Дізнайтеся, як використовувати ayakları у реченні турецька. Понад 52 ретельно відібраних прикладів.
Küçük ayakları var.
Translate from турецька to англійська
Büyük anlaşmazlıklara karşı zorlu bir mücadeleden sonra, onlar nihayet şirketi tekrar kendi ayakları üzerinde durdurdular.
Translate from турецька to англійська
Bir çalışma ile ulaşılan sonuç "ayaklarının pis koktuğunu düşünen insanların kötü kokan ayakları vardır; ayaklarının kötü kokmadığını düşünen insanların yoktur."
Translate from турецька to англійська
Ayakları ayrık durdu.
Translate from турецька to англійська
Onun küçük ayakları var.
Translate from турецька to англійська
Onun ayakları uyuşmuştu.
Translate from турецька to англійська
Onların ayakları kirli.
Translate from турецька to англійська
Cambaz ayakları üzerinde yürüyebilir misin?
Translate from турецька to англійська
O ne zaman kendi ayakları üzerinde durabilecek?
Translate from турецька to англійська
Tom bir süre fena hâlde borç içindeydi ama tekrar kendi ayakları üzerinde duruyor.
Translate from турецька to англійська
Tom büyüdü ve artık kendi ayakları üzerinde durabilir.
Translate from турецька to англійська
Ayakları kırık sandalyeleri at.
Translate from турецька to англійська
Tom'un büyük ayakları var.
Translate from турецька to англійська
Onun küçücük ayakları var.
Translate from турецька to англійська
Dizleri üzerinde yaşamaktansa, ayakları üzerinde ölmek iyidir!
Translate from турецька to англійська
Büyük ayakları var.
Translate from турецька to англійська
Onun büyük ayakları var.
Translate from турецька to англійська
Tom çorap giymiyordu, bu yüzden ayakları üşüyordu.
Translate from турецька to англійська
Tom'un büyük ayakları var mı?
Translate from турецька to англійська
Tom ayakları suda iskelede oturdu.
Translate from турецька to англійська
Onun ayakları kirli.
Translate from турецька to англійська
Tom'un ayakları gerçekten büyük.
Translate from турецька to англійська
Tom'un düz ayakları vardı.
Translate from турецька to англійська
Tom elleri ve ayakları felçli biri.
Translate from турецька to англійська
Cennet annelerin ayakları altındadır.
Translate from турецька to англійська
İflasından sonra yeniden ayakları üzerinde duramadı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un ayakları soğuktu.
Translate from турецька to англійська
Tom'un ayakları ıslandı.
Translate from турецька to англійська
İnşallah, Tom yakında geri kendi ayakları üzerinde olacak.
Translate from турецька to англійська
Tom'un ayakları çıplaktı.
Translate from турецька to англійська
Orada uykuya daldı ve o uyurken, onun tahta ayakları yanmaya başladı. Yavaş yavaş, çok yavaş, onlar karardı ve küle döndü.
Translate from турецька to англійська
Onun ayakları su içinde sallanıyordu.
Translate from турецька to англійська
Bırak bu ayakları.
Translate from турецька to англійська
Çocuklardan bazıları ayakları üstünde kalmak için çok zayıftı.
Translate from турецька to англійська
İş yerinde uzun bir günden sonra onun ayakları yorgundu.
Translate from турецька to англійська
Tom'un ayakları karda battı.
Translate from турецька to англійська
Her şeyden önce ayakları yere basmayan kızın yanına gidelim.
Translate from турецька to англійська
Tom'un minik ayakları var.
Translate from турецька to англійська
Bu benim kedim değil. Benimkinin beyaz ayakları var.
Translate from турецька to англійська
Tom ayakları yere basan bir aile adamıdır.
Translate from турецька to англійська
Ben ayakları içe basanım.
Translate from турецька to англійська
Tom'un ayakları pis kokuyor.
Translate from турецька to англійська
Tom'un küçük ayakları var.
Translate from турецька to англійська
Tom'un elleri ve ayakları bağlıydı.
Translate from турецька to англійська
Ali kendi ayakları üzerinde durabilecek yaşta.
Translate from турецька to англійська
Maria'nın ayakları buz gibi soğuktu.
Translate from турецька to англійська
Yeni müşterilere ayakları alışsın diye indirim yapmak akıllıca bir strateji.
Sevinçten kaç gündür ayakları yere değmiyor.
Bırakın bu ayakları.
Ayakları yere basmayan hedefler hayal kırıklığına neden olur.
Gunter'in ayakları donmaya başladı.
Başkan ayakları yere basan bir adam.