Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "aktarmak" in турецька

unknown

  1. bir şeyi bir yerden, bir kaptan bir başka yere ya da kaba geçirmek, boşaltmak, dökmek.

    • Suyu kovaya aktardı
  2. akmakta olan suyun yolunu değiştirmek, onu başka yöne çevirmek.

    • Adam suyu kendi tarlasına aktarmak isterken görülmüş
  3. tarlayı altı üstüne gelecek biçimde iyice bellemek ya da sürmek.

    • Toprağını aktarmak için bir çift öküz aldı
  4. damı elden geçirip kırık kiremitlerin yerine sağlamlarını koymak.

    • Adam damını aktarmak için yeni kiremit aldı
  5. bir kitabı baştan sona okumak.

    • Bu romanı üç kez aktardım
  6. bir dilden bir başka dile çevirmek.

    • İngilizceden dilimize birkaç yapıt aktarmak için çalıştı, ama olmadı
  7. bir yerde yayımlanmış bir yazıyı oradan olduğu gibi alarak başka bir yerde yeniden yayımlamak ya da bir yazıdan başka bir yazıya parça almak.

    • Yazınızı dergiye aktarmak istiyoruz
  8. iletmek, bildirmek.

    • Söylediklerinizi ona aktarmak isterim
  9. bir parçayı yazılı olduğu diziden başka bir dizide çalmak ya da yeniden yazmak.

  10. bir tekniğe göre biçimlendirmek, uydurmak.

    • Bir romanı filme aktarmak güçtür
  11. taşımak.

    • Bu rengi tabloya aktarmak, doğayı aktarmaktır