Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "sıra" in турецька

ad

  1. aynı çizgi üzerinde yan yana ya da art arda dizilmiş olan şeylerin ya da kimselerin tümü.

  2. bu biçimdeki topluluğun durumu.

    • Çocuklar, sırayı bozmadan yürüyün
  3. belirli niteliğe ya da düzene göre dizilme durumu.

    • Boy sırasına girin
  4. bir şeye ayrılan, rastlayan ya da uygun görülen zaman.

    • Öğle yemeği sırasında iş çıkarmayın
  5. genellikle okul sınıflarında bulunan, birkaç kişinin yan yana oturabileceği biçimde ve tahtadan yapılmış oturacak yer.

    • İkimiz aynı sırada oturuyoruz
  6. düzen.

    • İşleri sıraya koymak gerekir
  7. sıra oluşturan, sıra durumunda olan, dizi.

    • Orada bir sıra araba vardı
  8. rasgele alınan, seçilmeyen.

    • Sıra malına para verilmez
  9. (sıra ile olan bir şeyde) uygun zaman, nöbet.

    • Sıra sana geldi
  10. sözcüğü <b> <i>ardı, arkası, önü, yanı</i> </b> sözcüklerinden sonra gelerek tamlamalar kurar ve ardından, arkasından, önünden, yanından, birlikte anlamlarında kullanılır.

    • Ardı sıra gittik. Arkası sıra koştular. Önü sıra yürüdüm. Yanı sıra koştuk
  11. sırası düşmek.

    • Sırası gelince her işi yaparız
  12. (bir şeyde) başkasından sonra sıra kendine gelmek.

    • Muayene için sırası geleni içeri alıyorlardı
  13. gerekince.

    • Sırasında içki içtiği de olurdu
  14. yerinde ve zamanında.

    • İstek sırasındaysa yerine gelir