Дізнайтеся, як використовувати ağaçtan у реченні турецька. Понад 67 ретельно відібраних прикладів.
Bu masa ağaçtan yapılmıştır.
Translate from турецька to англійська
Newton bir elmanın ağaçtan düştüğünü gördü.
Translate from турецька to англійська
Biz ağaçtan fındıkları salladık.
Translate from турецька to англійська
Erkek kardeşim ağaçtan düştü ve bacağını kırdı.
Translate from турецька to англійська
Kardeşim ağaçtan düştü ve bacağını kırdı.
Translate from турецька to англійська
Tom ağaçtan bir elma kopardı.
Translate from турецька to англійська
Ken ağaçtan indi.
Translate from турецька to англійська
Jim ağaçtan indi.
Translate from турецька to англійська
Ben ağaçtan uzağım.
Translate from турецька to англійська
Tom'un ağaçtan düştüğü zamanı hâlâ hatırlayabiliyorum.
Translate from турецька to англійська
Tom ağaçtan indi.
Translate from турецька to англійська
O ağaçtan düştü.
Translate from турецька to англійська
O, ağaçtan düştü.
Translate from турецька to англійська
Kağıt ağaçtan yapılır.
Translate from турецька to англійська
Ağaçtan bir elma düştü.
Translate from турецька to англійська
Onlar ağaçtan indiler.
Translate from турецька to англійська
Tom ağaçtan atladı.
Translate from турецька to англійська
Elma ağaçtan düştü.
Translate from турецька to англійська
Ben ağaçtan bir dal kestim.
Translate from турецька to англійська
Kağıt ağaçtan üretilir.
Translate from турецька to англійська
Maymunlar bile ağaçtan düşer.
Translate from турецька to англійська
Maymun ağaçtan düştü.
Translate from турецька to англійська
Ağaçtan bir dal kesti.
Translate from турецька to англійська
Ağaçtan birkaç dal kesti.
Translate from турецька to англійська
Bazı elmalar ağaçtan düştü.
Translate from турецька to англійська
Komşunun çocuğu bir ağaçtan tepe üstü düştü.
Translate from турецька to англійська
Yavru kedi ağaçtan inemedi.
Translate from турецька to англійська
Erkek kardeşim ağaçtan düşüp bacağını kırdı.
Translate from турецька to англійська
Rüzgar kuş yuvasını ağaçtan düşürdü.
Translate from турецька to англійська
Uçan sincap ağaçtan aşağıya uçarak geldi.
Translate from турецька to англійська
Tom, o ağaçtan in!
Translate from турецька to англійська
O ağaçtan in!
Translate from турецька to англійська
Ağaçtan in.
Translate from турецька to англійська
O bıçak ile ağaçtan ince bir dal kesti.
Translate from турецька to англійська
Ağaçtan düşen bir yaprak gördün mü hiç?
Translate from турецька to англійська
Tom ağaçtan bir elma kopardı ve onu bana uzattı.
Translate from турецька to англійська
Benim arabam bu ağaçtan daha yaşlı.
Translate from турецька to англійська
Tom çitin üzerine tırmandı ve ağaçtan birkaç elma kopardı.
Translate from турецька to англійська
O, kediyi yüksek bir ağaçtan kurtardı.
Translate from турецька to англійська
O, ağaçtan indi.
Translate from турецька to англійська
Olgun bir elma ağaçtan düştü.
Translate from турецька to англійська
Hemen o ağaçtan aşağı in!
Translate from турецька to англійська
Gri kedi ağaçtan inemiyor.
Translate from турецька to англійська
Tom merdivene tırmandı ve ağaçtan bir elma kopardı.
Translate from турецька to англійська
Bu başka herhangi bir ağaçtan daha yüksek.
Translate from турецька to англійська
Tom ağaçtan düştü.
Translate from турецька to англійська
Onu ağaçtan indirmek imkânsızdı.
Translate from турецька to англійська
Erkek kardeşim bir ağaçtan düştü ve kolunu kırdı.
Translate from турецька to англійська
"Bir avukatı ağaçtan nasıl indirirsin?" "İpi keserek."
Translate from турецька to англійська
Ağaçtan birkaç elma düştü.
Translate from турецька to англійська
O sen ağaçtan inene kadar bekleyecek.
Translate from турецька to англійська
Bu, hangi tür ağaçtan?
Translate from турецька to англійська
Ben bir ağaçtan düştüm.
Translate from турецька to англійська
Yuva ağaçtan düştü.
Translate from турецька to англійська
Kuş yuvası ağaçtan düştü.
Translate from турецька to англійська
Totaliter rejim geçiyor, onun eski fikirleri eski, cansız bir ağaçtan yapraklar gibi uçtu.
Meyveyi ağaçtan sallayan onu toplamalı.
Gökyüzünden düşebilir, ağaçtan düşebilirsin, ama düşmenin en iyi yolu ... bana aşık olmaktır.
Tom bir ağaçtan düştü.
Tom ağaçtan bir dal kesti.
RAB Tanrı, "Çıplak olduğunu sana kim söyledi?" diye sordu, "Sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin?"
RAB Tanrı Adem'e, "Karının sözünü dinlediğin ve sana, meyvesini yeme dediğim ağaçtan yediğin için, toprak senin yüzünden lanetlendi" dedi, "Yaşam boyu emek vermeden yiyecek bulamayacaksın.
Bu yemek masası nasıl bir ağaçtan yapılmış?
Bu yemek masası ne tür bir ağaçtan yapılmış?
Ağaçtan yere bir yaprak düştü.
Apartmanın ismi bahçesndeki ağaçtan geliyor.
Park sayısız ağaçtan oluşmakta.