Дізнайтеся, як використовувати çıkarken у реченні турецька. Понад 63 ретельно відібраних прикладів.
Çıkarken kapıyı kapat.
Translate from турецька to англійська
Tom odadan sinsice çıkarken yakalandı.
Translate from турецька to англійська
Michael yan kapıdan çıkarken görüldü.
Translate from турецька to англійська
Onlar dışarı çıkarken görüldü.
Translate from турецька to англійська
Çıkarken kasiyere ödeyin.
Translate from турецька to англійська
Çıkarken ışıkları kapattığından emin ol.
Translate from турецька to англійська
Yola çıkarken keşif seferini izledim.
Translate from турецька to англійська
Hayat merdivenlerini çıkarken, insanlara iyi davranalım. Çünkü inerken gene aynı insanlara rastlayacağız.
Translate from турецька to англійська
Çıkarken ışığı kapattığından emin ol.
Translate from турецька to англійська
Tam okuldan çıkarken ona rastladım.
Translate from турецька to англійська
Tom sahneye çıkarken herkes alkışladı.
Translate from турецька to англійська
Lütfen odadan çıkarken ışıkları söndür.
Translate from турецька to англійська
Dışarı çıkarken ışığı kapat.
Translate from турецька to англійська
Tom çıkarken ön kapıyı kilitlemeyi unuttu.
Translate from турецька to англійська
Keşke dışarı çıkarken kapıyı örtsen.
Translate from турецька to англійська
Çıkarken kapıyı kilitlemeyi unutma.
Translate from турецька to англійська
Dışarı çıkarken şemsiyeni almayı unutma.
Translate from турецька to англійська
Tom odadan çıkarken kapıyı çarptı.
Translate from турецька to англійська
Çıkarken kapıyı kapatabilir misin?
Translate from турецька to англійська
Lütfen çıkarken kapıyı kapat.
Translate from турецька to англійська
Odadan çıkarken ışığı kapattığından emin ol.
Translate from турецька to англійська
Evden çıkarken onu gördük.
Translate from турецька to англійська
Biz yukarı çıkarken hava soğur.
Translate from турецька to англійська
Tren çıkarken onlar ebeveynlerinin arkasından el salladı.
Translate from турецька to англійська
Tesadüfen o dükkandan çıkarken onu gördük.
Translate from турецька to англійська
Tom'un dışarı çıkarken kapıyı kapattığını duydum.
Translate from турецька to англійська
Şans eseri biz onu dükkandan çıkarken gördük.
Translate from турецька to англійська
Tuvaletten çıkarken ellerimizi yıkayalım!
Translate from турецька to англійська
Merdivenden yukarı çıkarken dikkatli olun.
Translate from турецька to англійська
O merdivenlerden çıkarken babasını aradı.
Translate from турецька to англійська
Tom'u evinden çıkarken gördüm.
Translate from турецька to англійська
Mary kapıdan çıkarken Tom izledi.
Translate from турецька to англійська
Bu sabah dışarı çıkarken hava nasıldı?
Translate from турецька to англійська
Dışarı çıkarken kapıyı kilitleyin.
Translate from турецька to англійська
Lütfen dışarı çıkarken kapıyı kapatır mısın?
Translate from турецька to англійська
Tom, Mary'yi bürosundan çıkarken gördü.
Translate from турецька to англійська
Keşke dışarı çıkarken bana söyleseydin.
Translate from турецька to англійська
O, dışarıya çıkarken büyük bir deprem vardı.
Translate from турецька to англійська
Dışarı çıkarken kapıyı kapa.
Translate from турецька to англійська
Oyundan çıkarken taraftarlar tarafından yuhalanmıştı.
Translate from турецька to англійська
Tom odadan çıkarken bir şey söylemedi.
Translate from турецька to англійська
Bu sabah çıkarken televizyonu açık bırakmışsın.
Translate from турецька to англійська
Ali oyundan çıkarken kendisini destekleyen seyircileri alkışladı.
Translate from турецька to англійська
Ali kafaya çıkarken takım arkadaşıyla çarpışıp yere yığıldı.
Translate from турецька to англійська
Kimse seni odadan çıkarken görmedi.
Translate from турецька to англійська
Çıkarken kapıyı kapatmayı unutma.
Translate from турецька to англійська
Çıkarken kapıyı açık bırak lütfen.
Translate from турецька to англійська
Odadan gizlice çıkarken yakalandı.
Translate from турецька to англійська
Ali ne olur ne olmaz diye çıkarken yanına şemsiye aldı.
Ali her ihtimale karşı çıkarken yanına şemsiye aldı.
Dışarı çıkarken ceketini giy, yoksa soğuk alırsın.
Dışarı çıkarken çöpü atmayı unutma.
Komşu yurt dışına çıkarken kuşunu bize bıraktı.
Dışarısı soğuk, bu yüzden dışarı çıkarken mont giymelisin.
Kadının parası kapıya asılıdır, girerken de çarpar çıkarken de.
Kapıyı çıkarken iki kez kilitledi.
Evden çıkarken çöpü de attı.
Bu sabah evden çıkarken Tom'la Mary hâlâ uyuyordu.
Bu sabah çıkarken karımı öpmedim.
Ali'yi geçen marketten çıkarken gördüm. Ellerinde bir düzine torbayla nevaleyi düzmüştü.
İsabella parktan çıkarken Stefan'dan ona eşlik etmesini istedi.
Çıkarken kapıyı kapatır mısın?
Mary odadan çıkarken kapıyı kapattı.