Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "dokunmak" in турецька

unknown

  1. el sürmek, değmek.

  2. nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık gibi niteliklerini deri altındaki sinir uçları aracılığıyla duyumsamak.

  3. eski durumunu bozacak biçimde karıştırmak.

    • Kitaplarıma dokunmuşlar
  4. harcamak, kullanmak.

    • Kendi parasına dokunmak istemiyor
  5. sağlığını bozmak, iyi gelmemek.

    • Kahve bana dokunuyor
  6. rahatını, huzurunu bozmak. tedirgin etmek, sataşmak.

    • Ona dokunmak isteyen karşısında beni bulur
  7. (söz, ses, durum vb.) insanın içine işlemek, insanı duygulandırmak, etkilemek.

    • Bu türkü bana dokunur
  8. zarar vermek, kötülük etmek.

    • Bu iş ona dokunur
  9. (iyilik, kötülük gibi kavramlarla birlikte) olmak.

    • Sana onun çok iyiliği dokunabilir
  10. sözünü etmek, değinmek.

    • Görüşmede bu konuya dokunmak istemedim
  11. çok hafif bir biçimde değmek.

    • Saçları yüzüme dokunuyordu
  12. anlayış, onur, erdem, gurur gibi kavramlara aykırı bir durum ortaya çıkmak, bunlara aykırı olmak.

    • Bu sözler gururuna dokundu
  13. (olumsuz biçimiyle kullanıldığında) almak.

    • Hırsız kasadaki paraya dokunmamış