Дізнайтеся, як використовувати arzu у реченні турецька. Понад 48 ретельно відібраних прикладів.
Arzu ettiğini kolaylıkla alabildi.
Translate from турецька to англійська
Bugün seni görmeyi çok arzu ediyorum.
Translate from турецька to англійська
Birinin arzu edebileceği en iyi köpeksin!
Translate from турецька to англійська
Tom'un karnesi arzu edilecek çok şey bırakıyor.
Translate from турецька to англійська
Bazılarımız geriye kalanlarımızın arzu ettikleri şey oldukları zaman hariç, hepimiz hiçbirimizin olamadığını olmaya çalışırız.
Translate from турецька to англійська
Dünyada en çok arzu edilen adam olamayacağımın farkındayım fakat hâlâ benimle çıkmayı düşüneceğinden ümitliyim.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'yi öpmek için bir arzu hissetti.
Translate from турецька to англійська
Benim ona olan sevgimde arzu yoktu.
Translate from турецька to англійська
Tom ana dili gibi Fransızca konuşabilmeyi arzu ediyor.
Translate from турецька to англійська
Ne arzu edersiniz?
Translate from турецька to англійська
Onunla evlenmeyi arzu etti.
Translate from турецька to англійська
Yakında, arzu ettiğimiz şeye inanırız.
Translate from турецька to англійська
Tom, beni arzu ettiğim şeyi yapmaktan alıkoydu.
Translate from турецька to англійська
Tom, Meryem'den ne yapılacağını anlatmasını arzu etti.
Translate from турецька to англійська
Dan Linda'yı öldürmeyi arzu etti.
Translate from турецька to англійська
Bir şey arzu edeniniz var mı?
Translate from турецька to англійська
Ne içmeyi arzu edersiniz?
Translate from турецька to англійська
Zaferi çok arzu ediyorum.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'yi tekrar görmeyi arzu ediyordu.
Translate from турецька to англійська
Hiçbir öğrenci okulların başlamasını arzu etmez.
Translate from турецька to англійська
Onu getirmeni arzu ediyorum.
Translate from турецька to англійська
Bu dünyada, ne kadar arzu ederseniz edin asla gerçekleşmeyecek şeyler vardır.
Translate from турецька to англійська
Tom, Boston'a taşınmayı hiç arzu etmiyordu.
Translate from турецька to англійська
Onun ölümünü arzu etmedi.
Translate from турецька to англійська
O bir barın dışında bir kıza arzu dolu baktı.
Translate from турецька to англійська
Arzu ihtiyaç ve talep arasından çıkar.
Translate from турецька to англійська
Ne arzu ediyorsun?
Translate from турецька to англійська
Hepimiz barışı arzu ettik.
Translate from турецька to англійська
Arzu düşüncenin babasıdır.
Translate from турецька to англійська
Ne kadar çok şeye sahipseniz o kadar çok arzu edersiniz.
Translate from турецька to англійська
Tom iktidarı çok arzu ediyor.
Translate from турецька to англійська
Hayaller vücut bulduğunda ve arzu edilenler gerçekleştiğinde o zaman bir mucizeden bahsedilebilir.
Translate from турецька to англійська
Sami arzu ettiği lüksü yaşamaya başladı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un onu yapmasını arzu etmediğimi bilmiyor muydun?
Translate from турецька to англійська
Sami okulda başarılı olarak kardeşlerini gölgede bırakmayı arzu ediyordu.
Translate from турецька to англійська
Tom'un buraya gelmesini arzu etmedim.
Translate from турецька to англійська
Tom arzu ederse kalabilir.
Translate from турецька to англійська
Bunu yapmayı hiçbir zaman arzu etmedim.
Translate from турецька to англійська
Arzu edilen şeyi yapmak her zaman mümkün olmaz.
Translate from турецька to англійська
Kahvenizi nasıl arzu edersiniz?
Translate from турецька to англійська
Bunu asla arzu etmem.
Translate from турецька to англійська
Arzu ederse kameramı kullanabilir.
Translate from турецька to англійська
Arzu ettiğin şeyler beklemekten vazgeçtiğinde gerçekleşir. Bu, hayatın "Sen bakarken soyunamıyorum" deme şeklidir.
Translate from турецька to англійська
Tom aklıselimin galip gelmesini arzu ettiğini söyledi.
Translate from турецька to англійська
Uzun vadede işler bizim arzu ettiğimiz şekle gelecektir.
Hayatta başarılı olmak herkesin arzu ettiği bir şeydir.
Bunu yapmayı epeydir arzu ediyorum.
Cümlelerin Almanca'ya çevrilmesinin sadece arzu edilen değil, aynı zamanda gerekli olduğuna şüphe yok. Anadili Almanca olanların hassas tavsiyeleri, her zaman mükemmel olmayan dilimizdeki orijinal metni düzeltmemiz için bizi teşvik ediyor.