Дізнайтеся, як використовувати aksine у реченні турецька. Понад 66 ретельно відібраних прикладів.
Dünün aksine bugün hava hiç sıcak değil.
Translate from турецька to англійська
"Bitirdin mi?" "Aksine, yeni başlıyorum."
Translate from турецька to англійська
Onun aksine sen gayretlisin.
Translate from турецька to англійська
Polo gibi at sırtında oynanılan bir oyunun aksine futbol aslında ayakla oynanılan bir top oyunu demekti.
Translate from турецька to англійська
Kız kardeşinin aksine, o, ebeveynlerinin ona verdiği dini inancı korudu.
Translate from турецька to англійська
Resim bunun aksine renkli.
Translate from турецька to англійська
Mary fakir değildir. Aksine, o oldukça zengindir.
Translate from турецька to англійська
Düşünülenin aksine o gelmedi.
Translate from турецька to англійська
Onun isteklerinin aksine o onu yakarak kül etti.
Translate from турецька to англійська
Erkek kardeşimin aksine, ben yüzemem.
Translate from турецька to англійська
Anne babasının arzusunun aksine şarkıcı oldu.
Translate from турецька to англійська
Mutlu olmak her şeyin mükemmel olduğu anlamına gelmez fakat aksine eksikliklerin ötesine bakmaya karar vermenizdir.
Translate from турецька to англійська
Erkek kardeşinin aksine Sienna çok içedönüktür.
Translate from турецька to англійська
Arkadaşlarım beni sessizce izliyorlardı ve, benim şaşkınlığımın onları güldürdüğü diğer zamanların aksine , onlar ciddi kaldılar.
Translate from турецька to англійська
Ahbaplarım sessizce beni izliyorlardı ve şaşkınlığımın onları güldürdüğü diğer zamanların aksine bu defa ciddiyetlerini bozmadılar.
Translate from турецька to англійська
Aksine bir şey söyleyemem.
Translate from турецька to англійська
Bu resim çirkin görünmüyor, aksine bu resmin oldukça güzel olduğunu düşünüyorum.
Translate from турецька to англійська
"Bitirdin mi?" "Aksine, henüz başladım."
Translate from турецька to англійська
Adamın aksine, kadın mutlu görünüyordu.
Translate from турецька to англійська
Korkmuş görünüşünün aksine, sesi sakin ve yumuşaktı.
Translate from турецька to англійська
Kocasının aksine çok genç görünüyor.
Translate from турецька to англійська
Takeo'nun sınavı geçtiğini ve Kunio'nun da başarısız olduğunu düşünüyordum ama sonuç tam aksine çıktı.
Translate from турецька to англійська
Yavrularını besleyen ve koruyan kuşların aksine balıklar yumurtalarını terk eder.
Translate from турецька to англійська
Aksine kanıt olmadığı için herkes onun hikayesine inanıyor.
Translate from турецька to англійська
O benim annem değil aksine benim en büyük ablam.
Translate from турецька to англійська
Senin aksine, ben herkesin önünde insanlarla alay etmem.
Translate from турецька to англійська
Birçok söylentinin aksine, ben her şeyi bilmiyorum.
Translate from турецька to англійська
Yaygın inanışın aksine Tom çok saf değildir.
Translate from турецька to англійська
Yaygın görüşün aksine, Tom o kadar da saf değildir.
Translate from турецька to англійська
Senin aksine, ben onu onun için yapabilirim.
Translate from турецька to англійська
Aksine inanmak isterim.
Translate from турецька to англійська
"Bitirdin mi?" "Aksine. Başlamadım bile."
Translate from турецька to англійська
''Bitirdin mi?'' -''Aksine, daha hiç başlamadım bile.''
Translate from турецька to англійська
Eğer bunun iyi bir fikir olduğunu düşünüyorsanız, katılmalısınız. Aksine eğer bunun kötü bir fikir olduğunu düşünüyorsanız ona bildirmelisiniz.
Translate from турецька to англійська
Bu bana gülmeni istemediğim için değil aksine sana gülmek istediğim içindir.
Translate from турецька to англійська
Kamuoyunun aksine hayat kısa değildir.
Translate from турецька to англійська
O benim oğlum değil, aksine, ben onun babasıyım.
Translate from турецька to англійська
Pek çok kişinin düşündüğünün aksine, Orta Çağ'da insanların çoğu dünyanın düz değil, küresel olduğuna inanıyordu.
Babasının aksine, o hep gülümsüyordu.
Aksine, ben asla böyle bir şey söylemedim.
Senin aksine, ben hatalarımı kabul etmeye alışkınım.
Aksine kanıt yoktur.
Ben aksine duyarlı bir adamdır.
Aksine, gerçekten çok iyi İngilizce konuşuyorsun!
Kırmızı yeşilin aksine bir tehlike işaretidir.
Tüm beklentilerin aksine, biz iyi arkadaş olduk.
Beklenenin aksine, suçlamalar yapılmadı.
Jack'in müzikte iyi olmadığı doğru değil, aksine, o piyanoyu iyi çalar.
Turna, köpeğin aksine, uçmayı hiç hayal etmemiş.
Sadece çekirdekte olan DNA'nın aksine, RNA da sitoplazmada bulunur.
Yavrularını besleyen ve barındıran kuşların aksine balıklar yumurtalarını terk eder.
Ailemin tercihinin aksine, şehir dışında bir üniversiteye devam etmeye kendi irademle karar verdim.
Hayır, ne yazık ki; aksine.
Aksine eğer size yazmazsam, pazar günü sizi ziyaret edeceğim.
Artık öyle bir yaşa geldim ki, hayatı oyun olarak algılamıyorum. Bugün hayallerimi daha sessiz, daha bilinçli ve daha dikkatli kuruyorum. Eğer insanlar duygularıma saygı göstermiyor ve dikkat etmiyorlarsa, onlara yol vereceğim. Yalan yanlış Dostluklar için dilenmeyeceğim ve onlara sıkıca tutunmayacağım. Artık başkalarının bir karara varmalarını beklemeyeceğim, aksine kendi kararlarımı vereceğim. Çok şeye sahip değilim ama bir yüreğim, duygularım ve gururum var.
Duygularını açıkça ifade eden insanlar ne aptal ne saftırlar. Aksine, onlar maskeye ihtiyaç duymacak kadar güçlüdürler.
Aksine ikna olabilmeyi isterdim.
Beynin aksine, mide boş olduğunda ses çıkarıyor.
Orijinalin aksine, kıyafetler çıkarılmadı.
Zax, sınıf arkadaşlarının aksine tam bir yabancı hayranıydı.
Herkesin aksine uyuyakalmadım.
Çoğu gazetenin aksine holdinglerin değil, halkın sesiyiz.
Beklenenin aksine, annem ve babam beni desteklediler.
Mısırlıların veya Mezopotamyalıların aksine, İndus büyük tapınaklar veya piramitler inşa etmemiştir.
Görmek zorunda olmadığınız, aksine görmezden gelmeniz gereken anlar vardır.
Buna karşı değilim, aksine destekliyorum.