Узнайте, как использовать yuvarlak в предложении на турецкий. Более 46 тщательно отобранных примеров.
Irene Pepperberg, Alex adını taktığı bir papağanın önünde yuvarlak bir tepsi tutuyor.
Translate from турецкий to английский
Julien, John Lennon gibi, yuvarlak gözlükler takıyor.
Translate from турецкий to английский
Julian, John Lennon'unki gibi yuvarlak gözlük takıyor.
Translate from турецкий to английский
Dünya yuvarlak.
Translate from турецкий to английский
Biz bir yuvarlak masa aldık.
Translate from турецкий to английский
Onun yuvarlak bir yüzü var.
Translate from турецкий to английский
Millet yuvarlak masanın etrafında toplandı.
Translate from турецкий to английский
Kafamda yuvarlak kel bir nokta var.
Translate from турецкий to английский
O, Dünyanın yuvarlak olduğuna inanıyordu.
Translate from турецкий to английский
Mary bebeğinin sevimli, yuvarlak yüzünü çok seviyor.
Translate from турецкий to английский
Columbus dünyanın yuvarlak olduğunu savundu.
Translate from турецкий to английский
Açıkçası dünya yuvarlak değil.
Translate from турецкий to английский
Columbus dünyanın yuvarlak olduğuna inanıyordu.
Translate from турецкий to английский
Oyunu oynayanlar yuvarlak oluşturacak şekilde (bacak ve ayakların konumu ters v seklinde) oturur ve sıkıca kenetlenirler. Ortaya bir ebe geçer. Eller bacakların altında olur ve bir havlu (ucu bağlanarak topuz haline getirilmiş) elden ele bacakların altında gezdirilir. Ebe olan bacakların arasından o havluyu almaya (bulmaya) çalışır. Tabi bu arada herkes sallanmakta ve pisi pisi demekte ve çeşitli şekillerde bağırmaktadırlar. Havluyu, uygun konumu bulan, ebenin sırtına hızlıca vurur ve tekrar alta verir ve havlu gezdirilir. Havluyu ebe kimin altında yakalarsa o kişi ebe olur ve ortaya geçer.
Translate from турецкий to английский
Tom listeden üç ismi yuvarlak içine aldı.
Translate from турецкий to английский
Öğretmen onlara dünyanın yuvarlak olduğunu öğretti.
Translate from турецкий to английский
Dünya'nın yuvarlak olduğunu doğruladılar.
Translate from турецкий to английский
Bizim ihtiyacımız kare masa, yuvarlak değil.
Translate from турецкий to английский
O günlerde insanlar zaten dünyanın yuvarlak olduğunu biliyorlardı.
Translate from турецкий to английский
Yuvarlak bir yüzü var.
Translate from турецкий to английский
Denis, Wilson'un yuvarlak suratına gülüyor.
Translate from турецкий to английский
Dünya neden daha havalı olan bir şekilde, küp mesela, değil de yuvarlak?
Translate from турецкий to английский
Dünya'nın yuvarlak olduğuna inanıyordu.
Translate from турецкий to английский
Yuvarlak kutular mı? Deli misin sen?
Translate from турецкий to английский
Tanrım, ben şimdi 25 yaşındayım. Bu korkunç değil mi? Yuvarlak hesap, 30 yaşındayım!
Translate from турецкий to английский
Yuvarlak bir lamba, tavanın ortasında asılıyor.
Translate from турецкий to английский
Milattan önce 384 ve 322 yılları arasında yaşamış olan Aristo, Dünya'nın yuvarlak olduğuna inanıyordu. Dünya'nın evrenin merkezi olduğu; Güneş'in, Ay'ın ve bütün sabit yıldızların da onun çevresinde döndüğü görüşündeydi.
Translate from турецкий to английский
Bu bir yuvarlak solucan.
Translate from турецкий to английский
Türlere bağlı olarak, guavalar yuvarlak veya oval olabilir.
Translate from турецкий to английский
Kedi büyük, yuvarlak, mavi gözleriyle yoğun olarak ona baktı.
Translate from турецкий to английский
Onların oturma odasında bir yuvarlak masası var.
Translate from турецкий to английский
Yuvarlak Masa Şövalyeleri, masanın etrafında toplandılar.
Translate from турецкий to английский
Kolomb, dünyanın yuvarlak olduğunu iddia etti.
Translate from турецкий to английский
Dünyanın yuvarlak olduğu gerçeğini kimse inkar edemez.
İnsanlar bir zamanlar dünyanın yuvarlak olduğu fikriyle alay ettiler.
Dünyanın yuvarlak olduğu doğrudur.
Tavan arasında yuvarlak bir masa vardı.
İsmim neden yuvarlak içine alındı?
Dünya delikanlı olsaydı yuvarlak olmazdı.
Kolomb dünyanın yuvarlak olduğunu varsaydı.
Dünya delikanlı olsa yuvarlak olmazdı.
O, Dünya'nın yuvarlak olduğuna inanmıyor.
Yuvarlak masanın üstünde kareli bir masa örtüsü seriliydi.
Dünya çok yuvarlak, biraz düz olmasını ben de isterdim.
Odanın ortasında yuvarlak bir masa vardı.
Hem yuvarlak hem şirindir.