Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "kalıp" in турецька

Etymology

Arapça

ad

  1. metallere istenilen biçimi vermek için kullanılan, ergitilmiş metalin içine döküldüğü oyuk nesne.

    • Dökmeci kalıbında döküm yapılır
  2. bir şeye belirli bir biçim vermeye ya da bir şeyin biçimini korumaya yarayan araç.

    • Ayakkabını kalıba koyar mısın?
  3. basımcılıkta, metni basmakta kullanılan metal klişe.

    • Formaların kalıpları hazırlandı
  4. genellikle küp biçiminde bir kalıba dökülerek yapılmış olan.

    • İki kalıp beyazpeynir tartın
  5. giysi dikmekte kullanılan, giysinin biçim bakımından örneği, biçki modeli.

  6. hece ölçüsünde, bir dizedeki hecelerin toplamı, aruzda belirli, içi doldurulmaya hazır bir dize.

    • Ozan, kalıplardan kurtulmuş
  7. biçim, durum, örnek.

    • Türlü kalıplara girip çıkanlar vardır
  8. gösterişli dış görünüş.

    • Bunu nasıl yaparsın, kalıbından da mı utanmıyorsun?
  9. durumunu hiç bozmamak.

  10. (giysi vb.) tam uymak, iyi durmak.

  11. hiç kımıldamaksızın, sağa sola dönmeksizin yatmak.

  12. hastalanarak bitkin bir durumda yatağa düşmek, yatmak.

  13. (kişi) çıkarı uğruna her duruma uymak, sık sık değişmek.

  14. (kişi) sık sık iş değiştirmek.

  15. (iş) sık sık biçim, yön, durum değiştirmek.