Дізнайтеся, як використовувати açığa у реченні турецька. Понад 75 ретельно відібраних прикладів.
Açığa çıkartılmayacak hiçbir sır yoktur.
Translate from турецька to англійська
O hislerini açığa vurmaya eğilimlidir.
Translate from турецька to англійська
Rüşvet açığa çıktı.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin söylediğini açığa çıkardı.
Translate from турецька to англійська
Medya her şeyi orantısız olarak açığa vurdu.
Translate from турецька to англійська
Bu sorunu açığa çıkaralım.
Translate from турецька to англійська
O, onun sırrını açığa çıkarmadı.
Translate from турецька to англійська
O, sırrını açığa çıkardı.
Translate from турецька to англійська
Sırrı açığa vurmazdı.
Translate from турецька to англійська
Sırrını açığa çıkarmak istemiyordu.
Translate from турецька to англійська
Siz açığa alındınız.
Translate from турецька to англійська
İğrenç bir yara izini açığa çıkarmak için kolunu sıvadı.
Translate from турецька to англійська
Bazı konuşmalar, hata ve yanlış anlamaları açığa çıkarıyor.
Translate from турецька to англійська
Zaman hep gerçeği açığa çıkarır.
Translate from турецька to англійська
Bu bilgiyi hâlâ açığa çıkaramam.
Translate from турецька to англійська
Sır açığa çıktı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un foyası açığa çıkarılacak.
Translate from турецька to англійська
Konuşma, beynin değerini açığa vurur.
Translate from турецька to англійська
Biz bu gizemi açığa çıkardık.
Translate from турецька to англійська
Gerçekleri en çok açığa çıkaran, en çabuk ölür.
Translate from турецька to англійська
Gerçek açığa çıkarıldı.
Translate from турецька to англійська
Zamanla her şey açığa kavuşacak.
Translate from турецька to англійська
Sonunda gizli yaşamı açığa çıktı.
Translate from турецька to англійська
Mary, onun ücretini yükseltmeseydi onun işverenin tüm sırlarını açığa vuracağını söyledi.
Translate from турецька to англійська
O, sırrımı açığa çıkardı.
Translate from турецька to англійська
Oh hayır, bizim sırrımızı açığa vurdun!
Translate from турецька to англійська
Gözleri, korkusunu açığa vurdu.
Translate from турецька to англійська
Tom sırrı açığa vurdu.
Translate from турецька to англійська
Tom onun sırrını açığa çıkardı.
Translate from турецька to англійська
Yanma, ısıyı açığa çıkarır.
Translate from турецька to англійська
Seni sırlarımı açığa vurmaktan vazgeçiremem. Ancak, yapmaman için yalvarıyorum.
Translate from турецька to англійська
Neyin doğru ve neyin yanlış olduğunu açığa kavuşturacağız.
Translate from турецька to англійська
O, sevgisini açığa vurdu.
Translate from турецька to англійська
Gözlerindeki korku dilindeki yalanı açığa vuruyor.
Translate from турецька to англійська
Tom zorunda olduğunun daha fazlasını açığa vurmak istemedi.
Translate from турецька to англійська
Kabin basıncının değişmesi gerekiyorsa, koltuğunuzun üzerindeki paneller oksijen maskelerini açığa çıkaracaktır.
Translate from турецька to англійська
Tom bizi açığa çıkaracaktı.
Translate from турецька to англійська
Tüm sırlarımı açığa vurmayın.
Translate from турецька to англійська
Benim sırlarımı açığa vurmamalısın.
Translate from турецька to англійська
Tom'un sırlarını açığa vurmamalısın.
Translate from турецька to англійська
Sen duygularını açığa çıkardın.
Translate from турецька to англійська
Artık sır açığa çıktı.
Translate from турецька to англійська
Onun şaşkınlığı onun yalanını açığa vurdu.
Translate from турецька to англійська
Onun sırlarını açığa vurmayacağım.
Translate from турецька to англійська
Tüm sırlarını açığa vurma.
Translate from турецька to англійська
Yüz, kalpte ne olduğunu açığa vurur.
Translate from турецька to англійська
O kederini açığa vurdu.
Translate from турецька to англійська
İtalyanca konuşmada pek iyi değilim, ama bunun açığa çıkmasını istemiyorum.
Translate from турецька to англійська
Onun yüzü gerçek hislerini açığa vurdu.
Translate from турецька to англійська
Sami'nin sırrı açığa çıktı.
Gerçek açığa çıkar.
Her şey sonunda açığa çıkar.
Zayıf yönlerimiz açığa çıkarıldı.
Sır resmi olarak açığa çıktı.
Leyla, günlüğünde hayal kırıklıklarını açığa vurdu.
Tom'un yüzü pasif görüntüsünü kaybetti ve korku ve nefretini açığa vurdu.
Genellikle duygularımı açığa vurmam.
Genellikle hislerimi açığa vurmam.
Sanırım Tom açığa alındı.
Tom duygularını açığa vurmadı.
Sami bu konuyu açığa çıkardı.
Sami şok edici bir gerçeği açığa çıkardı.
Sami'nin sırrı açığa çıkmak üzereydi.
Bir şeyi açığa kavuşturalım Tom.
Tom'un açığa alınacağını sanmıyorum.
Sami, Leyla'nın aslında Ferit olduğunu açığa çıkardı.
Her şey açığa çıkacaktır.
Bu inançla bağdaşmaz oy ve düşüncelerini açığa vuracakların vay haline! Hemen dinsiz, vatansız, hain, istenmez olur.
Yabancı bir devletin koruyuculuğunu ve kollayıcılığını istemek insanlık niteliklerinden yoksunluğu, güçsüzlüğü ve beceriksizliği açığa vurmaktan başka bir şey değildir.
Ama, baştan sona bütün evreleri kapsayan sezgilerimizi ilk anda bütünüyle açığa vurmadık ve söylemedik.
Bu Tom'un potansiyelini açığa çıkarması için harika bir fırsat.
Seçimin resmî olmayan sonuçları açığa çıktı.
Hedefler potansiyeli açığa çıkarır.
Yıllardır içinde sakladığı sırrı mahkemede açığa vurdu.
İşe üç gün geç geldi diye açığa alındı.