Дізнайтеся, як використовувати balığa у реченні турецька. Понад 83 ретельно відібраних прикладів.
Balığa gittiler.
Translate from турецька to англійська
Dün balığa gittiler.
Translate from турецька to англійська
Benim balığa alerjim var.
Translate from турецька to англійська
Çiğ balığa katlanamam.
Translate from турецька to англійська
İngilizcede bu balığa ne denilir?
Translate from турецька to англійська
İngilizcede bu balığa ne dersiniz?
Translate from турецька to англійська
Her gün eti balığa tercih ederim.
Translate from турецька to англійська
Pazar günü sık sık balığa giderdi.
Translate from турецька to англійська
Ara sıra beraber balığa gideriz.
Translate from турецька to англійська
Benimle balığa çıkmaya ne dersin?
Translate from турецька to англійська
Balığa çıkmayı mı yoksa ava çıkmayı mı tercih edersin?
Translate from турецька to англійська
Güzel bir gün ve canım balığa gitmek istiyor.
Translate from турецька to англійська
Benimle balığa gitmek ister misin?
Translate from турецька to англійська
Tom evvelsi gün balığa gitti.
Translate from турецька to англійська
Tom balığa gitmeyi hiç sevmedi.
Translate from турецька to англійська
Tom babasıyla balığa çıkmaktan hiç keyif almadı.
Translate from турецька to англійська
Tom yalnız balığa gitmeyi seviyor.
Translate from турецька to англійська
Et ve balığa ihtiyacımız var.
Translate from турецька to англійська
Her hafta balığa gider.
Translate from турецька to англійська
Tom balığa gitti.
Translate from турецька to англійська
Yalnız başına balığa çıkmayı sever.
Translate from турецька to англійська
Bugün balığa çıkmayı umuyordum.
Translate from турецька to англійська
Tom babasıyla balığa çıkardı.
Translate from турецька to англійська
Balığa gitmek istiyorum.
Translate from турецька to англійська
Eğer meşgul değilsen, neden benimle hafta sonunda balığa gelmiyorsun?
Translate from турецька to англійська
Balığa gitmene izin vermeliydim.
Translate from турецька to англійська
Balığa gitmelerine izin vermeliydim.
Translate from турецька to англійська
Balığa gitmesine izin vermeliydim.
Translate from турецька to англійська
Onun balığa gitmesine izin vermeliydim.
Translate from турецька to англійська
Tom hafta sonlarında sık sık balığa gider.
Translate from турецька to англійська
Seninle balığa gitmek istemiyorum.
Translate from турецька to англійська
Tom tanktaki balığa bakıyor.
Translate from турецька to англійська
Ben her zaman balığa çıkıyor olamam, eve domuz pastırması getirmek zorundayım.
Translate from турецька to англійська
Bizimle balığa çıkmak istemediğinden emin misin?
Translate from турецька to англійська
Belki gelecek hafta balığa çıkabiliriz.
Translate from турецька to англійська
Balığa ihtiyacım var.
Translate from турецька to англійська
O balığa çıktı .
Translate from турецька to англійська
Yarın balığa gitmek istiyor musun?
Translate from турецька to англійська
Eti balığa tercih ederim.
Translate from турецька to англійська
Küçük ve köhne bir kasabada yetişen Tom, büyük şehre yerleştiğinde sudan çıkmış balığa dönmüştü.
Translate from турецька to англійська
Tek istediğim balığa çıkmak.
Translate from турецька to англійська
Kızlar bugün balığa gittiler. Alla büyük bir tane yakaladı.
Translate from турецька to англійська
Balığa normalde beyaz şarap eşlik eder.
Translate from турецька to англійська
Kedi, balığa bakıyor.
Translate from турецька to англійська
Bu sabah balığa gitmek için erken kalktım.
Translate from турецька to англійська
Tom şimdi balığa çok gitmiyor ama eskiden çok giderdi.
Translate from турецька to англійська
Çocukken sık sık babamla birlikte balığa gittim.
Translate from турецька to англійська
Tom ve ben her yaz birlikte balığa gideriz.
Translate from турецька to англійська
O, arada balığa gitti.
Translate from турецька to англійська
Benim bir balığa ihtiyacım var.
Translate from турецька to англійська
Balığa mı yoksa ava mı gitmeyi tercih edersin?
O, balığa gidiyor.
Babamla balığa gitmeyi severim.
Tom sık sık balığa gider.
Önümüzdeki hafta sonu Tom ile balığa çıkıyorum.
Balığa gitmekten hiç hoşlanmadım.
Çiğ balığa dayanamıyorum.
Balığa giden herkes balık tutmaz.
Balığa gitme havasında değilim.
Sami bugün balığa gitti.
Nerede balığa çıktınız?
Tom tekrar balığa gitti.
Ne Tom ne de Mary son zamanlarda balığa gitti.
Sami ve Leyla balığa gittiler.
Tom yarın balığa çıkmamızı önerdi.
Tom yarın balığa gitmemizi teklif etti.
Tom hafta sonları balığa gitmekten hoşlanır.
Tom'u birlikte balığa götürdüğün için teşekkür ederim.
Artık balığa gitmiyorum.
Bu hafta sonu seninle balığa gitmek isterim.
Seninle balığa çıkmak istiyorum.
Tom kendi başına balığa çıkabilir.
Dün Tom'la balığa gittik.
Dün Tom'la balığa çıktık.
Balığa gitmek hobilerim arasındadır.
Önceleri sık sık balığa giderdim.
Uyan da balığa gidelim.
Tadı balığa benzemiyor.
Balığa çıktı ama bir şey yakalayamadı.
Neden balığa gitmiyoruz?
Babamla balığa gitmeyi seviyorum.
Fırsat buldukça balığa gidiyorum.
Fırsat oldukça balığa çıkarım.