Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "yere"

Узнайте, как использовать yere в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Kızı onunla her yere gitmeye hevesli.
Translate from турецкий to английский

Vazo yere düştü ve kırıldı.
Translate from турецкий to английский

Central Park çalıştığım yere yakındır.
Translate from турецкий to английский

Kızı onunla birlikte herhangi bir yere gitmeye isteklidir.
Translate from турецкий to английский

Salgından gereksiz yere endişelenmeye gerek yok.
Translate from турецкий to английский

Lütfen yabanmersini kavanozunu Takako'nun göremeyeceği bir yere sakla.
Translate from турецкий to английский

Gazeteyi yere fırlattım.
Translate from турецкий to английский

Kızının ölümünü duyunca tamamen yere yığıldı.
Translate from турецкий to английский

Bayan Baker, genç adamın yakında gitmek zorunda kalacağını biliyordu,böylece yatmadan önce gece arabasını uygun bir yere parkedebilmek için, genç adama arabasını biraz hareket ettirmesi için rica etmeye karar verdi.
Translate from турецкий to английский

Bayan Baker çok yakında genç adamın ayrılmak zorunda kalacağını biliyordu, yatmaya gitmeden önce arabasını gece için uygun bir yere parkedebilmek için genç adama arabasını biraz hareket ettirmesi için rica etmeye karar verdi.
Translate from турецкий to английский

Ona bir araba almıştı ama ehliyeti olmadığı için arabayla hiçbir yere gidemiyordu.
Translate from турецкий to английский

Karım kollarını bağladığında ve ayağını yere vurduğunda, onun kızgın olduğunu biliyorum.
Translate from турецкий to английский

Bir yere gideceğimizi düşünmüştüm.
Translate from турецкий to английский

Yumurtayı yere döktüm.
Translate from турецкий to английский

Oğlum, Londra'ya, doğduğum yere, gitti.
Translate from турецкий to английский

Ağlamamak için boş yere çabaladı.
Translate from турецкий to английский

Köpeğim benimle her yere gider.
Translate from турецкий to английский

Adamın bir araba tarafından yere serildiğini gördüm.
Translate from турецкий to английский

Çift tartışıyordu ve Chris Beth'e vurup yere devirdi.
Translate from турецкий to английский

Bir taşa takıldım ve yere düştüm.
Translate from турецкий to английский

İstediğiniz yere oturun.
Translate from турецкий to английский

Ben onu bir daha sigara içmemesi için boş yere ikna etmeye çalıştım.
Translate from турецкий to английский

Güneş batmadan önce, gideceğimiz yere varacağız.
Translate from турецкий to английский

Bir yere gidiyor musun?
Translate from турецкий to английский

Bir yere bir sınır koymalıyız.
Translate from турецкий to английский

Yeni bir yere alışmak her zaman zaman almaktadır.
Translate from турецкий to английский

Adam yere düştü.
Translate from турецкий to английский

Adam aniden yere düştü.
Translate from турецкий to английский

Gözlüğün yere düştü.
Translate from турецкий to английский

O, planları ile hiçbir yere varamaz.
Translate from турецкий to английский

Ben çakmağı burada bir yere koydum ve şimdi onu bulamıyorum.
Translate from турецкий to английский

Tom hoşlandığı her yere gidebilir.
Translate from турецкий to английский

Tom ona vurup yere yıktı.
Translate from турецкий to английский

Tom arabasını yanlış yere park ettiği için ceza ödemek zorunda kaldı.
Translate from турецкий to английский

Asla bir yere gitmem.
Translate from турецкий to английский

Bir yere gitmek istemiyorum.
Translate from турецкий to английский

İstediğiniz her yere gidebilirsiniz.
Translate from турецкий to английский

O seni hiçbir yere götürmez.
Translate from турецкий to английский

O, gözden uzak bir yere sözlüğünü sakladı.
Translate from турецкий to английский

Tom paltosunu çıkardı ve onu yere attı.
Translate from турецкий to английский

Dizlerimi bükmeden avuç içlerimi yere değdirebilirim.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'nin gereksiz yere ihtiyatlı olduğunu düşünüyor.

Gece için kalacak bir yere ihtiyacımız var.

Eğer bir yere gitmen gerekirse, ben gelip seni alabilirim.

Tom Mary'nin gittiği her yere gitmek istedi.

Tom'un güvenli bir yere gizlenmiş biraz parası var.

Tom kalbimde özel bir yere sahiptir.

Tom Mary'yi her yere götürdü.

Tom herhangi bir yere gitmek zorunda değildir.

Tom doğduğu yere geri dönmek istemiyordu.

Tom köpeği olmadan bir yere gidemedi.

Senin gittiğin yere gitmeye istekliyim.

Avrupa'da bir yere gitmek istiyorum.

Kağıt uçak yavaş yavaş yere düştü.

Postanede, posta gideceği yere göre sınıflandırılır.

Polis her yere baktı ve Tom'la ilgili herhangi bir iz bulamadı.

Polis her yere baktı ve Tom'la ilgili hiçbir iz bulamadı.

Hatta Mary'nin kocası bebek doğuncaya kadar bir yere ayrılmadı.

Dennis yere uzanıp yattı.

Tom o tür bir restoranda yemek yemeği göze alamaz bu yüzden başka bir yere gidelim.

Tom neredeyse her yere baktığını söylese bile Mary'yi bulamadı.

Onu yere koy.

İstediğiniz yere gidebilirsiniz.

Ben onu boş yere aldım.

O silahı yere bıraktı.

Onu istediğiniz yere bırakın.

Tom Mary'ye vurup yere serdi.

Yere oturma.

Yere bak.

O, raketini yere bıraktı.

Onu herhangi bir yere koyabilirsin.

Olduğu yere geri koy.

Mavi kalemini yanlış yere koydum.

O yere düz düştü.

O, yere düştü.

Vazo yere düştü ve parçalandı.

Kartal yere inmek üzere.

Yere bir elma düştü.

Onu bulduğun yere bırak.

O, kitabı boş yere aldı.

O, başka bir yere alışverişe gitti.

Silahını yere at.

İstediğin yere gidebilirsin.

O, boş yere onu bana verdi.

O, bir yerden bir yere taşındı.

Ben pasaportumu bir yere bıraktım.

Yere yakın sisliydi.

İstediğin yere oturabilirsin.

Onu bulduğun yere geri koy.

Gittiğim her yere kameramı götürürüm.

Kitabı olduğu yere geri koy.

Köpeğim her yere benimle birlikte gider.

O bir kamyon tarafından yere serildi.

O, çocuğu yumuşak bir biçimde yere yatırdı.

Uçak yere düştü.

Kitabı bulduğun yere koy.

Bir yere kadar seninle aynı fikirdeyim.

Ben özellikle bir yere gitmek istemiyorum.

Dün gece anahtarımı yanlış yere koydum gibi geliyor.

Bu sabahtan beri şiddetli yağmur yağıyor, bu yüzden bir yere gitmek istemiyorum.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский