Дізнайтеся, як використовувати üstü у реченні турецька. Понад 85 ретельно відібраних прикладів.
Üstü kalsın.
Translate from турецька to англійська
Üstü kalsın, lütfen.
Translate from турецька to англійська
Pilot üstü kapalı olarak onun bir UFO olabileceğini söyledi.
Translate from турецька to англійська
İşte paranızın üstü.
Translate from турецька to англійська
O sırt üstü uzandı.
Translate from турецька to англійська
O, sırt üstü yüzebilir.
Translate from турецька to англійська
Göletin üstü buz tutmuş.
Translate from турецька to англійська
Diz üstü bilgisayarımı masanın kenarına o kadar yakın koymamalıydım.
Translate from турецька to англійська
O sırt üstü yatıyordu.
Translate from турецька to англійська
Akan Gölü'nün üstü buz tuttu.
Translate from турецька to англійська
Komşunun çocuğu bir ağaçtan tepe üstü düştü.
Translate from турецька to англійська
Üstü kalsın!
Translate from турецька to англійська
Sırt üstü yat.
Translate from турецька to англійська
Mary üstü açılabilir kırmızı spor arabasıyla uzaklaşırken Tom izledi.
Translate from турецька to англійська
Tom diz üstü bilgisayarına bir bardak süt döktü.
Translate from турецька to англійська
O yeni kırmızı üstü açılabilir bir araba sürüyordu.
Translate from турецька to англійська
1980'lerde başbakan Turgut Özal rakipleri için "Kıç üstü oturdular" demiş, ve argo söz kullandığı için eleştirilmişti.
Translate from турецька to англійська
Tom sırt üstü uzanıyor, tavana bakıyor.
Translate from турецька to англійська
Beni suç üstü yakaladın!
Translate from турецька to англійська
Onu suç üstü yakaladım!
Translate from турецька to англійська
Suç üstü yakalanmaktan korkmuyor musun?
Translate from турецька to англійська
Tom'un üstü çıplak.
Translate from турецька to англійська
Çocuğu boğulmaktan kurtarmak için onun cesareti övgü üstü.
Translate from турецька to англійська
Tom yüz üstü yere kapaklandı.
Translate from турецька to англійська
Çatıdan kafa üstü düştü.
Translate from турецька to англійська
Diz üstü bilgisayarında sadece ne yazdın?
Translate from турецька to англійська
Böbrek üstü bezleri adrenalin salgılar.
Translate from турецька to англійська
Polis, hırsızı suç üstü yakaladı.
Translate from турецька to англійська
Denis sırt üstü toprakta uzanıyordu.
Translate from турецька to англійська
Mary aldığı üstü açılan yeni arabasıyla herkese hava atıyor.
Translate from турецька to англійська
Yüz üstü uzanarak uyudum.
Translate from турецька to англійська
Yüz üstü yatarak uyudum.
Translate from турецька to англійська
Endişelenme, bu akşam üstü cevabı alacaksın.
Translate from турецька to англійська
Üstü açılabilen bir araba sürüyorum.
Translate from турецька to англійська
Hava o kadar soğuktu ki gölün üstü buz tuttu.
Translate from турецька to англійська
Üstü kapalı bir tehdit mi bu?
Translate from турецька to англійська
Benim diz üstü bilgisayarım çalındı.
Translate from турецька to англійська
Biletler yetişkinler için 30 dolar ve 4 yaş üstü çocuklar için 15 dolar.
Translate from турецька to англійська
Tom sırt üstü uzanıyor.
Translate from турецька to англійська
Ben üstü açık bir arabayla ABD çapında dolaşmak istiyorum.
Translate from турецька to англійська
Ben üstü açık bir arabayla ABD çapında dolaşmak isterim.
Translate from турецька to англійська
Altı yaş ve üstü çocukların okula gitmeleri gerekir.
Translate from турецька to англійська
Çocukken kafa üstü düşmüştün.
Translate from турецька to англійська
18 yaş üstü insanlar araba sürebilir.
Translate from турецька to англійська
Sırt üstü uzanıyordum.
Translate from турецька to англійська
Bütün kollarımın üstü sivrisinekler tarafından ısırıldı.
Translate from турецька to англійська
Tepenin üstü düzdür.
Translate from турецька to англійська
Video oyunları ile birlikte çocuklar artık masa üstü oyunları oynamıyorlar.
Translate from турецька to англійська
Üstü kapalı elemanlar açıklanabilir.
Translate from турецька to англійська
Sadece sosyalleşmek için masa üstü oyunları oynarım.
Tom ve ben birlikte lisans üstü eğitim kurumundaydık.
Babam yatma zamanı geldiğini üstü kapalı söyledi.
Kurbağalama yüzebilirim ama sırt üstü yüzemem.
Tom tökezledi ve karda yüz üstü kapaklandı.
Şapkanın üstü kirli idi.
Mary diz üstü botlarını giydi.
Çantamı trendeki baş üstü rafında bıraktım.
Sırt üstü yatıp bulutların geçişini izlemekten hoşlanıyorum.
Giriş 18 yaş üstü olanlara sınırlandırılmıştır.
"Üstü kalsın." "Teşekkürler."
Tom lisans üstü eğitim birimine gitmek istemedi.
Tom pilav üstü kuruya bayılır.
Çek oradan bir pilav üstü kuru!
Onun üstü açık bir arabası var.
Tom üstü kapalı tehditte bulundu.
Ali altı üstü bir memur parçası.
Ali altı üstü bir şoför parçası.
Ali'yle ayak üstü konuştuk biraz.
Otomat para üstü vermiyor.
Üstü başı kirli çocuğun kılık değiştirmiş bir prens olduğu ortaya çıktı.
Tom kendine kırmızı renkli üstü açılır bir araba satın aldı.
Kafa üstü düştü.
Bu bir şeyin üstü örtülü söylenmiş hâli mi?
Tom'un üstü başı jilet gibiydi.
Yapılacak iş dediğin atla deve değil, altı üstü güç ile yer değişiminin çarpımına eşit.
Merak etme, işi yoluna koyarız. Zaten iş dediğin şey altı üstü kuvvet çarpı yol.
Altı kaval, üstü şeşhane.
En az ise elli beş yaş üstü işçiler etkileniyor.
On sekiz vekil ise elli dokuz ve üstü yaşlarda.
Diğer tüm parti üyeleri kırk ve üstü yaşlarda.
Sırt üstü yattığınızda nefes almakta zorlanıyor musunuz?
Tom altı üstü bir çocuk.
Gabriel, kampüs çevresinde üstü açık bir araba kullanıyordu.
Kadını yatakta sırt üstü yatarken buldular.
Altı alay üstü kalay.