Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "zor"

Узнайте, как использовать zor в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Zor durumlarla başa çıkamıyor.
Translate from турецкий to английский

Seni anlamak gerçekten çok zor.
Translate from турецкий to английский

Eğer oyun kasetinin metal plaka terminali pis ise oyun konsoluna kaset yerleştirildiğinde oyunun başlaması zor olabilir.
Translate from турецкий to английский

Bu kitabın anlaşılması çok zor.
Translate from турецкий to английский

İngilizce çok zor, değil mi?
Translate from турецкий to английский

Bu benim çözemeyeceğim kadar zor bir problem.
Translate from турецкий to английский

Buna inanmam zor.
Translate from турецкий to английский

İngilizce konuşmak zor değildir.
Translate from турецкий to английский

Çözmesi zor bir problemdi.
Translate from турецкий to английский

O, yeni okuldaki hayata kendini alıştırmayı çok zor buldu.
Translate from турецкий to английский

Bu zor.
Translate from турецкий to английский

Bana göre buna inanmak zor.
Translate from турецкий to английский

İngilizce, anlamam için çok zor.
Translate from турецкий to английский

Onu pratiğe koymayı zor buldum.
Translate from турецкий to английский

Bir sürü kişi pandispanyayı fırınlanması zor sanmakta, ama yeterince yumurta kullanırsanız hiçbir şey sahiden ters gitmeyebilir.
Translate from турецкий to английский

Çince öğrenmek çok zor gibi görünse de, düşündüğünüz kadar zor değil.
Translate from турецкий to английский

Çince eğitimi zor gibi görünse de, düşündüğünüzden daha kolaydır.
Translate from турецкий to английский

Onun bileti almasının zor olduğunu düşündüm.
Translate from турецкий to английский

O yaklaşması zor bir adamdır.
Translate from турецкий to английский

Patronum zor işi bana verdi.
Translate from турецкий to английский

Onu memnun etmek zor.
Translate from турецкий to английский

Bu zor durumla kim baş edebilir?
Translate from турецкий to английский

O, başlangıçta zor olacak, fakat her şey başlangıçta zordur.
Translate from турецкий to английский

Ne kadar yaşlanırsan, yeni bir dili öğrenmek o kadar zor olur.
Translate from турецкий to английский

Ben, makineyi kullanmayı zor buldum.
Translate from турецкий to английский

Ben prensip olarak yasağa katılıyorum fakat uygulamada oldukça zor olacak.
Translate from турецкий to английский

Tom ona inanmayı zor buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom o kitabı okumayı zor buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom her zaman öyle kısık sesle konuşur ki ne söylediğini ben zar zor anlayabiliyorum.
Translate from турецкий to английский

Ben bu kitabı çok zor buldum.
Translate from турецкий to английский

George o zor işi almaya isteksizdir.
Translate from турецкий to английский

Durumla başa çıkmak benim için zor.
Translate from турецкий to английский

Tonlama herkesin bildiği gibi yabancı dilin kazanması zor bir parçasıdır.
Translate from турецкий to английский

Biz onların dükkanının bir başarısızlık olduğunu düşündük, fakat şimdi, zor günleri atlattılar ve hatta büyüdüler.
Translate from турецкий to английский

Zor iş onu tüketti.
Translate from турецкий to английский

Söylediği gerekçeyi anlamak zor.
Translate from турецкий to английский

O, yüzerken zor bir zaman geçiriyordu.
Translate from турецкий to английский

Çarpılmaktan zar zor kurtuldum.
Translate from турецкий to английский

Zor kurtuldum.
Translate from турецкий to английский

Joan zor bir çocukluk geçirmesine rağmen büyük bir aktris oldu.
Translate from турецкий to английский

Karım uzaktayken zor durumdaydım.
Translate from турецкий to английский

Eski alışkanlıklar zor biter.
Translate from турецкий to английский

Kullanılmış bir araba almam çok zor.
Translate from турецкий to английский

Bu lekeyi çıkarmak zor olacak.
Translate from турецкий to английский

O, zor iş midir?
Translate from турецкий to английский

Ancak Japonya hâlâ diğer ülkeler tarafından yeterince anlaşılamamıştır, ve Japonlar, aynı şekilde, yabancıları anlamayı zor bulmuştur.

Sigara içme alışkanlığından vazgeçmek zor.

Bu soruya cevap vermek zor.

O ilgilenmesi zor bir insandır.

Zor zaman geçirdi mi?

Yerinde olsam, böyle zor bir durumda aynı şeyi yaparım.

Bu geyik türlerinin yakalanması o kadar zor ki yabanda şu ana kadar sadece iki tanesinin resmi çekildi.

Problemi çözmeyi zor buldum.

Problemi çözmek zor.

Tom testi zor buldu.

Ai, Ken ile arkadaş olmayı zor buluyor.

Ne kadar zor bir şey, sevmek ve akıllı olmak, ve her ikisi birden.

Saygın bir insan bulmak bir piyango kazanmaktan daha zor.

Onun planı çok zor gibi görünüyordu, ama çok geçmeden önce mümkün olduğu anlaşıldı.

Okul çalışması zor mu?

Bir avukatın zor bir durumda küçük konularda bile her taşın altına bakması ve aynı konuda sonuca ulaşmak için ısrarla belirtmesi önemlidir.

Hangi takımın kazanacağını bilmek zor.

Onun gelecek sefer ne yapacağını tahmin etmek zor.

Tom kendini Fransızca olarak ifade etmeyi zor buldu.

İyi müziği takdir etmek hiç de zor değildir.

Keşke bu zor durumda bana ne yapmam gerektiğini söylesen.

Bu günlerde iş edinmek zor.

Tom zor işitir.

Tom Mary'ye oldukça zor bir soru sordu.

Onun için oldukça zor olacak.

Tom, bir yabancı dil öğrenmenin zor olduğunu söylüyor.

Ben Tom'un adam kaçırmaya karıştığını inanmayı zor buluyorum.

Onlar aynı derecede zor taleplerde bulundular.

Yeni okul öğrencileri ile geçinmek zor gibi görünüyor

Tom Mary'yi hastaneye gitmesi için ikna etmenin zor olacağını biliyordu.

Tom Mary'nin araba süremeyecek kadar yaşlı olduğuna ikna etmenin zor olacağını biliyordu.

Tom ilgilenilmesi çok zor biridir.

Tom Mary'nin söylediğine inanarak zor zaman geçiriyor.

Tom zor bir hafta geçirdi.

Tom geçen yıl zor günler geçirdi.

Tom yapmayı söz verdiği yetimhaneyi yaptırmak için yeterli parayı toplamada zor zamanlar geçirdi.

Tom bir bisiklete binmeyi öğrenmede zor zamanlar geçirdi.

Tom, iş bulurken zor zamanlar geçirdi.

Tom bir taksi bulmada zor bir zaman geçirdi.

Tom nefes almayı çok zor buldu.

Tom bir sokak müzisyeni olarak geçinmeyi zor buldu.

Tom Mary'nin ondan hiç hoşlanmadığına inanmayı zor buldu.

Tom Mary'yi anlamayı zor buldu.

Tom küçük baskıyı okumayı zor buluyor.

Bu problemi çözmem zor.

Tom kesnlikle zor bir işe sahip.

Tom'la ilgilenmek ara sıra zor olabilir.

Tom'un birini öldürebileceğine inanmak zor.

Bu kitap okuyamayacağım kadar çok zor.

Bu kitap çok zor, ben onu okuyamıyorum.

Bu kitap senin okuyamayacağın kadar zor.

Bu kitap bir haftada okunulmayacak kadar zor.

Bu kitap okunmayacak kadar çok zor.

Bu kitabı okumak özellikle zor.

Bu kitap benim anlamam için çok zor.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский