Дізнайтеся, як використовувати ağız у реченні турецька. Понад 25 ретельно відібраних прикладів.
Ağız yaram ağrıyor, bu yüzden gerçekten yemek yiyemiyorum.
Translate from турецька to англійська
Önemsiz şeyler üzerinde birbirleriyle ağız dalaşına girdiler.
Translate from турецька to англійська
Bu şekilde bir ağız kavgasına son vermeliyiz.
Translate from турецька to англійська
Ağız ve burun yapınız, sesinizin kendine özgü niteliğini verir.
Translate from турецька to англійська
Tom'un ağız kokusu var ve arkadaşları ona çok yaklaşmak için isteksiz.
Translate from турецька to англійська
İyi ağız hijenine sahip olmak önemlidir.
Translate from турецька to англійська
Meryem Tom'un kendisine ağız spreyi almasından gücendi.
Translate from турецька to англійська
Allah bir insana daha çok dinlesin ve daha az konuşsun diye iki kulak ve bir ağız verdi.
Translate from турецька to англійська
Buruna basarsanız, ağız açılır.
Translate from турецька to англійська
Tom ağız dalaşına girmek istemediğini söylüyor.
Translate from турецька to англійська
Kapalı bir ağız sinek yakalayamaz.
Translate from турецька to англійська
İki kulağımız ve bir ağız var, bu nedenle söylediklerimizden daha çok dinlemeliyiz.
Translate from турецька to англійська
Göz ile kulak iki, ağız tek. Çok görüp, çok dinleyip, az konuşmak için.
Translate from турецька to англійська
Allah ağız tadı versin.
Translate from турецька to англійська
Allah ağız tadıyla oturmayı nasip etsin.
Translate from турецька to англійська
Ağız kenarlarını yukarıya doğru çekersen, burnundan nefes alamazsın. Gerçi bu doğru değil ama yine de şimdi gülümsemeni sağlamış oldum.
Translate from турецька to англійська
Ağız dalaşını sürdürdüler.
Translate from турецька to англійська
Atışmak; karşılıklı olarak kırıcı sözler söylemek, ağız kavgası etmek anlamına gelir.
Translate from турецька to англійська
Ağız kokusunu gidermek için sadece diş değil, dil temizliği de önemli.
Translate from турецька to англійська
Ali bu aralar iyice ağız ishali oldu.
Translate from турецька to англійська
Yutak, boğazın ağız ve burnun arkasında kalan kısmıdır.
Translate from турецька to англійська
Sık sık ağız kuruluğu yaşıyor musunuz?
Translate from турецька to англійська
Uzun süre Amerika'da yaşayan Ali, teşekkür ettiğimizde bazen ağız ve zihin alışkanlığıyla "hoş geldiniz" diyor.
Translate from турецька to англійська
Babasını görünce korkusundan ağız değiştirdi.
Translate from турецька to англійська
Yanni, Skura'nın ağız ve burnundan kan aktığını gördü.
Translate from турецька to англійська