Дізнайтеся, як використовувати başını у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.
Patronu gerçeği öğrendiğinde, yalan onun başını derde soktu.
Translate from турецька to англійська
Patronu gerçeği öğrendiğinde yalan onun başını belaya soktu.
Translate from турецька to англійська
O, yaşlı bir kadın gibi başını eğip yürüdü.
Translate from турецька to англійська
Popülerlik başını döndürdü.
Translate from турецька to англійська
Başını belaya soktuğunu asla görmek istemiyorum.
Translate from турецька to англійська
Tom başını tıraş etti.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'ye başını derde sokmayacağına söz verdi.
Translate from турецька to англійська
Tom utançla başını eğdi.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin başını beladan kurtardı
Translate from турецька to англійська
Tom'un niyeti Mary'nin başını belaya sokmak değildi.
Translate from турецька to англійська
Tom başını tekrar derde sokmadan önce, o sadece zaman meselesidir.
Translate from турецька to англійська
Büyükbabam başını salladı ve gülümsedi.
Translate from турецька to англійська
Tom'la yakından ilgilenin ve onun başını derde sokmadığından emin olun.
Translate from турецька to англійська
Paul kızardı ve başını çevirdi.
Translate from турецька to англійська
Alice utanç içinde başını eğdi.
Translate from турецька to англійська
Tom'un başını bu kadar çok belaya sokması şaşırtıcı.
Translate from турецька to англійська
Başını salladı.
Translate from турецька to англійська
O, başını kaldırdı.
Translate from турецька to англійська
O başını öne eğerek cevap verdi.
Translate from турецька to англійська
O, onun başını belaya soktu.
Translate from турецька to англійська
O utançla başını eğdi.
Translate from турецька to англійська
O, geçerken bana başını salladı.
Translate from турецька to англійська
O, başını yastığa koydu.
Translate from турецька to англійська
O, bana başını salladı.
Translate from турецька to англійська
O, başını salladı.
Translate from турецька to англійська
Başını eğerek teşekkür etti.
Translate from турецька to англійська
O, başını yukarı aşağı salladı.
Translate from турецька to англійська
Başını ileri geri salladı.
Translate from турецька to англійська
Başını bir sütuna çarptı.
Translate from турецька to англійська
Alışkanlık nedeniyle başını kaşıdı.
Translate from турецька to англійська
Başını pencereden çıkardı.
Translate from турецька to англійська
Sorumu yanıtlamak için başını salladı.
Translate from турецька to англійська
Başını derde sokmak istemiyorum.
Translate from турецька to англійська
Başını yastığa koydu.
Translate from турецька to англійська
Başını tavana çarptı.
Translate from турецька to англійська
Anlayıp anlamadığını sorduğumda başını salladı.
Translate from турецька to англійська
Başını kaldırdı ve ona baktı.
Translate from турецька to англійська
Başını annesinin omuzunda dinlendirdi.
Translate from турецька to англійська
Onun başını desteklemek için birkaç yastık getirdi.
Translate from турецька to англійська
Tom'un başını belaya sokmakla ilgili uzun bir geçmişi var.
Translate from турецька to англійська
Tom başını salladı.
Translate from турецька to англійська
Başını öne eğdi.
Translate from турецька to англійська
Onun özgün fikirleri daha tutucu arkadaşlarıyla başını defalarca belaya soktu.
Translate from турецька to англійська
Onun yeni fikirleri daha tutucu iş arkadaşlarıyla sık sık başını derde sokuyor.
Translate from турецька to англійська
Başını eğ!
Translate from турецька to англійська
Onlar sessizce başını salladı.
Translate from турецька to англійська
Tom başını sallayarak evet dedi.
Translate from турецька to англійська
Tom isteksizce başını salladı.
Translate from турецька to англійська
Tom anlayışla başını salladı.
Translate from турецька to англійська
Tom düşünceli şekilde başını salladı.
Translate from турецька to англійська
Tom sempatik şekilde başını salladı.
Translate from турецька to англійська
Tom yavaşça başını salladı.
Tom hafifçe başını salladı.
Tom sessizce başını salladı.
Tom hızla başını salladı.
Tom kibarca başını salladı.
Tom bir kez başını salladı.
Tom iyiyim diye başını salladı.
Tom sinirli bir biçimde başını salladı.
Tom bilerek başını salladı.
Tom hemen başını salladı.
Tom tereddütle başını salladı.
Tom şevkle başını salladı.
Tom cesaret verecek şekilde başını salladı.
Tom yine başını salladı.
Tom onaylayarak başını salladı.
Tom onaylamak için başını salladı.
Tom olumlu olarak başını salladı.
Başını pencereden dışarı çıkardı.
Başını onun göğsüne yasladı.
Katip başını salladı bu yüzden kadın bir çek yazdı ve onu teslim etti.
Başını pencereden çıkarma.
Onun başını belaya sokmasını istemiyorum.
Tom Mary'nin kulağına bir şeyler fısıldadı ve o, başını salladı.
Tom başını kaşıdı.
Tom Mary'ye hafifçe başını salladı.
Tom'a soğuk alıp almadığını sordum ama o başını salladı.
Tom'a üşüyüp üşümediğini sordum ama o başını salladı.
Tom daha önce başını belaya soktu.
Tom sadece başını salladı ve bir şey söylemedi.
Başını tıraş eden bir arkadaşım var.
Başını yüksek tut.
Düştü ve bir kayaya başını çarptı.
Tom arabanın çatısına başını çarptı.
Mary başını onun omzuna dayadı.
Başını belaya sokmaya değmez.
Başını ağrıtmaya değmez.
Tom fiyat etiketine baktı ve başını salladı.
Başını derde sokmasını istemiyorum.
Tom başını bir ağaç dalına çarptı.
Ona merhaba dediğimde asla yanıtlamaz; yalnızca başını eğer.
Annesi başını sallayarak kıkırdadı.
Onaylama işareti olarak başını salladı.
Bir konuşma dinlerken başını sallama alışkanlığı vardır.
Şu anda Türkiye'deki kadınların üçte ikisi başını örtüyor.
Köpeğin başını okşadı.
Tom başını kullandı.
Başını suya daldırıp çıkar.
Salonu dolduran hemen herkes, başını sallayarak Tom'u onaylıyordu.
Tom gözlerini kapadı ve başını salladı.