Дізнайтеся, як використовувати öylece у реченні турецька. Понад 39 ретельно відібраних прикладів.
Kumsalda öylece uzanıp yüzenleri seyrettim.
Translate from турецька to англійська
Kumsalda öylece uzanıp insanların yüzmesini izledim.
Translate from турецька to англійська
Öylece çekip gitmene izin veremeyiz.
Translate from турецька to англійська
Öylece çekip gidemezsin.
Translate from турецька to англійська
Öylece buradan çekip gidemem.
Translate from турецька to англійська
Orada öylece duracak mısınız?
Translate from турецька to англійська
Birinin evine öylece giremezsin!
Translate from турецька to англійська
Öylece çekip gidecek misin?
Translate from турецька to англійська
Pencereyi öylece açık bıraktı.
Translate from турецька to англійська
Tom öylece çıkıp gitti bir gün.
Translate from турецька to англійська
Öylece bırakamazsın!
Translate from турецька to англійська
Öylece vazgeçemezsin!
Translate from турецька to англійська
Öylece pes edemezsin!
Translate from турецька to англійська
Öylece bırakamazsınız!
Translate from турецька to англійська
Öylece vazgeçemezsiniz!
Translate from турецька to англійська
Öylece pes edemezsiniz!
Translate from турецька to англійська
Onu burada öylece bırakıp gidemeyiz.
Translate from турецька to англійська
Öylece vazgeçemeyiz.
Translate from турецька to англійська
Onu öylece arkamızda bırakamayız.
Translate from турецька to англійська
Burada bütün gün öylece oturamazsın.
Translate from турецька to англійська
Öylece gidemem. Patrona çıktığımı söylemek zorundayım.
Translate from турецька to англійська
Tom orada öylece durdu.
Translate from турецька to англійська
Öylece oturup hiçbir şey yapmadan duramam.
Translate from турецька to англійська
Tom orada öylece durup Mary'nin aynada kendisine bakmasını izliyordu.
Translate from турецька to англійська
Bütün gün öylece hiçbir şey yapmadan duramayız.
Translate from турецька to англійська
Tom'u öylece terk edemem.
Translate from турецька to англійська
Mary bazen saatler boyu öylece oturup denize bakar.
Translate from турецька to англійська
Buraya öylece giremezsiniz.
Translate from турецька to англійська
Öylece elimi kolumu sallayıp gidemem.
Translate from турецька to англійська
Özlem yönlendirilemeyen ve öylece kapatılamayan, kalbin kendisine işkencesidir.
Translate from турецька to англійська
Öylece bırakıp gidemeyiz.
Translate from турецька to англійська
Tom'u öylece görmezden geldiğine inanamıyorum.
Translate from турецька to англійська
Orada öylece oturup hiçbir şey yapmadan daha ne kadar duracaksın?
Translate from турецька to англійська
Orada öylece, hiçbir şey yapmadan daha ne kadar oturacaksın?
Translate from турецька to англійська
Tom'a öylece devam etmesini söyledim.
Translate from турецька to англійська
Bir şeyler yapmadan öylece duramam.
Translate from турецька to англійська
Cadı, Rapunzel'in saçlarını sol eline iki kez doladı, diğer eline aldığı makasla o güzelim örgüleri teker teker kesti, hepsi kesik halde yerde öylece duruyordu.
Translate from турецька to англійська
William orada öylece durdu, ürkütücü bir sessizlik içindeydi.
Translate from турецька to англійська
Kalman bir heykel gibi öylece duruyordu.
Translate from турецька to англійська