Узнайте, как использовать yerin в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
O yer hiçbir yerin ortasında değildir.
Translate from турецкий to английский
Yerin sallandığını hissettim.
Translate from турецкий to английский
Tom altın paralarını koyduğu yerin mükemmel saklama yeri olduğunu düşünüyordu. Fakat, yanılıyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom köşedeki küçük yerin yemek yemek için iyi bir yer olabileceğini düşündü.
Translate from турецкий to английский
Kalacak bir yerin var mı?
Translate from турецкий to английский
Tom Mary ile tanıştığı yerin adını hatırlayamadı.
Translate from турецкий to английский
O, yerin sahibiymiş gibi davrandı.
Translate from турецкий to английский
Tom bir kaya ve sert bir yerin arasında sıkıştı.
Translate from турецкий to английский
Herkesin beni duyduğunu anlayınca yerin dibine girdim.
Translate from турецкий to английский
Favori tatil yerin nedir?
Translate from турецкий to английский
Yerin karla kaplandığını gördük.
Translate from турецкий to английский
Bu yerin gizemli bir atmosferi var.
Translate from турецкий to английский
Yerin adını hatırlayamadım.
Translate from турецкий to английский
Yerin kulağı var.
Translate from турецкий to английский
Senin yerin mi yoksa benimki mi?
Translate from турецкий to английский
Senin yerin belirlendi.
Translate from турецкий to английский
Yaşadığım yerin bahçe düzenlemesindeki insanları sen mi ayarladın?
Translate from турецкий to английский
Balık yediğim yerin sahibini gözüm ısırdı.
Translate from турецкий to английский
Neden otobüste oturduğum yerin önemi var?
Translate from турецкий to английский
Metrolar yerin altında gider.
Translate from турецкий to английский
Hiçbir yerin ortasında değiliz.
Translate from турецкий to английский
Kalmak için bir yerin var mı?
Translate from турецкий to английский
Bu yerin perili olduğunu biliyorum.
Translate from турецкий to английский
Gerçekten güzel bir yerin var.
Translate from турецкий to английский
Yerin bende her zaman özel oldu, biliyorsun değil mi?
Translate from турецкий to английский
Bu yerin güvenli olduğundan emin misin?
Translate from турецкий to английский
Bu yerin sahibi misin?
Translate from турецкий to английский
Bu yerin kuzeyinde bir yol var.
Translate from турецкий to английский
O yerin nerede olduğunu bilmek istiyorsun, değil mi? O bir sır olarak kalır.
Translate from турецкий to английский
Tom, bir yerin yaralanmadı değil mi?
Translate from турецкий to английский
Olman gereken başka bir yerin olmadığını umuyorum.
Translate from турецкий to английский
Senin yerin benim yanımda.
Translate from турецкий to английский
Bunun için yerin var mı?
Translate from турецкий to английский
Muhtemelen gidecek bir yerin var.
Translate from турецкий to английский
Hâlâ yaşamak için bir yerin var.
Translate from турецкий to английский
Gidecek başka bir yerin yok mu?
Translate from турецкий to английский
Zaten kalacak bir yerin olduğunu düşündüm.
Translate from турецкий to английский
Bu gece kalacak bir yerin var mı?
Translate from турецкий to английский
Tom, utancından yerin dibine girmek istedi.
Translate from турецкий to английский
Tom bu yerin perili olduğunu düşünüyor.
Translate from турецкий to английский
Affedersiniz, Bu yerin isme ne?
Translate from турецкий to английский
Bu ürünü küvet, lavabo, duş, yüzme havuzu ya da su ve rutubetin olduğu başka herhangi bir yerin yanında kullanmayınız.
Translate from турецкий to английский
Silahsızsın ve kaçabilecek hiçbir yerin yok.
Translate from турецкий to английский
Tom'un olduğu yerin bu olduğuna emin misin?
Translate from турецкий to английский
Bir kasırga sırasında evinizde en güvenli yerin neresi olacağını düşünüyorsunuz?
Translate from турецкий to английский
Olmamız gereken yerin bu olduğundan emin misin?
Translate from турецкий to английский
Gitmek için bir yerin var mı?
Yerin adı nedir?
Yerin bu olduğundan emin misin?
Bu yerin ismi ne?
Bu yerin ihtiyacı olan şey iyi bir okul.
Bu senin yerin değil, değil mi?
Bu senin yerin mi?
Bu yerin ne kadar güzel olduğunu unuttum.
Kalmak için başımın üstünde yerin var.
Bu senin yerin değil.
Bu yerin savunulması zor olacaktır.
Tom'un saklandığı yerin neresi olduğunu bana söyle.
Başımızın üstünde yerin var Tom.
Koşucu yerin içindeki deliğin üzerinden zıpladı.
Bu hasarı bildirdikten sonra, sigortadaki bonuslarım yeniden yerin dibini boylayacak.
Tom yaşadığı yerin yanındaki bir otelde benim için bir oda rezervasyon yaptırdı.
Benim tek şikayetim çalıştığım yerin evime yakın olmamasıdır.
Yerin titrediğini hissettik.
Başımın üstünde yerin olacak.
O yerin yiyeceği lezzetlidir ve fiyatları düşüktür. Ancak onların yeri iyi değildir.
Taksimiz Chuck's Bar and Grill denilen bir yerin dışında durdu.
Bu yerin sahibi Tom'dur.
Çadır için bir yerin var mı?
Ağırlık her zaman yerin merkezine doğru yönelmiş bir güçtür.
Yeterli yerin var mı?
Polis bu yerin her santimini ince eleyip sık dokudu.
Bizi eleştirerek yerin dibine sokmaktan ne zaman vazgeçeceksin?
Tom yerin dibine girmek istedi.
Powerpoint sunumunun ciddi kusurlar içerdiği gösterildiğinde Tom utancından yerin dibine girdi.
Bu yerin hiç tozunu almıyor musun?
Şimdi tüm kahramanlar yerin altında yatıyor.
Bu yerin kutsallığı bozulmuş.
8 ayak kare bir yerin alanı 64 ayak karedir.
Yerin güzel.
Üç yıl önce bu yerin nasıl olduğunu merak ediyorum.
Onu yapmak için bir yerin var mı?
Bu şeyi park etmek için yerin var mı?
Bu boyutta bir kamyonu park edecek bir yerin var mı?
En güvenli yerin nerede olacağını düşünüyorsunuz?
Bunu yapmak için bir yerin var mıydı?
Sami yerin altı feet altındaydı.
Sami, Leyla'nın cesedinin bulunduğu yerin çok yakınında yaşıyordu.
Tom muhtemelen park ettiği yerin polis arabaları için ayrıldığını bilmiyor.
Gidecek hiçbir yerin yok.
Tom utancından yerin dibine girdi.
Her zaman başımın üstünde yerin var.
Al sen de, bir yerin şişmesin.
Bir yerin şişer sonra.
Yerin kulağı vardır.
Irak yerin haberini kervan getirir.
Yirminci Kolordu Komutanı'ndan, üç gün sonra, 26 Mayıs 1919'da aldığım yanıtta İzmir'den düzenli bilgi alamadıklarını, düşmanın Manisa'ya girişini de telgrafçıların haber verdiğini, kolordunun Ereğli'de bulunan birliklerinin hepsi trenle taşınamadığından, karadan yürüyüşe başladıklarını, ancak yerin uzaklığı dolayısıyla Ankara'ya ne zaman ulaşacaklarının belli olmadığını bildiriyordu.
O yerin tekinsiz olduğu söyleniyor.
Başımın üstünde yerin var.
Senin yerin ayrı, onun yeri ayrı.