Дізнайтеся, як використовувати artan у реченні турецька. Понад 37 ретельно відібраних прикладів.
Son zamanlarda, bilgisayar kullanımında artan çeşitlilik, ofis alanlarının çok ötesine uzandı.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'den bazı artan yemekleri ısıtmasını rica etti.
Translate from турецька to англійська
Tom akşam yemeği için bazı artan yemekleri ısıttı.
Translate from турецька to англійська
Hiç artan biletin var mı?
Translate from турецька to англійська
Artan nüfus bu ülkede ciddi bir sorun haline gelmiştir.
Translate from турецька to англійська
Onlar artan bir nüfusa sahip, bu yüzden çok daha fazla yiyeceğe ihtiyaçları var.
Translate from турецька to англійська
Dünya gitgide artan bir hızla değişiyor.
Translate from турецька to англійська
Gittikçe artan sayıda evli çift ev işlerini paylaşıyor.
Translate from турецька to англійська
Dan artan yemekleri yedi.
Translate from турецька to англійська
Tom her hafta eşinden belirli bir miktar cep harçlığı alır. Haftanın sonunda artan parayı kumbarasına koyar.
Translate from турецька to англійська
Artan işine rağmen, Tom' un çocuklar ve Maria için her zaman vakti vardır.
Translate from турецька to англійська
Avrupa'da kamusal alanın yokluğu artan bir şiddetle hissediliyor.
Translate from турецька to англійська
Artan bir şekilde yardımına ihtiyacım var.
Translate from турецька to англійська
Ken iş yerinde artan miktarda zaman harcıyor.
Translate from турецька to англійська
Artan yiyeceği eve götür.
Translate from турецька to англійська
Tom artan yemekleri yedi.
Translate from турецька to англійська
Öğle yemeği için artan yemeklerimiz var.
Translate from турецька to англійська
Artan iyileşme, artış görülecek kadar geniş olduğu sürece iyidir.
Translate from турецька to англійська
Öğle yemeği için artan yemekleri yedim.
Translate from турецька to англійська
Artan yemeklerle başlayalım.
Translate from турецька to англійська
Leyla artan yemekleri yiyordu.
Translate from турецька to англійська
Leyla'nın giderek artan orandaki garip davranışları onun anne ve babasını çok endişelendiriyordu.
Translate from турецька to англійська
Sami artan sıklıkta ortaya çıktı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un giderek artan sayıda gri saçları var.
Translate from турецька to англійська
ABD'deki Hispanik oyları önemi gittikçe artan, hesaba katılması gereken bir güç.
Translate from турецька to англійська
Ali artan ekmekleri ekmek dolabına koydu.
Translate from турецька to англійська
İslamofobi artan bir sorundur.
Translate from турецька to англійська
Artan yemeği paketleyebilir misiniz?
Translate from турецька to англійська
Köpeğine artan pizzadan bir parça verdi.
Translate from турецька to англійська
Artan enflasyonla maaşlar kuşa döndü.
Translate from турецька to англійська
Paltosunu çıkardı çünkü artan sıcaklıkta kalın gelmeye başlamıştı.
Translate from турецька to англійська
Artan yemekleri dolaba koydum.
Translate from турецька to англійська
Artan talep fiyatların yükselmesine neden oldu.
Translate from турецька to англійська
Daniel Ortega dördüncü döneminde Batı'nın artan yaptırımlarına karşı Çin öncülüğündeki karşı bloğa daha yakınlaşıp Nikaragua Kanalı projesi somutlaşmaya başlarsa Amerika'nın bölgede Panama Kanalı üzerinden sağladığı jeopolitik hakimiyeti sarsılabilir.
Translate from турецька to англійська
Otomobil şanzımanları yıllar içerisinde artan şekilde komplike hâle geldi.
Translate from турецька to англійська
Karl, Rima ve Velid arasındaki artan sevgiyi hissetti.
Translate from турецька to англійська
Son dönemlerde artan İslamî terör saldırılarına müteakiben Türkiye'nin sınır güvenliği üzerinde daha derinlemesine durması gerekiyor.
Translate from турецька to англійська