Дізнайтеся, як використовувати çalıntı у реченні турецька. Понад 44 ретельно відібраних прикладів.
Yasal bir öpücük çalıntı olanla asla eş değerde değildir.
Translate from турецька to англійська
Ben, benim çalıntı motosikletimi tekrar görmemin pek olası olmadığını düşünüyorum.
Translate from турецька to англійська
Polis çalıntı arabayı kovaladı.
Translate from турецька to англійська
Çalıntı çantayı bu çalılıkta bulduk.
Translate from турецька to англійська
Çalıntı mal alıp satmaktan suçlu bulundu.
Translate from турецька to англійська
Sonunda polis onu yakaladığında Tom çalıntı bir arabadaydı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un çalıntı elması aldığını nasıl bildin?
Translate from турецька to англійська
Tom çalıntı bir arabayı sürerken yakalandı.
Translate from турецька to англійська
Adam çalıntı bir pasaportla seyahat ediyordu.
Translate from турецька to англійська
Tom çalıntı elmasları nereye sakladığını asla Mary'ye söylemedi.
Translate from турецька to англійська
Çalıntı mal satmaktan tutuklanmıştı.
Translate from турецька to англійська
Tom çalıntı gitarı yatağının altına sakladı.
Translate from турецька to англійська
Üç tane çalıntı araba vardı.
Translate from турецька to англійська
Kendisine sattığı bilgisayarın çalıntı olduğunu öğrendi.
Translate from турецька to англійська
Tom çalıntı mücevherleri korudu.
Translate from турецька to англійська
Tom çalıntı bir araçla gezip eğlenirken yakalandı.
Translate from турецька to англійська
Suçlular çalıntı mal ve para ile Facebook'ta kendi fotoğraflarını yayınladıktan sonra yakalandı.
Translate from турецька to англійська
Hırsızlar çalıntı yağmayı kendi aralarında böldü.
Translate from турецька to англійська
Bütün bu eşyalar çalıntı mı?
Translate from турецька to англійська
Tom çalıntı mücevherleri kendisi için tuttu.
Translate from турецька to англійська
Tom çalıntı bir arabada yakalandı.
Translate from турецька to англійська
Tom çalıntı bir arabanın içinde yakalandı.
Translate from турецька to англійська
Çalıntı para asla meyve vermez.
Translate from турецька to англійська
Çalıntı mal satıcısı çalıntı mallarla yakalandı.
Translate from турецька to англійська
Çalıntı arabalar burada sona eriyor.
Translate from турецька to англійська
Çalıntı arabalar burayı boyluyor.
Translate from турецька to англійська
Onun çalıntı araba sattığını biliyorum.
Translate from турецька to англійська
Tom'un çalıntı araba sattığını biliyorum.
Translate from турецька to англійська
Çalıntı bildirildi.
Translate from турецька to англійська
Leyla çalıntı bir araba kullanıyordu.
Translate from турецька to англійська
Sami çalıntı arabada oturup bekliyordu.
Translate from турецька to англійська
Tom çalıntı parayı spor çantasına koydu.
Translate from турецька to англійська
Tom çalıntı bir araba kullanıyor.
Translate from турецька to англійська
Polis Tom'un çalıntı cüzdanını kurtardı.
Translate from турецька to англійська
Sami çalıntı arabayı bir çete üyesine sattı.
Translate from турецька to англійська
Sami çalıntı arabadan kurtuldu.
Translate from турецька to англійська
Sami, çalıntı arabayı mezarlığa bıraktı.
Translate from турецька to англійська
Sami, çalıntı arabayı mezarlığa terk etti.
Translate from турецька to англійська
Polis çalıntı mücevherleri buldu.
Translate from турецька to англійська
Polis çalıntı mücevherleri keşfetti.
Translate from турецька to англійська
Tom çalıntı bir araba sürerken tutuklandı.
Translate from турецька to англійська
Bu araba hakkında çalıntı ihbarı var.
Translate from турецька to англійська
Claudio çalıntı bir şey bulamadı.
Translate from турецька to англійська
Arabanın çalıntı olduğu iki saat sonra anlaşıldı.
Translate from турецька to англійська