Дізнайтеся, як використовувати berber у реченні турецька. Понад 41 ретельно відібраних прикладів.
Bir berber dükkanında saçımı kestirdim.
Translate from турецька to англійська
Dün berber dükkanında saçımı kestirdim.
Translate from турецька to англійська
Onunla berber dükkanında karşılaştım.
Translate from турецька to англійська
Berber dükkanındaydım.
Translate from турецька to англійська
O berber dükkanında kaç tane berber çalışır.
Translate from турецька to англійська
Berber onun saçını tıraş etti.
Translate from турецька to англійська
Otelde bir berber dükkânı var mı?
Translate from турецька to англійська
Berber, onun saçını kesti.
Translate from турецька to англійська
Otelde bir berber var mı?
Translate from турецька to англійська
Berber dilinde örnekler ekliyoruz.
Translate from турецька to англійська
Keşke Tatoeba'ya katkıda bulunan birçok berber olsa.
Translate from турецька to англійська
O, berber dükkanına gitti.
Translate from турецька to англійська
"Neredeydin?" " Berber dükkanındaydım."
Translate from турецька to англійська
Tom kasabadaki en iyi berber.
Translate from турецька to англійська
İyi bir berber tavsiye edebilirim.
Translate from турецька to англійська
Berber ağzı yağar.
Translate from турецька to англійська
Berber erkeklerin saçını tıraş eden ve kesen bir adamdır.
Translate from турецька to англійська
Berber dükkanını arıyordum.
Translate from турецька to англійська
Tom'un bir berber dükkanı var.
Translate from турецька to англійська
Tom saçını kestirmek için berber dükkanına gitti.
Translate from турецька to англійська
Pfirsichbaeumchen Berber alfabesini öğrendi.
Translate from турецька to англійська
Tom berber dükkanına gitti.
Translate from турецька to англійська
Berber dükkanını ziyaret ettim.
Translate from турецька to англійська
Berber saçımı kesti.
Translate from турецька to англійська
Tom berber olarak eğitildi.
Translate from турецька to англійська
Yolun karşısında bir berber dükkanı var.
Translate from турецька to англійська
Caddenin karşısında bir berber dükkanı var.
Translate from турецька to англійська
Tom bir berber, değil mi?
Translate from турецька to англійська
Berber berbere benzer ama, başın Allah'a emanet.
Translate from турецька to англійська
Berber olduğunu bana hiç söylemedin.
Translate from турецька to англійська
Bir varmış, bir yokmuş. Allah'ın deli kulları pek çokmuş. Çok demesi pek günahmış. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler cirit oynar iken eski hamam içinde, develer tellal, pireler berber, horozlar imam iken, ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, ninem düştü beşikten, dedem düştü eşikten. Biri kaptı maşayı, biri kaptı şişeyi, gösterdiler köşeyi. Ben kaçtım onlar kovaladı, onlar kovaladı ben kaçtım. Az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik, altı ay bir güz gittik. Dönüp bir de arkamıza baktık ki ne görelim? Bir arpa boyu yol gitmişiz. Neyse, bir zamanlar Kaf Dağı'nın ardındaki çok uzak bir memlekette bir padişah yaşarmış.
Translate from турецька to англійська
Bir berber bir berbere bre berber gel beraber bir berber dükkânı açalım demiş.
Translate from турецька to англійська
Ali berber dayamasına maruz kalmamak için saçını kendi kesti.
Translate from турецька to англійська
Tom'un berber olduğunu biliyordun, değil mi?
Translate from турецька to англійська
Berber değilsin, değil mi?
Translate from турецька to англійська
Tom'un berber olduğunu biliyordum.
Translate from турецька to англійська
Tom'un berber olduğunu biliyorum.
Translate from турецька to англійська
O bir berber öğretmeni oldu.
Translate from турецька to англійська
Berber sadakati, birçok erkekte eş sadakati kadar güçlüdür.
Translate from турецька to англійська
Ali'nin berber dükkânına ne zaman gitsem içeride gazete, kolonya, parfüm ve jöleden otlanmaya gelmiş birkaç ekti püktü tip mutlaka oluyor.
Berber sınavında başarısız oldum.