Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "yedek"

Узнайте, как использовать yedek в предложении на турецкий. Более 81 тщательно отобранных примеров.

O turun zaten bir yedek listesi var.
Translate from турецкий to английский

Tom bir araba fabrikasında yedek parça yapıyor.
Translate from турецкий to английский

Eskiden konser verdiğimde Tom ve Mary arkada benim yedek şarkıcılarımdı.
Translate from турецкий to английский

Tom yedek lastiği çıkarmak için bagajı açtı.
Translate from турецкий to английский

Tom'un her zaman bir yedek planı vardı.
Translate from турецкий to английский

Bu araba için yedek parça alamam.
Translate from турецкий to английский

Yedek bir gömleğim yok.
Translate from турецкий to английский

Ondan yapılmış bir yedek anahtarı vardı.
Translate from турецкий to английский

Tom bahçesinde gizli bir yedek anahtar bulundurur.
Translate from турецкий to английский

Yedek parçaları birer birer inceledi.
Translate from турецкий to английский

Evimin dışarıda gizli bir yedek anahtarı var.
Translate from турецкий to английский

Tom takımda olsa bile, o sadece yedek kulübesinde bekler.
Translate from турецкий to английский

Bir yedek öğretmen olarak iş buldum.
Translate from турецкий to английский

Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyorlar.
Translate from турецкий to английский

Yedek anahtarın var mı?
Translate from турецкий to английский

Bize yedek parça gönderiyorlar.
Translate from турецкий to английский

Yedek parçaları peş peşe inceledi.
Translate from турецкий to английский

Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyorum.
Translate from турецкий to английский

Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyor.
Translate from турецкий to английский

Mary bir araba fabrikasında yedek parça yapıyor.
Translate from турецкий to английский

Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyoruz.
Translate from турецкий to английский

Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyorsunuz, değil mi?
Translate from турецкий to английский

Bir yedek anahtarınız var mı?
Translate from турецкий to английский

Araban için kaç tane yedek anahtarın var?
Translate from турецкий to английский

Sana bir yedek alabilir miyim?
Translate from турецкий to английский

Aracınızın yedek lastiği var mı?
Translate from турецкий to английский

Belki bir yedek bulabiliriz.
Translate from турецкий to английский

Tom arabasının bagajına yedek lastik koydu.
Translate from турецкий to английский

Yedek getirin.
Translate from турецкий to английский

Sizin yedek oyuncunuz zaten seçildi.
Translate from турецкий to английский

Lütfen bana bir yedek battaniye ver.
Translate from турецкий to английский

Her zaman bir yedek planın var.
Translate from турецкий to английский

Uçak biraz yedek yakıt taşımalıdır.
Translate from турецкий to английский

Bu arada, yedek pillerin var mı?
Translate from турецкий to английский

Bir yedek planın var mı?
Translate from турецкий to английский

Onların yedek bir planı var mıydı?
Translate from турецкий to английский

Yedek anahtarım var.
Translate from турецкий to английский

Yedek lastik bagajda.
Translate from турецкий to английский

Tom bagajı açtı ve yedek lastiği çıkardı.
Translate from турецкий to английский

Benim yedek planım yok.
Translate from турецкий to английский

Yedek planım yoktu.
Translate from турецкий to английский

Tom yedek parça çalmak için bir depoya gizlice girdi.
Translate from турецкий to английский

Tofu, et için bir yedek olarak kullanılabilir.
Translate from турецкий to английский

Senin aracının yedek lastiği var mı?
Translate from турецкий to английский

O sınıf, okulun ilk haftası için bir yedek öğretmene sahipti.
Translate from турецкий to английский

Bir şeyin aksama ihtimaline karşın Tom'un bir yedek planı vardı.
Translate from турецкий to английский

Senin yedek lastiğini tutmak için en mantıklı yer arabanın bagajındadır.
Translate from турецкий to английский

Üst katta iki yedek odamız var, bunlardan hiçbiri yıllardır kullanılmıyor.
Translate from турецкий to английский

Oda 360 için bir yedek anahtar alabilir miyim?

İki yedek lastik alıyoruz.

Hiç yedek yok.

Her zaman yedek bir plan yapmaya çalışıyorum.

Tom ve Mary, John'un yedek şarkıcılarıdır.

Yedek kopyalar yapan bir programı nasıl yazıyorsunuz?

Bir yedek raketim var.

Tom yedek lastiği almam için bagajı açtı.

Yedek bir odamız var.

Yedek anahtar yaptırdım.

Neyse ki bir yedek planım vardı.

Ali yedek kulübesine "Beni değiştirin." işareti yaptı.

Anadoluspor'da genellikle yedek kalan Ali sezon sonunda düzenli oynayabileceği bir takıma gitmek istediğini söyledi.

Daha önce genellikle yedek soyunan Ali, hoca değişikliğinin ardından takımın banko ismi oldu.

Ali maçı yedek kulübesinden izledi.

Ali bu maç yedek kaldı.

Ali bu maç yedek soyundu.

Yedek almış mıydın?

Otomobil yedek parçaları pahalı.

Sami Leyla'yı yedek dansçı olarak çağırdı.

Sami Leyla'yı yedek rakkase olarak çağırdı.

Bir araba fabrikasında yedek parça yapımında çalışıyor.

Cihaz arızalı olup yedek parça niyetine satılıktır.

Para, hükümetin yedek fonlarından sağlanacak.

Yanni'nin bir oto yedek parça şirketi var.

Orada yedek düğme var.

Alt kısımda dikili yedek düğme var.

Mümkün olan en kısa sürede yedek bir kopya oluşturmalıyız.

"Yedek anahtar var mı?" "Evet, var."

Yedek anahtar var mı?

Yedek anahtarınız var mı?

Yedek anahtarım yok.

Yedek anahtar yok.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский