Узнайте, как использовать zarif в предложении на турецкий. Более 29 тщательно отобранных примеров.
Adam zarif.
Translate from турецкий to английский
O zarif bir görünüme sahip.
Translate from турецкий to английский
Komşumuz kendisine zarif bir at aldı.
Translate from турецкий to английский
Bu oldukça zarif.
Translate from турецкий to английский
Buz pateni zarif ve güzel olabilir.
Translate from турецкий to английский
Mary herkese karşı zarif.
Translate from турецкий to английский
Çirkin ördek yavrusu zarif bir kuğu oldu.
Translate from турецкий to английский
Zarif bir çözüm var.
Translate from турецкий to английский
Tom özrümü zarif bir şekilde kabul etti.
Translate from турецкий to английский
O çok zarif.
Translate from турецкий to английский
Araç durumu Rus dilinin en zarif yönlerinden biridir.
Translate from турецкий to английский
Genç adam zarif giyinmişti.
Translate from турецкий to английский
Dansçının zarif eylemi seyirciyi hayran bıraktı
Translate from турецкий to английский
O çok zarif değil.
Translate from турецкий to английский
Narin, zarif çiçekler çiçek açmış.
Translate from турецкий to английский
O, odanın etrafında zarif bir şekilde yürüdü.
Translate from турецкий to английский
Bu sizin için doğal olmayabilir, ama en azından biraz daha zarif olmaya çalışın.
Translate from турецкий to английский
O zarif bir biçimde dans eder.
Translate from турецкий to английский
O zarif ve kibardır.
Translate from турецкий to английский
Ne zarif bir yat!
Translate from турецкий to английский
O güzel ve ayrıca çok zarif.
Translate from турецкий to английский
Fadıl, zarif Leyla'yı acımasız bir dünyadan kurtarmak istedi.
Translate from турецкий to английский
Layla'nın çok zarif özellikleri vardı.
Translate from турецкий to английский
Bugün Mary zarif dekoratif gözlük takıyor.
Translate from турецкий to английский
Tom zarif bir adamdır.
Translate from турецкий to английский
Zarif görünmüyor.
Translate from турецкий to английский
İstasyonda bizi iki beyefendi bekliyordu. Biri meraklı ve keskin bakışlara sahip açık mavi gözleri ve aslan yelesini andıran saçı sakalı ile sarışın, uzun boylu; diğeri ise çenesine doğru uzayan favorileri, giydiği frak ve tozluğuyla düzgün ve zarif görünen, gözlüklü, etrafı süzen ufak tefek biriydi.
Translate from турецкий to английский
Onun zarif bir yüzü var.
Translate from турецкий to английский
Çok zarif görünüyorsun.
Translate from турецкий to английский