Дізнайтеся, як використовувати beklemek у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.
Tüm yapmanız gereken, onun cevabını beklemek.
Translate from турецька to англійська
Bir bilet almak için en az bir saat beklemek zorunda kalırsın.
Translate from турецька to англійська
Beklemek ve görmek zorunda kalacaksınız.
Translate from турецька to англійська
Tom'un canı beklemek istemiyordu.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'yi ne kadar beklemek zorunda kalacağını merak etti.
Translate from турецька to англійська
Tom sonraki otobüsü beklemek istedi.
Translate from турецька to англійська
Arkadaşımın gelmesini çok uzun süre beklemek zorunda kaldığımda huzursuz hissediyorum.
Translate from турецька to англійська
Sonuna kadar beklemek zorunda değilsin.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary için ne kadar beklemek zorunda olduğunu bilmiyor.
Translate from турецька to англійська
Beklemek ister misiniz?
Translate from турецька to англійська
Biz onu beklemek zorundayız.
Translate from турецька to англійська
Tom, Mary'yi beklemek zorunda.
Translate from турецька to англійська
Ne kadar süre beklemek zorundayım?
Translate from турецька to англійська
Beş yıl beklemek için çok fazla uzun.
Translate from турецька to англійська
Üç saatten daha fazla beklemek zorunda kaldım.
Translate from турецька to англійська
En kötüsünü beklemek zorundayız.
Translate from турецька to англійська
Ne kadar beklemek zorunda kalacağız?
Translate from турецька to англійська
O kadar uzun beklemek istemiyorum.
Translate from турецька to англійська
Altı ay beklemek için uzun bir süredir.
Translate from турецька to англійська
On dakika onu beklemek zorunda kaldık.
Translate from турецька to англійська
İki saat beklemek için çok uzundur.
Translate from турецька to англійська
Beklemek beni öldürüyor!
Translate from турецька to англійська
Bir süre beklemek umurumda değil.
Translate from турецька to англійська
Artık beklemek istemiyoruz.
Translate from турецька to англійська
Yapmanız gereken bütün şey beklemek ve görmektir.
Translate from турецька to англійська
Tom o kadar uzun beklemek istemiyor.
Translate from турецька to англійська
Tom artık beklemek istemiyor.
Translate from турецька to англійська
Canım daha fazla beklemek istemiyor.
Translate from турецька to англійська
Bir sonraki otobüsü yirmi dakika beklemek zorunda kaldım.
Translate from турецька to англійська
Gelecek geceye kadar beklemek istedi.
Translate from турецька to англійська
Tom üç saat kuyrukta beklemek zorunda kaldı.
Translate from турецька to англійська
Otobüsü bir süre beklemek zorunda kaldık.
Translate from турецька to англійська
Ne kadar süre beklemek zorunda kalacağımızı düşünüyorsun?
Translate from турецька to англійська
Yapmanız gereken bütün şey onun cevabını beklemek.
Translate from турецька to англійська
Daha fazla beklemek zaman kaybı gibi görünüyor.
Translate from турецька to англійська
Gerçekten iki saat beklemek istiyor musun?
Translate from турецька to англійська
Bir sonraki otobüsü beklemek yerine yürüyebiliriz.
Translate from турецька to англійська
Tom yaklaşık üç saat Mary'yi beklemek zorunda kaldı.
Translate from турецька to англійська
Tom beklemek zorunda kalacak.
Translate from турецька to англійська
Sık sık beklemek zorundayız.
Translate from турецька to англійська
Beş saat beklemek zorunda kalacağız.
Translate from турецька to англійська
Tom beklemek istemiyor.
Translate from турецька to англійська
Beklemek zorundayım.
Translate from турецька to англійська
Canım beklemek istiyor.
Translate from турецька to англійська
Tom'un cevabı için uzun süre beklemek zorunda kaldım fakat o buna değdi.
Translate from турецька to англійська
Sevilmeyi beklemek ne kadar zormuş meğerse.
Translate from турецька to англійська
Biz birbirimizi beklemek istemedik mi?
Translate from турецька to англійська
Beklemek zorundayız.
Translate from турецька to англійська
On yıl beklemek için uzun bir süre.
Tom beklemek istemedi.
Beklemek zorundasın.
Beklemek zorundasınız.
Yapabileceğimiz tek şey beklemek.
Tom beklemek istiyor.
Daha ne kadar beklemek zorunda olacağımızı düşünüyorsun?
Sadece beklemek zorunda kalacağız.
Ara sıra beklemek zorundasın.
Ara sıra bunun olmasını beklemek zorundasın.
Beklemek zorunda kalacaklarını onlara söyle.
Tom'a beklemek zorunda kalacağını söyle.
Belki beklemek zorunda kalacağım.
Belki beklemek zorunda kalmayız.
Daha fazla beklemek tam bir zaman kaybıdır.
Bütün yapman gereken karanlığa kadar beklemek.
Bu beklemek zorunda kalacak.
Sanırım yapabileceğimiz bütün şey beklemek.
Beklemek istemiyorum.
Çok beklemek zorunda kalmadım.
Bütün yapman gereken beklemek.
Tom ve Mary beklemek istemediler.
Benimle beklemek zorunda değilsin.
Taksi beklemek ne kadar zaman sürer?
Herkes beklemek zorunda.
Üç saatten daha fazla beklemek zorunda olacağını sanmıyorum.
Bir hafta daha beklemek istiyorum.
Diğerlerini beklemek zorunda mıyız?
Daha fazla beklemek zaman kaybı.
Otobüsü uzun süre beklemek zorunda kaldık.
Tom'u beklemek istediğinden emin misin?
Tom beklemek zorunda kaldı.
Beklemek zorunda olabilirsiniz.
Sanırım biraz daha beklemek zorunda kalacağım.
Umduğumdan daha uzun beklemek zorunda kaldım.
Sana geri ödeyebilmemden önce Tom'un bana borçlu olduğu parayı bana ödemesini beklemek zorunda kaldım.
Tom'u beklemek yerine, yemek soğumadan önce şimdi yiyelim.
Beklemek istersen, anlarım.
Benim tavsiyem beklemek ve Tom'un ne yaptığını görmek.
Sadece beklemek ve ne olduğunu görmek zorunda olacağız.
Tom'un buraya gelmesi için beklemek zorundayım.
Tom üç saat beklemek zorunda kaldı.
Tom bilet gişesindeki kuyrukta üç saatten fazla beklemek zorunda kaldı.
Neden çok uzun süre beklemek zorunda kaldık?
Tom çok uzun süre beklemek zorunda olmadığını söyledi.
Tom Mary'yi beklemek zorunda kaldı.
Beklemek dışında yapabileceğimiz bir şey yok.
Barda beklemek ister misin?
Tom Mary oraya gelinceye kadar beklemek zorunda kaldı.
Sadece o zamana kadar beklemek zorunda kalacağız.
Son dakikaya kadar beklemek istemiyorum.
Tom gelinceye kadar gerçekten beklemek istiyor musun?