Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "yumuşak"

Узнайте, как использовать yumuşak в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Hava yumuşak ve toprak nemli.
Translate from турецкий to английский

O, yumuşak bir sesle konuştu.
Translate from турецкий to английский

Tadashi yumuşak bir sese sahip.
Translate from турецкий to английский

Onun sesi yumuşak ve güzeldi.
Translate from турецкий to английский

Ayakkabılar, deriye benzeyen yumuşak bir malzemeden yapıldı.
Translate from турецкий to английский

İpek yumuşak ve pürüzsüzdür.
Translate from турецкий to английский

Bu kitabın hem sert hem de yumuşak kapak sürümleri mevcuttur.
Translate from турецкий to английский

Yaşlı adam öne doğru eğildi ve karısına yumuşak bir sesle sordu.
Translate from турецкий to английский

Tom daha yumuşak uçlu bir kurşun kalem istedi.
Translate from турецкий to английский

Onun yumuşak konuşmasıyla kolaylıkla içeri alındım.
Translate from турецкий to английский

Büyükannem sadece yumuşak gıdaları yiyebilir.
Translate from турецкий to английский

Yumuşak başlıyım.
Translate from турецкий to английский

O yumuşak başlı.
Translate from турецкий to английский

Bu sığır eti yumuşak.
Translate from турецкий to английский

Bu kumaş yumuşak.
Translate from турецкий to английский

Bu ipek yumuşak.
Translate from турецкий to английский

Lütfen sadece yumuşak yiyecekler ye.
Translate from турецкий to английский

Deniz sakin ve yumuşak görünüyor.
Translate from турецкий to английский

O, çocuğu yumuşak bir biçimde yere yatırdı.
Translate from турецкий to английский

Onun yumuşak ve net bir sesi vardır.
Translate from турецкий to английский

Bu yumuşak ve pürüzsüzdür.
Translate from турецкий to английский

Ben yumuşak bir yatakta uyumayı seviyorum.
Translate from турецкий to английский

Bu kış yumuşak geçti.
Translate from турецкий to английский

Mumun alevi yumuşak esintide titriyor.
Translate from турецкий to английский

Öğretmenimin çok yumuşak bir sesi var.
Translate from турецкий to английский

Uzun kara kış sonunda bitti ve yerini yumuşak ılıman bahara bıraktı.
Translate from турецкий to английский

Etrafındaki insanlarla yumuşak bir şekilde konuştu.
Translate from турецкий to английский

Çocuklarla yumuşak bir sesle konuştu.
Translate from турецкий to английский

Hindi yumuşak ve sulu.
Translate from турецкий to английский

O yumuşak kilden ufak bir heykel yaptı.
Translate from турецкий to английский

Lunaparkta Mary yalnız başına ağlayan bir oğlan buldu ve yumuşak bir sesle "Merhaba yavrum, sorun nedir? Kayıp mı oldun? Seni Kayıp Çocuklar Şubesine götüreyim mi?" dedi.
Translate from турецкий to английский

Senpai, bana biraz yumuşak dondurma alır mısın?
Translate from турецкий to английский

Gölgelerin kenarları keskin ya da yumuşak olabilir.
Translate from турецкий to английский

Tom yatağın çok yumuşak olduğunu düşünüyordu.
Translate from турецкий to английский

Yumuşak ellerin var.
Translate from турецкий to английский

Bizim öğretmenimiz hem sert hem de yumuşak huyludur.
Translate from турецкий to английский

Yastığım çok yumuşak!
Translate from турецкий to английский

Yavaş bir el hareketiyle onun bir tutam saçını kenara itti. Sonra, şefkatle ve yumuşak bir şekilde kulağının alt tarafından boynunu öptü.
Translate from турецкий to английский

Ekmek çok yumuşak olduğu için zor kesiliyor.
Translate from турецкий to английский

O yumuşak.
Translate from турецкий to английский

Gözyaşları, onun yumuşak yanaklarından aşağıya süzüldü.
Translate from турецкий to английский

Tom yumuşak huylu.
Translate from турецкий to английский

Ellerin gerçekten yumuşak.
Translate from турецкий to английский

Biraz daha yumuşak konuşur musunuz?
Translate from турецкий to английский

Teni yumuşak.
Translate from турецкий to английский

Bunun yumuşak olmasını seviyorum.
Translate from турецкий to английский

Bir incitici söz ve bir küçümseme hariç, asla daha yumuşak tutkularla konuşmadı.

Onlar Johnson'ı çok yumuşak olmakla suçladı.

Onlar başkan Johnson'u çok yumuşak olmakla suçladı.

O yaz gecesinde sevgilimin yumuşak ve nemli cildini asla unutmayacağım.

Çocuklar yumuşak ve yapışkan ayıları severler.

Tom yumuşak başlıydı.

Bu kumaş çok yumuşak.

Et gerçekten yumuşak.

Çocuklara karşı o kadar yumuşak olma.

Ben yumuşak başlı değilim.

Onun yumuşak bir dili vardır.

Ölüm çok güzel olmalı. Kafanın üzerinde sallanan yeşil otları olan yumuşak kahverengi toprakta uzanmak ve sessizliği dinlemek. Dünü ve yarını olmamak. Zamanı unutmak, hayatı bağışlamak, barışık olmak.

Sadece güzel yumuşak bir yatakta uyumak istiyorum.

Kızın yumuşak bir kalbi var.

Buradaki iklim çok yumuşak olduğu için burada kışın bile nadiren kar yağar.

Bu yumuşak bir şaraptır.

Bu yıl kış yumuşak, değil mi? Bu çok hoş.

Bu kurabiyeler yumuşak ve çiğnenebilirdirler.

Kar yumuşak ve kabarıktı.

Yumuşak tabiatlı bir insandır.

Yumuşak bir tabiatı vardır.

Bu yıl yumuşak bir kış geçirdik.

Buna dokun. Gerçekten yumuşak.

O seyirciye yumuşak bir sesle hitap etti.

Bütün yumuşak meyveleri severim, özellikle çilekleri.

Kahve bir kızın ilk buluşmasındaki öpücük kadar sıcak, o gece kızın kucağı kadar yumuşak ve annesinin kızı bulduğu zaman ettiği küfürler kadar siyah olmalıdır.

O gerçekten yumuşak yüz hatlarına sahip.

Cildiniz çok yumuşak.

Kar gelmeden yumuşak havanın tadını çıkarın.

Çalan yumuşak müzik vardı.

Ben sadece yumuşak tuvalet kağıdı alırım.

Ben sadece süper yumuşak tuvalet kağıdı satın alırım.

Öğretmen yumuşak bir biçimde konuşuyor.

Gül yaprakları çok yumuşak.

İşte iki tane kurşunkalem: biri sert ve diğeri yumuşak.

Bu eşarp yumuşak hissettiriyor.

Et pürüzsüz ve yumuşak.

O yumuşak bir cilde sahip.

Bu yatak çok yumuşak.

Yumuşak bir ipek tüm vücudunu örtüyordu.

Tom'un yumuşak bir sesi var.

Tom yumuşak bir sesle şarkı söyledi.

Tom yaşlılığında yumuşak başlı oluyor.

Onun sesi yumuşak ve kibardı.

Bu yumuşak.

Zemin çok yumuşak.

Onun cildi mükemmel bir şekilde yumuşak.

Bu alpaka yün eldiven yumuşak ve sıcak.

Tom iyi bir yönetici olmak için çok yumuşak

Çocuklar bahçede banklarda oturmaz, yumuşak çimlerin üzerinde uzanırlar.

Bu yatak benim için çok fazla yumuşak.

Bu yatak benim için çok yumuşak.

O uzun, yumuşak kahverengi saçlı, uzun boylu, zayıf bir kızdı.

Bu gece güzel yumuşak bir yatakta nasıl uyumak istersiniz?

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский