Дізнайтеся, як використовувати çıkaran у реченні турецька. Понад 25 ретельно відібраних прикладів.
Kavgayı çıkaran sensin.
Translate from турецька to англійська
Problemi çıkaran çözsün.
Translate from турецька to англійська
Çöpleri dışarı çıkaran bendim.
Translate from турецька to англійська
Çöpleri dışarı çıkaran kişi bendim.
Translate from турецька to англійська
Çöpü dışarıya çıkaran Tom'du.
Translate from турецька to англійська
Gerçekleri en çok açığa çıkaran, en çabuk ölür.
Translate from турецька to англійська
Bu foyasını meydana çıkaran bir şey.
Translate from турецька to англійська
Tom genellikle çöpü çıkaran kişidir.
Translate from турецька to англійська
Sadece yangını çıkaran kişinin belki Tom olup olmadığını merak ediyordum.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin kolundaki bandajı çıkaran kişi.
Translate from турецька to англійська
Benimle kavga çıkaran şu kadın çok saygısız davranıyordu.
Translate from турецька to англійська
Karanlığı boşa çıkaran ışık da gölgeler yaratır.
Translate from турецька to англійська
Çöpü çıkaran kişi ben değilim.
Translate from турецька to англійська
Ben genellikle çöpü çıkaran kişiyim.
Translate from турецька to англійська
Mary bir baştan çıkaran kadın.
Translate from турецька to англійська
Tom genellikle köpeğimizi yürüyüşe çıkaran kişidir.
Translate from турецька to англійська
Tom'un kolundan bandajı çıkaran kişi benim.
Translate from турецька to англійська
Gol sevinci sırasında formasını çıkaran Ali sarı kart gördü.
Translate from турецька to англійська
Tadı insanı baştan çıkaran enfes bir lezzetti.
Translate from турецька to англійська
“Artık insanların, ‘İsrail halkını Mısır'dan çıkaran RAB'bin varlığı hakkı için’ demeyecekleri günler geliyor” diyor RAB. “Bunun yerine, ‘İsrail soyunu kuzey ülkesinden ve sürdüğü bütün öbür ülkelerden geri getiren RAB'bin varlığı hakkı için’ diyecekler. Böylece kendi topraklarında yaşayacaklar.”
Translate from турецька to англійська
Çöpü çıkaran sendin, değil mi?
Translate from турецька to англійська
Başarıdan kendine pay çıkaran çok olur, ama başarısızlığı kimse sahiplenmez.
Translate from турецька to англійська
Tom tarikatların ipliğini pazara çıkaran biri.
Translate from турецька to англійська
Amerika'da başkanlık seçim sistemi bir eyalette oyların %50,01'ini alanın o eyaletteki tüm delegeleri kazanması saçmalığı üzerine kurulu olduğu için nüfusça %1 etkisi olan etnik lobiler bile seçim zamanı bol delege çıkaran kritik eyaletlerde haddinden çok daha büyük politik nüfuza sahip olabiliyor.
Translate from турецька to англійська
Şimdi gaz çıkaran ben değildim.
Translate from турецька to англійська