Дізнайтеся, як використовувати öfke у реченні турецька. Понад 48 ретельно відібраних прикладів.
O öfke ile parladı.
Translate from турецька to англійська
Onun sesinde bir öfke izi vardı.
Translate from турецька to англійська
O, öfke yüzünden titriyordu.
Translate from турецька to англійська
O, öfke nöbetlerine eğilimlidir.
Translate from турецька to англійська
Kaş çatma öfke ya da hoşnutsuzluk ifade edebilir.
Translate from турецька to англійська
Bu büyük bir öfke.
Translate from турецька to англійська
Öfke ve hayal kırıklığı için minnettarım.
Translate from турецька to англійська
Marie gülüyordu ama sesinde biraz öfke belirtisi vardı.
Translate from турецька to англійська
Siz diyalog sürecinde böyle derseniz, kitlede öfke kabarması yaratırsınız.
Translate from турецька to англійська
Bu göz yaşlarının içinde öfke var.
Translate from турецька to англійська
Genelde öfke duygusu değil, öfkenin ifade ediliş şekli sorun yaratır.
Translate from турецька to англійська
Yedi ölümcül günah şunlardır: kibir, kıskançlık, açgözlülük, öfke, şehvet düşkünlüğü, oburluk ve tembellik.
Translate from турецька to англійська
Artık öfke duymuyorum, yeni istifa ettim.
Translate from турецька to англійська
Hükümetin kararı üzerine büyüyen öfke var.
Translate from турецька to англійська
Tom öfke gözyaşlarıyla ağladı.
Translate from турецька to англійська
Öfke yönetim sorunun var mı?
Translate from турецька to англійська
Tom'un öfke sorunları var.
Translate from турецька to англійська
Öfke iyi bir yatırımdır. Her zaman, kaybettiğinden fazlasını geri alırsın.
Translate from турецька to англійська
Öfke bir enerjidir.
Translate from турецька to англійська
Tom öfke dışında hiçbir şey hissetmedi.
Translate from турецька to англійська
O öfke ile yanıyor.
Translate from турецька to англійська
Çok iyi kalplerde bu kadar çok öfke olabilir mi?
Translate from турецька to англійська
Öfke nöbetinin nedenini açıklayamam.
Translate from турецька to англійська
Onun sesinde bir öfke önerisi vardı.
Translate from турецька to англійська
Öfke hissettiğinizde sadece tepki göstermeyin.
Translate from турецька to англійська
Onu bir öfke nöbetinde öldürdüm. Planlanmış değildi.
Translate from турецька to англійська
Şimdi bile, soğuk savaştan yıllar sonra, Almanlar ve Ruslar arasında özellikle Sovyetler Birliği tarafından işgal edilen bölgelerde, hala çok öfke var.
Translate from турецька to англійська
Tom bir öfke yönetimi dersi aldı.
Translate from турецька to англійська
Ses tonu öfke ve ince alayı gösterebilir.
Translate from турецька to англійська
Karakterindeki tek kusur hızlı bir öfke.
Translate from турецька to англійська
Fadıl kendinde biraz suç ve öfke hissetti.
Translate from турецька to англійська
Haklı bir öfke var.
Translate from турецька to англійська
Tom hiçbir öfke göstermedi.
Translate from турецька to англійська
Tom'un gözleri öfke ile parlıyordu.
Translate from турецька to англійська
Öfke bir savunma mekanizmasıdır.
Translate from турецька to англійська
Bugün dünyada çok öfke var.
Translate from турецька to англійська
Sami öfke yönetimi uzmanıdır.
Translate from турецька to англійська
Sami'nin bir öfke yönetimi sorunu var.
Translate from турецька to англійська
Öfke deliliğin bir türüdür.
Translate from турецька to англійська
Tom çok öfke patlaması yaşıyor.
Translate from турецька to англійська
Ali öfke kontrolü zayıf biri.
Translate from турецька to англійська
Öfke kontrol dersi aldı.
Translate from турецька to англійська
Öfke akılsızlığın başlangıcıdır.
Translate from турецька to англійська
Öfke ve çaresizliğin arkasında ne var?
Translate from турецька to англійська
Romanya'da böyle bir şey nasıl olur?' diye aylarca öfke içinde düşündüğümü hatırlıyorum.
Translate from турецька to англійська
Ali öfke dolu gözlerle suratıma baktı.
Translate from турецька to англійська
Öfke de sevgi gibi bir duygusal yakınlıktır.
"Öfke ruhun tüm kaynaklarını boşaltır, böylece altta ışık görünür", demiş Friedrich Nietzsche.