Дізнайтеся, як використовувати ağlayan у реченні турецька. Понад 18 ретельно відібраних прикладів.
Anne ağlayan bebeğini sakinleştiriyordu.
Translate from турецька to англійська
Ağlayan bebeğine biraz süt içirdi.
Translate from турецька to англійська
Ağlayan şu erkek çocuğunu tanıyor musun?
Translate from турецька to англійська
Ağlayan bebeklerle başa çıkmak zordur.
Translate from турецька to англійська
Hemşire ağlayan çocuğu yatıştırdı.
Translate from турецька to англійська
Lunaparkta Mary yalnız başına ağlayan bir oğlan buldu ve yumuşak bir sesle "Merhaba yavrum, sorun nedir? Kayıp mı oldun? Seni Kayıp Çocuklar Şubesine götüreyim mi?" dedi.
Translate from турецька to англійська
Ağlayan oğlanı tanıyor musun?
Translate from турецька to англійська
Açılan solar, ağlayan güler.
Translate from турецька to англійська
Ağlayan bir bebeğe bakmak zordur.
Translate from турецька to англійська
Ağlayan bir kız kapıyı açtı.
Translate from турецька to англійська
Eğlence parkında kendi kendine ağlayan bir erkek çocuk buldu, ve onunla kibarca konuştu. "Hey, evlat, Sorun nedir? Kayboldun mu? Seni kayıp çocuklar bölümüne götürmemi ister misin?"
Translate from турецька to англійська
Dün acı biçimde ağlayan bir adam gördüm.
Translate from турецька to англійська
Ağlayan çocukları dinlemeyi sevmem.
Translate from турецька to англійська
Ağlayan çocuklara katlanamam.
Translate from турецька to англійська
Ağlayan kişi Tom'dur.
Translate from турецька to англійська
Tek ağlayan Tom.
Translate from турецька to англійська
Kimse benimle oynamıyor diye ağlayan çocuk; sen bir büyü hele, bak ne oyunlar oynayacaklar seninle.
Translate from турецька to англійська
Karl ağlayan heykeli inceledi.
Translate from турецька to англійська