Дізнайтеся, як використовувати anlamsız у реченні турецька. Понад 56 ретельно відібраних прикладів.
YouTube videoları çok anlamsız.
Translate from турецька to англійська
Ona uğraşmak anlamsız.
Translate from турецька to англійська
O oldukça anlamsız.
Translate from турецька to англійська
Birinin bana anlamsız oyun oynaması canımı sıkıyor.
Translate from турецька to англійська
İnsanların anlamsız ölümü beni derinden yaralıyor.
Translate from турецька to англійська
Kliniğime anlamsız alım yapmak istemiyorum.
Translate from турецька to англійська
Ne para ne mal mülk, arkadaşların ve sevdiğin insan yoksa anlamsız değil midir?
Translate from турецька to англійська
Bu anlamsız.
Translate from турецька to англійська
Hiçbir şey anlamsız değildir.
Translate from турецька to англійська
Hayat zalim; fakat anlamsız değil.
Translate from турецька to англійська
Sanırım işim anlamsız.
Translate from турецька to англійська
Bedel anlamsız olarak yüksekti.
Translate from турецька to англійська
Onun hepsi çok anlamsız.
Translate from турецька to англійська
Anlamsız bir yaşam, erken doğmuş bir ölümdür.
Translate from турецька to англійська
Matematiğe bak ne kadar da anlamsız.
Translate from турецька to англійська
Çabaların anlamsız.
Translate from турецька to англійська
Anlamsız yaşamın anlamı beni çağırıyor.
Translate from турецька to англійська
Anlamsız hain bir yaşama azıcık anlam katmak istedim.
Translate from турецька to англійська
Muayyen dillere çevirisi anlamsız olan cümleler vardır ve bu yüzden, sakınılması gerekir.
Translate from турецька to англійська
Tom anlamsız konuşuyordu.
Translate from турецька to англійська
Sen olmadan yaşamım tamamen anlamsız olurdu.
Translate from турецька to англійська
Onun sözleri anlamsız.
Translate from турецька to англійська
Tom işinin anlamsız olduğunu düşünüyor.
Translate from турецька to англійська
Ona işkence etmek anlamsız, o itiraf etmeyecek.
Translate from турецька to англійська
Dediği tamamen anlamsız.
Translate from турецька to англійська
Onun kulağına tatlı ama anlamsız şeyler fısıldadı.
Translate from турецька to англійська
Kulağına güzel ama anlamsız sözler fısıldadı.
Translate from турецька to англійська
Bunun hepsi anlamsız görünüyor.
Translate from турецька to англійська
Tom, Mary'ye yalan söylemenin anlamsız olduğunu anladı.
Translate from турецька to англійська
Hayatınızı anlamsız şeylerle ziyan etmeyin.
Translate from турецька to англійська
O, işinin anlamsız olduğunu düşünüyor.
Translate from турецька to англійська
Benim varlığım değersiz ve anlamsız.
Translate from турецька to англійська
Ekonomik açıdan anlamsız.
Translate from турецька to англійська
Böyle sorunlu bir birey ile tartışmak anlamsız.
Translate from турецька to англійська
Sana bunun anlamsız olmadığını söyledim.
Translate from турецька to англійська
Bütün bu sadece anlamsız laf kalabalığı.
Translate from турецька to англійська
Birçok çiftler anlamsız meselelerde tartışırlar.
Translate from турецька to англійська
Hayatım sensiz anlamsız olurdu.
Translate from турецька to англійська
Varoluş anlamsız bir kavramdır.
Translate from турецька to англійська
Yabancı uzun, anlamsız bir cümle ile cevap verdi.
Translate from турецька to англійська
O anlamsız olurdu.
Translate from турецька to англійська
Bu, anlamsız şiddetti.
Translate from турецька to англійська
Bu davanın anlamsız olduğunu hissediyor musun?
Translate from турецька to англійська
Beni terk edersen hayatım anlamsız olacak.
Translate from турецька to англійська
Fadıl'ın anlamsız zulmü bitmedi.
Translate from турецька to англійська
Fadıl aşk adına anlamsız eylemler gerçekleştirdi.
Translate from турецька to англійська
Bu çok anlamsız.
Translate from турецька to англійська
Gülme olmadan yaşam nasıl olurdu? Üzücü. Konuşma olmadan yaşam nasıl olurdu? Suskun. Barış olmadan yaşam nasıl olurdu? Acımasız. Aşk olmadan yaşam nasıl olurdu? Yalnız. Sen olmadan yaşam nasıl olurdu? Anlamsız!
Yanlışta ayak diremek anlamsız.
Osmanlı Devleti, onun bağımsızlığı, padişah, halife, hükümet, bunların hepsi anlamını yitirmiş birtakım anlamsız sözlerdi.
Tom'un söylediği şey anlamsız.
Bu tamamen anlamsız.
Tüm bunlar bana çok anlamsız geliyor.
Sensiz hayat anlamsız.
Bazen hayatın anlamsız olduğunu düşünüyorum.
Kalman'ın anlamsız bir yüzü vardı.