Дізнайтеся, як використовувати önünden у реченні турецька. Понад 47 ретельно відібраних прикладів.
Dört evin önünden geçtim.
Translate from турецька to англійська
Her gün o kilisenin önünden geçerim.
Translate from турецька to англійська
Hemşire, bu hastayı gözünüzün önünden ayırmayın.
Translate from турецька to англійська
Bir bisiklet yolu doğrudan doğruya evimin önünden geçer.
Translate from турецька to англійська
Lütfen beni otelin önünden arabayla al.
Translate from турецька to англійська
Otomatik kapılar şimdiki durumundan daha akıllıca kontrol edilebilmektedir.Yakın zamanda geliştirilmiş kontrol sistemi sadece birisi kapıya gerçekten yaklaştığı zaman kapıyı açar.Eğer biri sadece kapının önünde duruyorsa ya da önünden geçiyorsa kapı kapalı kalacaktır.
Translate from турецька to англійська
Tom'u gözümün önünden alın.
Translate from турецька to англійська
Tom köşede duran üç polisin önünden yürüyerek geçti.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin onun gözünün önünden ayrılmasına asla izin vermemeliydi.
Translate from турецька to англійська
Tom süpermarkete giderken Mary'nin evinin önünden geçti.
Translate from турецька to англійська
Yıkıl gözümün önünden!
Translate from турецька to англійська
Onu bir an bile gözünün önünden ayırma.
Translate from турецька to англійська
Saat 2.30'da ana kapının önünden beni al.
Translate from турецька to англійська
Gözümün önünden kaybol, Tom.
Translate from турецька to англійська
Köyümüzün önünden nehir geçiyor.
Translate from турецька to англійська
Bu sabah arabayla evimin önünden geçtiğini gördüm.
Translate from турецька to англійська
Her sabah okula giderken o dükkanın önünden geçiyorum.
Translate from турецька to англійська
Gözümün önünden ayrılmana izin veremem.
Translate from турецька to англійська
Her gün işe giderken bankanın önünden geçiyorum.
Translate from турецька to англійська
Onu gözümün önünden al.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin evinin önünden geçti.
Translate from турецька to англійська
Buraya gelirken inşaat alanının önünden geçtim.
Translate from турецька to англійська
Turist, arabayla çiçek açan meyve ağaçlarının önünden geçti.
Translate from турецька to англійська
Her gün benim evin önünden geçtiğini görüyorum.
Translate from турецька to англійська
Eve gelirken eczanenin önünden geçtik.
Translate from турецька to англійська
TV'nin önünden çekil!
Translate from турецька to англійська
Bu parfüm iğrenç! Çek onu gözümün önünden!
Translate from турецька to англійська
Tom'un evinin önünden geçtim.
Translate from турецька to англійська
Kapı önünden bir ses duydum.
Translate from турецька to англійська
Sabahları Tom'u evimin önünden koşarken görürdüm.
Translate from турецька to англійська
Ayın önünden bir bulut geçti.
Translate from турецька to англійська
Seni otelin önünden alacağım.
Translate from турецька to англійська
Anadoluspor ceza yayı önünden serbest vuruş kullanacak. Çok tehlikeli bir nokta.
Translate from турецька to англійська
Ali'nin kale alanı önünden yaptığı kafa vuruşu kalecinin kucağına gitti.
Translate from турецька to англійська
Tom'un suratı gözümün önünden gitmiyor.
Translate from турецька to англійська
Yol konağın bahçesinin önünden geçiyordu.
Translate from турецька to англійська
Sıkışık bir ortamda birinin önünden geçerken kıçını mı önünü mü dönersin?
Translate from турецька to англійська
Dar bir ortamda birinin önünden geçerken yüzünü mü, yoksa arkanı mı dönersin?
Translate from турецька to англійська
Evlerinin önünden yol geçiyor.
Translate from турецька to англійська
Gözümün önünden ayrılmana asla izin vermem.
Translate from турецька to англійська
Tom, Mary'nin hemen önünden çıktı.
Translate from турецька to англійська
Eşeğin önünden donsuz geçtik resmen.
Translate from турецька to англійська
Resmen donsuz yarağın önünden geçmişiz.
Bir gün hayatınız bir film şeridi gibi gözlerinizin önünden geçecek. O yüzden izlenmeye değer olduğundan emin olun.
İnsan öleceği zaman hayatı film şeridi gibi gözünün önünden geçer derler.
Biri gecenin köründe arabayla evin önünden geçerken "Şerefsiz ibneler!" diye bağırdı.
Kaldır şu ıvır zıvırı gözümün önünden.