Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "yasadışı"

Узнайте, как использовать yasadışı в предложении на турецкий. Более 72 тщательно отобранных примеров.

Tabancaların yasadışı yapılması gerektiğini düşünüyor musunuz?
Translate from турецкий to английский

Tom yasadışı bir şey yapmadı.
Translate from турецкий to английский

Ben yasadışı otopark için 20 dolar para cezasına çarptırıldım.
Translate from турецкий to английский

Oliver, yeni kız arkadaşının yasadışı bir göçmen olduğunu öğrendi.
Translate from турецкий to английский

Birçok insan, ülkede yasadışı olarak yaşıyor.
Translate from турецкий to английский

Fahişelik, kumar, uyuşturucu madde kullanımı, sarhoşluk, düzeni bozmak ve diğer yasadışı etkinlikler kesinlikle yasaklanmıştır.
Translate from турецкий to английский

Tom her zaman yasadışı bir şey yapıyor gibi görünüyor.
Translate from турецкий to английский

O yasadışı değil.
Translate from турецкий to английский

Bunun yasadışı olduğunu biliyorsun, değil mi?
Translate from турецкий to английский

Onu yapamazsın. Yasadışı.
Translate from турецкий to английский

Tom'a yaptığı şeyin yasadışı olduğunu söyledim.
Translate from турецкий to английский

Yasadışı bir şey yapmanı istemiyorum.
Translate from турецкий to английский

Bu yasadışı.
Translate from турецкий to английский

O yasadışı.
Translate from турецкий to английский

Tom yasadışı olarak Avustralya'daydı.
Translate from турецкий to английский

Homoseksüellik sizin ülkenizde yasadışı mı?
Translate from турецкий to английский

Tom'un yasadışı bir şey yapmış olduğuna dair hiçbir kanıt yok.
Translate from турецкий to английский

Ben ona "bu yasadışı bir taksi mı?" diye sordum.
Translate from турецкий to английский

"Taksi, o arabayı takip et!". "Yapamam, bu yasadışı"
Translate from турецкий to английский

Tom yasadışı bir göçmendir.
Translate from турецкий to английский

Ben bunun yasadışı bir taksi olduğundan şüpheleniyorum.
Translate from турецкий to английский

Sen yasadışı bir şey yapmıyordun.
Translate from турецкий to английский

Bunun yasadışı olduğunu biliyorum.
Translate from турецкий to английский

Herkes yasadışı yabancılar karşı düşmanca bir tavır aldı.
Translate from турецкий to английский

Politikacı bütün vergilerini ödediğini ve yasadışı hiçbir şey yapmadığını söyledi.
Translate from турецкий to английский

Tom yasadışı silah bulundurmaktan aranıyordu.
Translate from турецкий to английский

Dan yasadışı silah bulundurduğu için hapsedildi.
Translate from турецкий to английский

Dan sınırı yasadışı olarak geçti.
Translate from турецкий to английский

Hiç kimse yasadışı değildir.
Translate from турецкий to английский

O, yasadışı eylemleri için utanmaz.
Translate from турецкий to английский

Sadece senin yaptıklarının yasadışı olduğunu düşünüyorum.
Translate from турецкий to английский

O, yasadışı hiçbir şey yapmadığını söylüyor.
Translate from турецкий to английский

Bu yasadışı olmayabilir ama etik değil.
Translate from турецкий to английский

Yasadışı toplantılara gitmeyin.
Translate from турецкий to английский

Gergedanlar yasadışı olarak öldürülüyor.
Translate from турецкий to английский

Tom, ABD'de yasadışı olarak çalışıyor.
Translate from турецкий to английский

Yasadışı silah satışı ile ilgili ne biliyorsunuz?
Translate from турецкий to английский

Tüketim amaçlı yasadışı kaplumbağa avcılığı hala vardır.
Translate from турецкий to английский

Türk savaş gemileri yasadışı göçmenleri taşıdığından şüphelenilen bir Yunan teknesini durdurdu.
Translate from турецкий to английский

Bunu yapmak yasadışı değildir.
Translate from турецкий to английский

Onu burada yapmak yasadışı değildir.
Translate from турецкий to английский

Sadece yasadışı değil, aynı zamanda tehlikeli.
Translate from турецкий to английский

Fadıl ve Leyla'nın yasadışı bir ilişkisi vardı.
Translate from турецкий to английский

Fadıl'ın Layla adında genç bir kızla uygunsuz ve yasadışı bir ilişkisi vardı.

Yasadışı göç, bu ülkede ciddi bir sorundur.

Bu ülkede bir hayli ciddi sorunlar var. Yasadışı göç onlardan biri değil.

Tom yasadışı bir u dönüşü yaptı.

İki genç Pokemon Go oynarken yasadışı olarak sınırı geçti.

Yasadışı göç ciddi bir sorundur.

Bu yasadışı bir işlemdir.

Bu yasadışı bir harekettir.

O konuda yasadışı hiçbir şey yok.

Bana bunun yasadışı olduğunu söylemedin.

Polis yasadışı parkta sıkı önleme başladı.

Hükümet yasadışı yabancıları yasaklamanın bir parçası olarak kovuyor.

Yasadışı göçmenlerin onları isteyen vatandaşlardan iş aldığı doğru mu?

Onu yapmak yasadışı.

Onu yapmak yasadışı mı?

Bunu yapmak yasadışı.

Bunu yapmak burada yapmak yasadışı.

Yasadışı bir şey yapıyordum.

Sami yasadışı para kazanıyordu.

Yasadışı olan hiçbir şeyi yapmak istemem.

Yaptığın şey yasadışı.

Tom, yasadışı bir şey yapmadığını söyledi.

Yasadışı silahlara karşı değilim.

Umarım yasadışı bir şey yapmıyorsundur.

Ben yasadışı bir şey yaptığımı düşünmüyorum.

Yasadışı hiçbir şey yapmadığını söyledi.

İki yetkili, yasadışı göç konusunda da görüştü.

Genelevlerin kapatılması, yasadışı fuhuş olaylarının artmasına zemin hazırlamaktadır.

Yasadışı bahis sitesi işleten bir suç örgütünün elebaşı polis tarafından gözaltına alındı.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский