Узнайте, как использовать yazma в предложении на турецкий. Более 75 тщательно отобранных примеров.
Haber hikayeleri yazma onun işidir.
Translate from турецкий to английский
O, çok dikkatli yazmasına rağmen, yazma ödevinde çok sayıda hataları vardı.
Translate from турецкий to английский
O, mektup yazma sanatını biliyor gibi görünüyor.
Translate from турецкий to английский
İyi İngilizce yazma, çok fazla pratik gerektirir.
Translate from турецкий to английский
Yazma konusunda çok iyisin. Ben kötüyüm.
Translate from турецкий to английский
O, okuma ve yazma öğretir.
Translate from турецкий to английский
Hemingway'in kötü bir yazma stili vardı.
Translate from турецкий to английский
Bana okuma-yazma bilip bilmediğimi sordu.
Translate from турецкий to английский
Bana yazma sözünü tutmadı.
Translate from турецкий to английский
Bana böyle uzun mektuplar yazma.
Translate from турецкий to английский
Tom okuma-yazma bilmiyor.
Translate from турецкий to английский
Sen okuma-yazma bilmiyorsun.
Translate from турецкий to английский
Yazma yarışmasında bir ödül kazandın, değil mi?
Translate from турецкий to английский
Konuşma ve yazma farklıdırlar.
Translate from турецкий to английский
Okuma yazma biliyor musun?
Translate from турецкий to английский
Okuma yazma biliyorsun hâlâ sinirleniyorsun.
Translate from турецкий to английский
Öncelikle okuma, yazma öğrenmem gerekli.
Translate from турецкий to английский
Okuma yazma da öğrenmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Önce okuma yazma, sonra İngilizce ve Fransızca öğrenmem gerekli.
Translate from турецкий to английский
Okuma yazma öğrenmem gerekiyor.
Translate from турецкий to английский
Yazma sanatı faydalıdır.
Translate from турецкий to английский
Yazma becerilerim hakkında emin değilim fakat gerekli olursa o metni senin için yapacağım.
Translate from турецкий to английский
Ben okuma yazma bilmeyen biriyim.
Translate from турецкий to английский
Onu yorumlarda yazma yerine onu eklemiş olabilirsin.
Translate from турецкий to английский
Okuma yazma bilmiyor musun?
Translate from турецкий to английский
Ben okuma yazma bilmiyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom'un yazma üslubunu beğenmiyorum.
Translate from турецкий to английский
Aşağıdaki yazma iletilerinden birini seç.
Translate from турецкий to английский
İkinci sınıfta, öğrencilerin temel okuma ve yazma becerilerine sahip olması beklenmektedir.
Translate from турецкий to английский
Okuma ve yazma biliyor musun?
Translate from турецкий to английский
Okuma ve yazma biliyor musunuz?
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'ye şarkı yazma ile ilgili birkaç güzel tavsiye verdi.
Translate from турецкий to английский
Kırmızı mürekkeple yazma.
Translate from турецкий to английский
Tom okuma yazma bilmez.
Translate from турецкий to английский
Mektup yazma sanatı yitip gidiyor.
Translate from турецкий to английский
Bir milyar yetişkin okuma yazma bilmemektedir.
Translate from турецкий to английский
Bir milyar yetişkin, okuma yazma bilmiyor.
Translate from турецкий to английский
Bin milyon yetişkin okuma yazma bilmiyor.
Translate from турецкий to английский
Birkaç gündür sana yazma ihtiyacı hissettim.
Translate from турецкий to английский
Tom'un yazma yeteneği var.
Translate from турецкий to английский
O okuma yazma bilmiyor.
Translate from турецкий to английский
Bunu hakkında hiç kimseye bir şey yazma.
Translate from турецкий to английский
O sitede başka dilde yazma çok berbattı.
Translate from турецкий to английский
Ben senin yazma tarzını seviyorum.
Translate from турецкий to английский
Parklar yazma için idealdir.
Translate from турецкий to английский
Tom okuma yazma bilmeyen değil.
Translate from турецкий to английский
Bir milyar yetişkin okuma yazma bilmez.
Translate from турецкий to английский
Yüzyıllar boyunca yabancı dil öğretimi okuma ve yazma üzerine odaklandı.
Translate from турецкий to английский
1685 itibarıyla Fransızların beşte dördü açıkça okuma yazma bilmiyordu.
Benim veri yazma yazılımım bir hata mesajı gösteriyor.
İzlandaca yazma uygulaması yapmak istiyorum.
Onun ayağı ile yazma yeteneği şaşırtıcı.
Benim hobilerim, okuma, yazma, yürüyüş ve çekilişlere girmedir.
Öğrenci zaten Esperanto alfabesini öğrendiyse, onlar yazma veya telaffuz ile ilgili herhangi bir sorun yaşamaz.
O beni ona yazma sorunundan kurtaracak.
Çocuk, okuma ve yazma öğreniyor.
Ben okuma yazma bilmeyen biri değilim.
O, mektup yazma işinde zorlandı.
O bana okuma yazma bilip bilmediğimi sordu.
Okuma yazma bilmeyen gençlerin neredeyse % 60'ı kadındır.
Tom'un yazma stilini beğeniyorum.
Tom'un dedesi okuma yazma bilmiyordu.
Tom okuma yazma bilmiyor, değil mi?
Fuji Dağı'na tırmandıktan sonra bana şiir yazma ilhamı geldi.
Tom okuma yazma bilmiyor.
Ali okuma yazma kursuna katıldı.
Bu kitabı yazma fikri nerden aklınıza geldi?
Bu flaş belleğin 4K yazma hızı oldukça iyi.
Sınır kapılarına ülkemizi tanımlayan bir yazı yazma imkânın olsaydı ne yazardın?
Ali okuma-yazma bilmediği için imza yerine parmak bastı.
Öğretmen ödevle ilgili bir yorumda bulundu. Sadece bir yazma ödevi yapmaları gerekiyor.
Okulda okuma yazma ve güzel ahlakı öğreniriz.
Annem Kürt kıyafetleri giyindi ve başına bir yazma bağladı.
Okuma ve yazma kadar faydalı bir şey yoktur.
Bu adamların hepsi cahil. Ne okuma ne de yazma biliyorlar.