Дізнайтеся, як використовувати ayakta у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.
Bütün gün ayakta durduğum için yoruldum.
Translate from турецька to англійська
Otobüs beklerken ayakta durdum.
Translate from турецька to англійська
O iki saat boyunca beni orada ayakta bıraktı.
Translate from турецька to англійська
Biz güzel manzaraya bakarak ayakta durduk.
Translate from турецька to англійська
Tren o kadar kalabalıktı ki ben bütün yol boyunca ayakta durmak zorunda kaldım.
Translate from турецька to англійська
Tren o kadar kalabalıktı ki Osaka'ya giden bütün yol boyunca ayakta durmak zorunda bırakıldık.
Translate from турецька to англійська
Başı bir tarafa doğru hafifçe eğik, sessizce ayakta durdu.
Translate from турецька to англійська
O, trende ayakta durmak zorundaydı.
Translate from турецька to англійська
Otobüs o kadar kalabalıktı ki istasyona kadar ayakta tutuldum.
Translate from турецька to англійська
Siyah insanlar otobüsün arkasında oturmak ya da doluysa ayakta durmak zorunda kaldılar.
Translate from турецька to англійська
Biz kuyrukta ayakta bekletildik.
Translate from турецька to англійська
Kendisine karşı bölünmüş bir ev ayakta kalamaz.
Translate from турецька to англійська
Orada ayakta duran kız Mary'dir.
Translate from турецька to англійська
Orada ayakta duran kız kız kardeşim Sue'dur.
Translate from турецька to англійська
Halen ayakta duruyor.
Translate from турецька to англійська
Lütfen ayakta kalın.
Translate from турецька to англійська
Ayakta duramayacak kadar çok hastaydım.
Translate from турецька to англійська
Ayakta duramayacak kadar yorgunum.
Translate from турецька to англійська
Çok geç saatlere kadar seni ayakta tutan nedir?
Translate from турецька to англійська
O, ayakta duruyordu.
Translate from турецька to англійська
Ben ayakta uyuyorum.
Translate from турецька to англійська
Ayakta duranların hepsi erkekti.
Translate from турецька to англійська
Bebek ayakta durabilir ama yürüyemez.
Translate from турецька to англійська
Şirket ayakta kalmayı başardı.
Translate from турецька to англійська
Geç saatlere kadar ayakta kalmamak prensibimdir.
Translate from турецька to англійська
Geç saatlere kadar ayakta kalmamayı prensip edindim.
Translate from турецька to англійська
Yapabildiğim bütün şey ayakta durmaya devam etmekti.
Translate from турецька to англійська
O kadar yorgundu ki güçlükle ayakta durabiliyordu
Translate from турецька to англійська
Tek başına ayakta durmayı öğrenmelisin.
Translate from турецька to англійська
Roma İmparatorluğu bin yıl ayakta kaldı.
Translate from турецька to англійська
Koltuklar müsaitken ayakta durmanın anlamı yok.
Translate from турецька to англійська
Bugün sabahleyin tren o kadar doluydu ki boş bir yer bulamadım ve tüm yol ayakta durmak zorunda kaldım.
Translate from турецька to англійська
Ayakta durmayı sevmiyorum.
Translate from турецька to англійська
Ayakta durmak istiyorum.
Translate from турецька to англійська
Ayakta ölmek en güzeli.
Translate from турецька to англійська
Ben ayakta ölmeye yemin ettim.
Translate from турецька to англійська
Tom ayakta.
Translate from турецька to англійська
Tom hâlâ ayakta duruyor.
Translate from турецька to англійська
Hâlâ ayakta mısın?
Translate from турецька to англійська
Güçlükle ayakta durabiliyorum.
Translate from турецька to англійська
Tom zaten ayakta.
Translate from турецька to англійська
Tom zaten ayakta duruyor.
Translate from турецька to англійська
Tom her zaman ayakta kaldı.
Translate from турецька to англійська
Tom hâlâ ayakta mı?
Translate from турецька to англійська
Lütfen ayakta durma.
Translate from турецька to англійська
Herkes ayakta.
Translate from турецька to англійська
Onlarda ayakta durmuyorlar.
Translate from турецька to англійська
Tom izlerken ayakta durdu.
Translate from турецька to англійська
Tom dimdik ayakta durdu.
Translate from турецька to англійська
Tom sessizce ayakta durdu.
Tom ayakta kaldı.
Meşe ağacı fırtınadan sonra ayakta kaldı.
Oraya gitmek için yol boyunca ayakta kalması söylendi.
Tom ayakta durdu.
Kim ayakta durdu?
Tom ayakta duruyor.
Biz ayakta duruyoruz.
Ayakta duruyorum.
Kim ayakta duruyor?
Biz ayakta duracağız.
Binanın hâlâ ayakta durduğuna şaşırdım.
6.30'a kadar ayakta olmalıyım.
6.30'a kadar ayakta olmam gerekiyor.
6.30'a kadar ayakta olmak zorundayım.
Herkes ayakta kaldı.
Tren o kadar kalabalıktı ki yolculuk boyunca ayakta durmak zorunda kaldım.
Tren çok kalabalıktı bu yüzden Ueno'ya kadar bütün yol boyunca ayakta durmak zorunda kaldım.
Tren çok kalabalık olduğu için Uone'ya kadar bütün yol boyunca ayakta durmak zorunda kaldım.
Atların ayakta uyudukları doğru mu?
Tom genellikle bütün gece ayakta kalır.
Küçük erkek kardeşim romanlar okuyarak bütün gece ayakta kalırdı.
Ağabeyim romanlar okuyarak bütün gece ayakta kaldı.
O beni gece ayakta tutar.
Diğerleri otururken Tom ayakta kaldı.
Her şey akıp gidiyor, hiçbir şey ayakta kalmıyor henüz.
Aynanın önünde ayakta duruyordu.
Buna rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayakta.
Koro sütunların etrafında dikilir. Bu kemerler ve tonozlara dayanılarak yapılır. Bu uygulama ayakta olarak adlandırılır.
Sadece, Nürnberg Bölgesel Ekspres treninde ayakta duracak yer vardı.
Ayakta uyuyorum.
Tom Mary'yi kalabalığın içinde ayakta dururken gördü.
Bütün gece ayakta kalmamalıydık.
Tom bu sabah 6.30'dan beri ayakta.
Tom şafaktan beri ayakta.
Tren kalabalık olduğu için, Kyoto'ya giden bütün yol boyunca ayakta durdum.
Tom'un büyük büyükbabasının evi hâlâ ayakta duruyor.
O, ona yardım etmek için onu kollarının arasına aldı fakat o ayakta duramadı.
2.30'a kadar ayakta kalmamalıydık.
Sen hiç uçakta ayakta kaldın mı?
Tom çocuklarına on bire kadar ayakta kalmalarına izin verdi.
Sandalyemiz yok. Ayakta dururken yer misin?
Bir plan önermeye çalışırken bütün gece ayakta kaldık.
Tom'un bütün gece nasıl ayakta kalabildiğini ve sonra işte nasıl uyanık kaldığını anlamıyorum.
Tom ayakta durmadı.
Ayakta duracak durumda değilsin.
Ayakta duracak hâlim yok.
Ayakta duramayacak kadar sarhoştu.
Tom saatlerdir ayakta.
Belki dün gece bu kadar geç saatlere kadar ayakta kalmamalıydım.
Bu gece bu kadar geç saatlere kadar ayakta kalmak istemeyebilirsin.