Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "yetişmek" in турецька

unknown

  1. erişmek, ermek, ulaşmak, varmak.

    • Koşarak ona yetiştim
  2. (belli bir zamana değin) hazır olması gerekmek, tamam olmak, hazırlanmak, bitmek.

    • İş akşama yetişir
  3. vaktinde ulaşmak, vaktinde varmak, vaktinde bulunmak.

    • Otobüse yetişmek için koştum
  4. uzanıp dokunabilmek, değmek, erişmek.

    • Dala yetişmek kolay olsaydı kiraz yerdik
  5. gidenlere ya da bir işe başlamış olanlara sonradan katılmak.

    • Gideli çok oldu, onlara yetişmek zordur
  6. üremek, büyümek, olmak.

    • Bu gölde alabalık yetişir
  7. yapmaya zaman bulmak, yapabilmek.

    • İşler çoktu, hepsine yetişmek istese de olmuyordu
  8. yeterli olmak, yetmek.

    • Zaman yetişirse onu da görürüz
  9. bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı ya da kimseyi görmüş olmak.

    • Çocuktu ama cumhuriyetin ilanına yetişmişti
  10. iş görebilecek yaşa gelmek, büyümek.

    • İki oğlu yetişti, işin başına onlar geçti
  11. eğitim, öğrenim görmüş olmak, öğrenmek.

    • Özel okullarda yetişmek bir ayrıcalık sayıldı
  12. birinin yardımına koşmak.

    • Komşular yetişti, elbirliğiyle harmanı kaldırdık
  13. aynı düzeye gelmek, aradaki farkı kapatmak.

    • Avrupa’ya yetişmek için çok çalışmalıyız