkansız buluyor.

Mary genellikle sundurmada yalnız otururdu.

Bob'ı benimle getirtmektense sinemaya yalnız gitmeyi tercih ederim.

Tom Mary'ye kendini yalnız bıraktırmadı.

Tom yalnız gitmek niyetinde değil.

Kendimi yalnız hissettim.

Beni yalnız bırak.

Ben yalnız gideyim.

Onu yalnız bırak.

Tom yalnız hissetti.

O yalnız görünüyordu.

Tom yalnız görünüyordu.

Kız yalnız.

O yalnız görünüyor.

Arabamı yalnız bırakın.

O çok yalnız hissetti.

O yalnız başına kahvaltı yaptı.

O, yalnız olduğu anda mektubu açtı.

Tom şimdi yalnız değil.

Ben yalnız olmaktan hoşlanmam.

Benim kameramı yalnız bırakın.

Yalnız seyahat edecek misin?

Bazen yalnız hissediyorum.

Onu yalnız bırakalım.

Tom yalnız olmaktan hoşlanıyor.

Beni yalnız bırak, lütfen.

Yalnız seyahat etmeyi severim.

Yalnız gitmeye korkuyorum.

O, yalnız olmak istedi.

Buraya yalnız geldin mi?

Yalnız gitmek istemiyorum.

Yalnız kalmak istiyorum.

Eğitimi yalnız mı yaptınız?

O benim yalnız gitmemi emretti.

O, oraya yalnız gitti.

Tom oraya yalnız gitmek zorunda kaldı.

O onun yalnız gitmesine izin verdi.

Karanlıktan sonra yalnız yürüme.

Biz onu yalnız bıraksak iyi olur.

Onlar beni oraya yalnız gönderdiler.

Onu yalnız bıraksak iyi olur.

Tom yalnız yaşamaya alışkındır.

Ben yalnız seyahat etmek istiyorum.

O yıllarca yalnız yaşadı.

Niçin beni yalnız bırakmıyorsun?

Tom yalnız olmayı sevmez.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский