Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Приклади речень турецька зі словом "başına"

Дізнайтеся, як використовувати başına у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.

Bugün tek başına mı geldin?
Translate from турецька to англійська

Yaşlı adam tek başına yaşıyor.
Translate from турецька to англійська

Asla tek başına olma.
Translate from турецька to англійська

Herkesin, fikir, vicdan ve din hürriyeti hakkı vardır; bu hak, din veya kanaat değiştirmek hürriyeti, dinini veya kanaatini tek başına veya topluca, açık olarak veya özel surette, öğretim, tatbikat, ibadet ve ayinlerle izhar etmek hürriyetini içerir.
Translate from турецька to англійська

Her şahıs tek başına veya başkalarıyla birlikte mal ve mülk sahibi olma hakkına sahiptir.
Translate from турецька to англійська

Tek başına yaşıyordu.
Translate from турецька to англійська

Ormanda yalnız başına yaşadı.
Translate from турецька to англійська

Soğuk Moskova kışlarında kendi başına şapka takmak en iyisidir.
Translate from турецька to англійська

Ormanda tek başına yaşıyor.
Translate from турецька to англійська

Oraya tek başına gitmeni istemiyorum.
Translate from турецька to англійська

Hiroko orada tek başına oturdu.
Translate from турецька to англійська

O tek başına çalıştı.
Translate from турецька to англійська

Çocukken odamda yalnız başına kitap okuyarak çok fazla zaman geçirdim.
Translate from турецька to англійська

Ben ona tek başına izin veremem.
Translate from турецька to англійська

Hiç kimse kendi başına kendisi için yaşayamaz.
Translate from турецька to англійська

Talihsizliklerin asla tek başına gelmediklerini unutmuyorum.
Translate from турецька to англійська

Tom kendi başına yemek istediğine karar verdi.
Translate from турецька to англійська

Lindbergh'in tek başına sürekli transatlantik uçuşu kayda değer bir başarıydı.
Translate from турецька to англійська

Nadiren, kırk yılda bir, kendi başına sinemaya gider.
Translate from турецька to англійська

George çok kaynaşmaz; o kendi başına kalmayı sever.
Translate from турецька to англійська

O günlerde, o, evde tek başına yaşıyordu.
Translate from турецька to англійська

Adam tek başına rüzgar sörfü yapmaktan hoşlanıyor.
Translate from турецька to англійська

Dedem tek başına kaldığında bazen kendi kendine konuşur.
Translate from турецька to англійська

Babası öldükten sonra, o tek başına çalışmak zorunda kaldı.
Translate from турецька to англійська

Tom'un tek başına seyahat etmek istemesi çok zayıf bir olasılıktır.
Translate from турецька to англійська

Bizim için sürpriz oldu, o Brezilya'ya tek başına gitti.
Translate from турецька to англійська

O, üç çocuğu tek başına yetiştirdi.
Translate from турецька to англійська

Kendi başına Meksika'ya gitti.
Translate from турецька to англійська

Kendi başına evde kaldı.
Translate from турецька to англійська

O tek başına ağlıyordu.
Translate from турецька to англійська

O tek başına gitmemeli.
Translate from турецька to англійська

Tom'un tek başına oraya gitmek için cesareti yoktu.
Translate from турецька to англійська

Büyükannem sağlıklı ve tek başına yaşıyor.
Translate from турецька to англійська

Tek başına on kişilik akşam yemeği pişiremezsen, Lucy sana yardımcı olabilir.
Translate from турецька to англійська

Tek başına değişim, sürekli, sonsuz ve ölümsüzdür.
Translate from турецька to англійська

Sevgi ile tek başına yaşayamazsın.
Translate from турецька to англійська

Adam kendi başına hareket edemeyecek kadar çok şişman.
Translate from турецька to англійська

O tek başına oraya gitmek için yeterince cesur.
Translate from турецька to англійська

Tek başına orada yaşadı.
Translate from турецька to англійська

O, muhtemelen kendi başına mektup yazamaz.
Translate from турецька to англійська

Tom bu işi yalnız başına yapabilir.
Translate from турецька to англійська

Tom işte tek başına çalıştı.
Translate from турецька to англійська

Tom her gün tek başına oldukça fazla zaman geçirmeyi seviyor.

Müdür emekli olduktan sonra Tom kuruluşun başına tayin edildi.

Senin onu tek başına yapabilmenin pek olası olmadığını düşünüyorum.

O ona oraya tek başına gitmesini tavsiye etti fakat o onun iyi bir tavsiye olduğunu düşünmüyordu.

Bir kız için gece geç saatte kendi başına dışarı çıkması güvenli değildir.

Tom tek başına gitmeyecek.

Tom öğle yemeğini genellikle tek başına yer.

Tom, bir restoranda tek başına yemek yemenin yürek parçalayıcı olduğunu düşünmektedir.

Tom şu anda kendi başına.

Tom Mary ile yemeği ummasına rağmen tek başına yedi.

Onun tarafından oraya tek başına gitmemesi tavsiye edildi.

Tom ev ödevini tek başına yaptığını söyledi.

Tom tek başına o kadar çok yemeği yiyemeyeceğini söyledi.

Tom çoğunlukla tek başına alışverişe gider.

Tom tek başına gitmeye isteksizdi.

Tom yalnız başına olmaya alışkındı.

Tom cevabı tek başına bulmaya çalıştı.

Tom Mary'ye onun parkta tek başına yürüyüşe gitmesinin iyi bir fikir olduğunu düşünmediğini söyledi.

Tom tek başına yaşamayı sevdiğini söylüyor.

Tom işleri kendi başına yapmayı sever.

Tom Mary'yi işleri kendi başına yapması için cesaretlendiriyor.

Tom'un tek başına oraya gitmeye niyeti yoktu.

Tom işin çoğunu kendi başına yapar.

Tom tek başına kamp yapmaya gitmenin eğlenceli olmayacağına karar verdi.

Tom kesinlikle bu planı tek başına düşünemezdi.

Tom işi tek başına yapamaz. Ona yardım eder misiniz?

Yakında kendi başına yaşamaya alışacaksın.

Büyükanne masayı kendi başına taşıdı.

Bir felaket, tek başına asla gelmez.

Bu ayın başına kadar bizimle kaldı.

Tom bütün pizayı tek başına yedi.

Tom kendi başına akşam yemeği yedi.

Tom tek başına bir düzine çöreğin hepsini yedi.

Tom onu yalnız başına yapsın.

Bob çimleri biçmek için saat başına üç dolar istedi.

Nancy tek başına yurt dışında yaşamayı istemiyordu.

Mary'nin orada tek başına yaşamasından hoşlanmıyorum.

Bob kendi başına bu çileyi aşmak zorundadır.

Bill genellikle tek başına oyuncakları ile oynar.

Dick kendi başına gitmeyi planlıyor.

Kollarını bağlamış olarak Jim tek başına oturuyordu.

Jane'in tek başına okula gitmesi çok zordu.

Tom, neden Mary'nin tek başına buraya geldiğini merak ediyor.

Tom on altı yaşında tek başına yaşamaya başladı.

Tom bütün bu işi tek başına yapmış olamaz.

Tom onun hepsini tek başına yapmış olamaz.

Tom kendi başına çekip çeviremez.

Tom birlikte gidecek birini bulamadı bu yüzden tek başına gitti.

Tom onu kendi başına yaptı.

Tom'un işi tek başına bitirme yeteneği yok.

Tom tek başına oraya gitmek zorunda değildir.

O tek başına geldi.

Onu tek başına yapsın.

O tek başına yaşar.

O, on yıldan daha fazla süredir tek başına bir kabinde yaşamaktadır.

O yalnız başına kahvaltı yaptı.

O, tek başına oraya gitti.

O, bazen tek başına zaman geçirir.

Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська