Дізнайтеся, як використовувати arabanın у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.
Bu arabanın tamire ihtiyacı var.
Translate from турецька to англійська
Bu arabanın onarıma ihtiyacı var.
Translate from турецька to англійська
Bir polis, kızlara arabanın onlara ait olup olmadığını sordu.
Translate from турецька to англійська
Yolda bir arabanın olması dolayısıyla garajımdan çıkamadım.
Translate from турецька to англійська
Bu arabanın fiyatı çok yüksek.
Translate from турецька to англійська
Arabanın bir adama çarptığını gördüm.
Translate from турецька to англійська
Bu ikinci el arabanın fiyatı makul.
Translate from турецька to англійська
Bir sürücü, arabanın içinde uyuyordu.
Translate from турецька to англійська
Bir arabanın bir direksiyon simidi vardır.
Translate from турецька to англійська
Hangi arabanın daha güzel olduğu söylemek zordur.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin sürdüğü arabanın güvenli olmadığını düşündü.
Translate from турецька to англійська
Kapı arabanın geçmesi için yeterince geniştir.
Translate from турецька to англійська
Jack arabanın tekerleğinin nasıl değiştirileceğini bana anlattı.
Translate from турецька to англійська
Arabanın yeni bir motoru var.
Translate from турецька to англійська
O arabanın port bagajı var.
Translate from турецька to англійська
Çoğu arabanın şaffaf camı var.
Translate from турецька to англійська
O, o arabanın sahibi mi?
Translate from турецька to англійська
Onlar televizyonda yeni bir arabanın reklamını yaptılar.
Translate from турецька to англійська
Biz arabanın arkasına geçtik ve ittik.
Translate from турецька to англійська
O, arabanın altından çıktı.
Translate from турецька to англійська
Arabanın tamiri biter bitmez, lütfen bana masrafları gösteren bir mektup yolla. Gerekli parayı sana göndereceğim.
Translate from турецька to англійська
Arabanın camını açabilir misin ?
Translate from турецька to англійська
Bu arabanın yağını değiştirmenin vakti gelmiş.
Translate from турецька to англійська
Kayakları arabanın üstüne koydu.
Translate from турецька to англійська
Evin önünde bir arabanın durduğunu duydum.
Translate from турецька to англійська
Arabanın hızına şaşırdım.
Translate from турецька to англійська
Arabanın sola dönüş sinyali bozuktu.
Translate from турецька to англійська
Sizden kiraladığım arabanın bir sorunu var.
Translate from турецька to англійська
Durdum ve arabanın geçmesini bekledim.
Translate from турецька to англійська
Arabanın bıraktığı izleri takip ettiler.
Translate from турецька to англійська
Polis arabanın durması için düdük çaldı.
Translate from турецька to англійська
Arabanın benzini bittiğinde neredeyse eve varmak üzereydim.
Translate from турецька to англійська
Hareket halindeyken arabanın kapısını asla açma.
Translate from турецька to англійська
Arabanın parçalanması hakkında üzgün olduğunu biliyorum fakat yaralanmadın ve sağ olduğuna şükretmelisin.
Translate from турецька to англійська
Hava o kadar sıcak ki bir arabanın kaputunda yumurta pişirebilirsiniz.
Translate from турецька to англійська
Sanırım arabanın içinde kalmanı söylemiştim.
Translate from турецька to англійська
Arabanın ön camından Tom'u gördüm.
Translate from турецька to англійська
Arabanın patladığını gördüm.
Translate from турецька to англійська
Arabanın bozuk bir kuyruk lambası var.
Translate from турецька to англійська
Hibrit arabanın bizim tarafımızdan yapıldığını ilk günden beri biliyordum.
Translate from турецька to англійська
Bu cümleye yakın bir cümlenin bir arabanın arka camında yazılı olduğuna yemin ederim.
Translate from турецька to англійська
Bizim arabanın el freni bozuk mu?
Translate from турецька to англійська
Bu arabanın kullanımı kolay.
Translate from турецька to англійська
Polisler arabanın lastiklerine ateş ettiler.
Translate from турецька to англійська
Onlar arabanın arkasında öpüştüler.
Arabanın anahtarlarına ihtiyacım var.
Bir arabanın durduğunu duydum.
Tom arabanın sürücü koltuğunda oturuyordu.
Tom arabanın kilidini açtı ve bindi.
Tom arabanın kornasını birkaç kez çaldı.
Tom binmek için arabanın kapısını açtı.
Tom arabanın çatısına başını çarptı.
Yakıt tasarrufu bu arabanın önemli bir avantajıdır.
Tom ve Mary arabanın arka koltuğunda oturuyorlardı.
Bu arabanın kime ait olduğunu biliyor musun?
Arabanın motoru yolda bozuldu.
Tom yeşil arabanın arkasına gizlendi.
Bu arabanın iyi bir garantisi var.
Senin arabanın anahtarlarını buldun mu?
Şu yeşil arabanın arkasında, kırmızı bir römork takılı.
Arabanın plakasını kaydedemedim.
Arabanın anteni, ön cam içinde monte edilmiştir.
Arabanın sol sinyali kötü çalışıyordu.
Bu arabanın tamirinden bıktık.
Arabanın bagajında bir ceset var.
Bu arabanın kliması yok.
Bu arabanın modası geçmiş.
Arabanın arka koltuğu üç yolcu alır.
İstediğin kadar gaza bas, arabanın vitesi boşta olduğu için hiçbir yere gidemeyiz.
Arabanın bakıma ihtiyacı var.
Bu arabanın gösterge paneli tamamen elektroniktir.
Polis kızlara, o arabanın kendilerinin olup olmadığını sordu.
Tom Mary için arabanın kapısını açtı.
Bu arabanın sahibi benim.
Arabanın dört tekerleği vardır.
Arabanın nesi olduğundan emin değilim.
Keşke arabanın benzininin bittiğini bana söyleseydin.
Arabanın iç lastiğine koca bir çivi batmış.
Bu arabanın bir alarmı var.
Arabanın motor kaputunda bir şey var.
O arabanın sahibi kim?
O, arabanın önünde yürüyordu.
Gitarımı arabanın arkasına koyacağım.
Arabanın neyi olduğunu merak ediyorum.
Tom arabanın altına baktı.
Bu arabanın fiyatı yüzde on beş indirimlidir.
Bu arabanın sahibi kim?
Buradaki bu arabanın kime ait olduğunu biliyor musun?
Hanımefendi bu arabanın kime ait olduğunu biliyor mu?
Hanımefendi buradaki bu arabanın kime ait olduğunu biliyor mu?
Tom arabanın kaputunu açtı.
Tom arabanın bagajını açtı.
Tom arabanın sahibine tazminat ödemek zorunda kaldı.
Arabanın nesi olduğunu öğrendim.
Tom arabanın altındaki kaldırımda yağ olup olmadığını görmek için arabanın altına baktı.
Tom arabanın arka koltuğunda uzanıyor.
Arabanın neden çalışmadığını anladım.
Olamaz! Arabanın anahtarını kaybettim.
Arabanın altına baktın mı?
Onun tüm kedileri arabanın üstünde oturuyorlar.