unknown
yürümek eylemini yaptırmak, yürümesini sağlamak.
gereğini yapmak, yerine getirmek, uygulamak.
tartışılması ya da kabul edilmesi için öne sürmek.
işinden ya da bulunduğu yerden çıkarmak ya da bir başka yere göndermek, atamak.
bir şeyi, sahibinin haberi olmaksızın almak, çalmak.